TARAKLI AJANS �nternet Gazetesi - Tarakl� Haberleri - G�ncel - Politika - Siyaset - Spor - Ekonomi - Ya�am - E�itim - K�lt�r - Sa�l�k - Forum - Blog

Vahyin Aydınlığında

Fahrettin YILDIZ

İnsanın Aldanışı

 
A
A
A
A
A
A
A
İnsanın Aldanışı

“Ey insan! Nedir seni lütuf sahibi Rabb’ine karşı aldatan?” (infitar 82/6)

Her şeyi yaratan ve hayatı bahşeden Allah’tır. Hayat bizatihi Allah’ın armağanı ve her türlü nimetin potansiyel kaynağıdır. Varlık Allah’ın insana en büyük lütfudur. Her varlık mevcudiyetini Allah’tan alır; her şey Allahın yaratmasıyla meydana gelir ve yine onun rahmetiyle varlığını sürdürür. Bunun için her varlığın ve yaratığın kendine göre Allah’a inancı, O’nu bilişi ve anışı vardır.

Yaratılmışların en şereflisi insandır. İnsanın kurtuluşu da Allah’a inanma ve ona teslim olmadadır. Çünkü iman, ebedi yalnızlıktan kurtuluştur. Ayrıca bütün engelleri aşıp Allah’a ulaşmak, hem hayatın en büyük ve gerçek başarısı hem de en değerli kalıcı kazancıdır.

 

Ne var ki insan, Allah’a inanma ve bağlanma kararlığını her zaman gösteremez. Bu yüzden o, zaman zaman iftiranın ve inkârın kurbanı olur. Hâlbuki ifrat, bir mantık boşluğudur; inkâr da insan aczi yetinin ulaştığı son sınırdır. Allah’ı inkâr etme gururu içinde olanların ıstırabı ise, O’ nu kaybedişlerinden kaynaklanmaktadır. Demek ki insan, yaratılışındaki ahlaki nitelikleri dolayısıyla, Allah’ın emretmiş olduğu şeyleri tam olarak yerine getirememiş, yani hür irade ve bilgi gücünü, pek de doğru biçimde kullanamamıştır. Çünkü o, bilgi ve irade sahibi olmasına rağmen kendini dünyacı değerlerin aldatıcı cazibesinden kurtaramamıştır. İnsanı aldatıp Allah’tan uzaklaştıran ve hedefini gerçekleştirmesine engel olan pek çok neden vardır. Ancak burada anılan, nedenlerin bir kaçı üzerinde durulacaktır.

 

İnsanın aldanıp Allah’tan uzaklaşmasının ve bizzat kendi varlığına ihanet etmesinin başlıca nedeni inkar dır. İnkâr insanın Allah’ı ve kendine ahlaki canlılık veren hayat kaynağını reddetmesidir. O’ Allah’a giden yolu tıkayan, insanın ahlaki enerjisinin kaybolmasına yol açan ve hayatın anlamını ortadan kaldıran kötü bir eylemdir. Bu yüzden Allah’ı ve ya onun dininin her hangi bir prensibini inkâr eden, dini değerlere saygısızlığı bir hayat tarzı haline getiren kimseye kâfir denir. Çünkü inkârcı kimse, Allah’ı hayatına sokma gereği duymaz, hatta Allah’ın olmadığını sanarak O’nun yokluğunu kanıtlamaya çalışır.

 

Bazı inkârcılarda, Allah’ın varlığını tam anlamıyla doğrulayan bir delil bulamadıklarını iddia ederler. Bu iddiaya örnek olması bakımından şu olayı hatırlatmakta yarar vardır. Bir BBC programında B.Russell’a şöyle bir soru yöneltir. “Eğer öldükten sonra öteki dünya varda bu dünyada inanmadığınız Allah “bana niçin inanmadın?” diye sorarsa ne cevap vereceksiniz? Russell bu soruya “Tanrım, bana var olduğuna ilişkin niçin doğru dürüst delil göstermedin” derim. Karşılığını vermiştir. Eğer Allah’ın varlığı, her hangi bir nesnenin varlığı gibi kanıtlanabilseydi o zaman inanmak zorunlu olur, Russell ve onun gibi düşünenler de böyle bir söz söyleme imkânı bulamazlardı. Hâlbuki inanma, bir özgür seçim ve karar verme işidir. Allah’a imanın önemi ve değeri de buradan gelmektedir.

