TARAKLI AJANS �nternet Gazetesi - Tarakl� Haberleri - G�ncel - Politika - Siyaset - Spor - Ekonomi - Ya�am - E�itim - K�lt�r - Sa�l�k - Forum - Blog

Taraklı Mektubu

İzzettin KÖMÜRCÜ

Hayırlı Geceler Hatcapla!

 
A
A
A
A
A
A
A
Hayırlı Geceler Hatcapla!

Değerli Okuyucular,
Sizlerle Bu yazımda Taraklı’da Yaşanmış İki Ayrı Hikayeyi Paylaşacağım…


Efendim, birinci hikayemiz…



Taraklı ilçesine bağlı köylerden birinde çok enteresan bir olay yaşanmış.



Nedir bu olay derseniz? Kısaca Anlatayım

Eskiden köylerimizde zengin aileler olurmuş. Bunların mal varlığı çok olduğu için komşu köylerde fakir olan ailelerin çocuklarından  “beka” (çoban) tutulurmuş. Köyün birinde zengin  ailelerden biri kendilerine günlük işlerde yardımcı olabilecek “beka” getirmiş. Bu delikanlı çalışkanlığı ile öyle faydalı olmuş ki zaman zaman köylünün bile işine yaramış. Köyde ki vatandaşlar bu delikanlıyı çok sevmişler ve onu köyden evermek istemişler. Delikanlı’da köylünün bu teklifini kabul etmiş. Ancak eski adetlerde evlenecek olanlar evleneceği kişiyi görmeden evlenirmiş. Bizim delikanlıya söylenen sözler evleneceği kadının dul olduğu ve variyetli bir insan olduğu anlatılmış. Tabii o zamanlar nikâhlar kıyılırken eşler yine birbirini göremezmiş. Aracı olanlar vekâlet alıp nikâhlarını kıyarlarmış. Buda aynı şekilde olmuş. "Güvey" gecesi kadınların toplandığı bir salona damat getirilmiş. Bir köşeye oturtulmuş. Hikâyenin geri kısmını damadın ağzından dinleyelim.



“Bulunduğum evde elli ye yakın bayan vardı. Üzerinde gelinlik kıyafeti olmayınca kimin karım olacağını anlayamamıştım. Oturduğum yerden durumu izlemeye başladım. Kadınlar kendi aralarında konuşuyorlardı. Bende bu arada eşim acaba hangisi diye merak ediyordum. Vakit ilerledikçe bazı bayanlar “Hatcapla (Hatice Abla) hayırlı geceler deyip ayrılıyordu. Kalanların sayısı gittikçe azalıyordu. Sayı on’a kadar düşmüştü. Halâ evleneceğim kadını bilmiyordum. İçlerinden hoşuma giden bayanlar olmuştu.” Ancak Hayırlı Geceler Hatcapla” diyen