 

Şayet “Allah vardır” cümlesi, delilsiz ve anlamsız bir önerme ise, “Allah yoktur” sözü de aynı ölçüde kanıtsız ve anlamsız demektir. Şu halde inkârın hiçbir haklı gerekçesi yoktur. O’ Allah’tan uzaklaşma ve haktan kaçıştır. İnanan bir insan, inancını destekleyecek bir delil bulamadığı için inancından vazgeçmez; inanmayan bir kimse de Allah’ın varlığını gösteren kanıtlar karşısında söyleyecek hiçbir şey bulamasa da inanmayabilir. Bunun için inkârcının, kendi yanlış tercihini ve aldanışını meşru gösterecek hiçbir haklı gerekçesi olamaz. Bu durumda yapılması gereken şey, inkârcılığı bir yana itip yok saymak değil, onu anlamaya ve nedenlerini görüp ortadan kaldırmaya çalışmaktır. Bunlar yapılırsa inanıyoruz ki aldanan insan, kendi hayatını er geç bir değerlendirmeye tabi tutacak ve bir takım bocalamalar geçirse de sonunda Allah’a varacaktır.

 

İnsan için tek tehlike “Allah’a inanmamak” değildir. Allah’a karşı ilgisiz ve duyarsız olmak ta büyük bir tehlikedir. Bu tehlikenin kaynağı ise gurur dur. Gurur insanı aldatan ve onu Allah’tan uzaklaştıran nedenlerden biridir. Çükü gurur, “insanın manevi ve ahlaki açıdan değersiz sayılan şeylerin cazibesine kapılıp onlarla avunmasıdır.” O’ bir tür bilgisizlik ve aldanıştır. Bu yüzden aynı kökten gelen ğarurun, “kandıran ve aldatan anlamında şeytani, dünyacı değerleri ve ya genel olarak insanı gaflete düşürüp yanıltan şeyleri” ifade ettiği belirtilmiştir.


Kuran’da gurur kelimesinin türediği ğ r r kökü, çeşitli kullanım biçimleriyle 27 kez geçer. Bu ayetlerin çoğunda “gurur” dünyaya kapılma ve aldanma anlamında kullanılır. Demek ki gurur terimi, insanı ahlaki anlamda saptıran herhangi bir saptırıcı ifade etmektedir. Bu saptırıcı da şeytan, başka bir insan, soyut bir kavram veya boş bir kuruntu olabilir. Çünkü insanların gaflete düşüp sonuçta azaba çaptırılmalarında, belirtilen saptırıcıların büyük etkisi vardır. Bunun için dini ve ahlaki şuurun en önemli öğelerini içeren bir ayette insanlar şöyle uyarılır: “Ey insanlar! Rabb’inize karşı sorumluluğunuzu unutmayın. Hiçbir anne ve babanın çocuğuna, hiçbir çocuğun da anne babasına en ufak bir fayda sağlayamayacağı günden korkun! Unutmayın, Allah’ın yeniden dirilme vaadi gerçektir. Öyleyse bu dünyanın sizi ayartmasına izin vermeyin ve Allah hakkındaki müfsitçe düşüncelerininiz sahte cazibesine kapılmayın”. Söz gelimi, kasıtlı olarak işlenen günahların, Allah tarafından affedileceği şeklindeki avutucu telkinlere kanıp da tövbeyi ve ibadeti terk etmeyin. Çünkü insan belli bir süreklilik içinde bilinçli olarak inanıp kötülüklerden korunmaya çalışmazsa her hangi bir ayrıntının ve aldanışın kurbanı olabilir.

 

Gayet açıktır ki insanın gurura düşmesine genelde üç şey sebep olmaktadır. Bunlar “cehalet, affa aldanmak ve şeytanın yanıltıcı vaatlerine kanmaktır.” Özellikle şeytan veya şeytan misyonu gören kimseler, saptırmak istedikleri insana “dilediğini yap, Allah kerimdir, affı geniştir, bu dünyada sana yaptığı iyilik ve ihsanı ahirette de yapar.” Diyerek onu Allah’ın affına güvendirirler ve boş özlemlerle doldururlar. Bu aldatıcı ve ayartıcı telkinlere kanan insan da yanlış yaptığı halde kendini yolda görür, gaflet içinde aldatıcı bir güven hissi duyar ve son haddine kadar dünyevi zevklere dalar. Sonunda şeytanın vaad ettiği her şeyin, sadece akıl çelmekten başka bir şeye yaramadığını görüp hüsrana uğrar.

 

Sonuç olarak denebilir ki, insan neye yönelirse Allah o yönde yolu açar. İnsanın kendi arzularına veya sadece önündeki dış dünyaya kapılıp gidecek şekilde alçalması ve geleceğe önem vermeden davranması, bu güne kadar onun kendine ihaneti ve felaketi olmuştur. Ayartıcı telkinlere kanıp Allah’tan uzaklaşmaya devam ettiği sürece de hep böyle olacaktır. Bu, hem bir uyarı hem de değişmez bir kanundur. Ama gerçek tövbe, bir insanı hayata başladığı ilk hale döndürme ve bütün günahları temizleme gücüne sahiptir. Yeter ki insan aldanıştan kurtulup bu iradeyi göstersin ve Rabb’ine yönelebilsin. Çünkü hatasından pişmanlık duyup kendine yöneleni Allah her zaman affetmeye hazır ve isteklidir. Öyleyse insan ne diye aldatıcı telkinlere kanıp da Rabb’inden uzaklaşır; neyine güvenip sorumsuzca davranır. “yoksa o, kendisine kimsenin güç yetiremeyeceğini mi sanır.”  

 

 

 


17 Aralık 2007 - 00:03:20 - 4055 günlük
Ekleyen:
Fahrettin YILDIZ

Okuyan: [6412] Yorumlayan: [4] [Yazdır]

Yorum yap


Yorumlar:  

Yazan: Abdullah Birisi 

30.12.2007 - 20:27:06

Allah'ı (cc) inkaredenler; bizden, hep Allah'ın varlığını isbat etmemizi isterler. Böylelikle bizi bir yanıltmaca içerisine düşürmek istiyorlar. Halbuki var olanın yokluğunu isbatlamak onlara düşmektedir. Benim Allah'a olan inancım; Zaten O'nun varlığının isbatıdır. Hodri meydan diyorum. O'nun yokluğunu isbatlamak ne mümkün..

Yazan: Emine İlal 

27.12.2007 - 12:14:43

Ey ilim iddiasında bulunan,hani ağlaman?Yüce ALLAH’ın (C.C) korkusundan gözlerin yaşarıyor mu?O’ndan korkman ve günahları itirafın nerede?Nefsinle cenk etmek ve onu terbiye etmek yok mu?O’nu HAK tarafına çağırman nerede?Bunların hiçbiri sende yok. Bütün derdin kasa,masa,yemek ve eğlenmek.Aklını başına al.Dünyadaki nimetlerden sana gelecek bir kısmetin varsa gelir,üzülme içini ferah tut.Bekleme yükünden kurtulursun,hırsın ağırlığı seni yormaz.Eğer bu şekilde davranmazsan,bütün bu uğraşmalarından sana ne kalacak dersin?Sadece bir yorgunluk ve ağır bir hesap...ABDULKADİR GEYLANİ K.S İnsana en çok yakışan edep tir.Edepsiz olan herşey den mahrum kalır.Allah'ı (c.c) bilmeyenler,Kuran-ı Kerim'i anlamayanlar,anlamak istemeyenler dünyaya aldananlar yakında bilecekler Allah c.c nurunu tamamlayacaktır Muhakkak vadettiği hesap günü gelecektir... ALLAH c.c layık olanlardan oluruz inşAllah. ALLAHIM SENDEN BAŞKA HİÇBİR ŞEYİ OLMAYAN BEN SENDEN BAŞKA HERŞEYİ OLANLARA ACIRIM...(KONFİÇYUS)

Yazan: İzzettin Kömürcü 

15.12.2007 - 22:27:38

SAYGIDEĞER HOCAM GERÇEKTEN YAZILARINIZ BİZLERE ÇOK FAYDALI OLUYOR.SEVGİ VE SAYGILARIMLA..İYİ ÇALIŞMALAR DİLİYORUM..

Yazan: ALİ ASİLHAN 

15.12.2007 - 09:26:45

Sevgili Hocam,İman'a giden yola ufuk ve İnkar'a giden yola kütük koyma hususundaki yazınızla bizleri feyizlendirdiğiniz için teşekkür eder saygılar sunarım.

Sayfa: 1
 
Yazara Ait Diğer Yazılar
• Kur'an ın Çağrısı 3
• Kur'an ın Çağrısı 2
• Kur'anın Çağrısı
• Fahrettin YILDIZ, KUR'ANI
• Fahrettin YILDIZ, BAKARA
• Fahrettin YILDIZ, BAKARA
• Fahrettin YILDIZ, BAKARA
• Fahrettin YILDIZ, BAKARA
• Fahrettin YILDIZ, BAKARA
• Fahrettin YILDIZ, BAKARA
Diğer Yazıları ▲▼


Yeni Köşe Yazıları
• Kur'an ın Çağrısı 3 (Fahrettin YILDIZ)
• Kaymakam Okan Dağlı ile S (İzzettin KÖMÜRCÜ)
• BEDENİMİZİ YIPRATAN SERBE (Uzm. Diyetisyen Fatma FİDAN)
• Adı Konulmamış Savaş (Hüseyin Kolaç)
• Sakarya'nın Turizmine (Dr. Dursun Bostancı)
• Siyaseti Dizayn Etmeye Ça (İzzettin KÖMÜRCÜ)
• 10 Ocak Çalışan Gazetecil (İzzettin KÖMÜRCÜ)
• Kardanadam (Mustafa Özbilge)
• Radikal İslamcıların Deği (Abdurrahman ZEYNEL)
• Kur'an ın Çağrısı 2 (Fahrettin YILDIZ)


En Çok Okunan Yazılar
• Hafız İrfan Çakır ve Tara (Mustafa Özbilge)
• Kur'an-ı Kerimi Bilinçli (Fahrettin YILDIZ)
• Hattat Saim Özel (Mustafa Özbilge)
• Sazkaya’nın Ardında (editör)
• Pekmez Nasıl Yapılır ? (İzzettin KÖMÜRCÜ)
• Sırma Su ve Şaban Dişli (Sezai MATUR)
• Kırmızı Fahri ve Aşûre (Faruk Serkan YILMAZ)
• Mümkünlü Kasabası Neresi? (İzzettin KÖMÜRCÜ)
• Enver Topuz Paşa'dan sela (Ali Fikri AŞIK)
• Forson Mustafa (Faruk Serkan YILMAZ)


Sosyal Medya

Bizi Takip Edin

whatsapp
1
2
3
4
5
6
7
 
Aktif Ziyaretçi: 8 | Bugün Tekil: 855 | Toplam Tekil : 2880937 | Toplam Çoğul: 54338189 | Ip : 54.144.24.41
Online Yazarlar : Sitede hiç Yazar yok / Son 5 dk. içinde

2006 - 2019 © TARAKLI AJANS
Web sitemizdeki içeriğin tamamının ya da bir kısmının izinsiz kullanımı yasaktır. Hak ihlali sonucu yasal mercilere başvurulacaktır
En iyi görüntü için 1280 X 1024 ekran çözünürlüğü ve IE8  tavsiye ediyoruz..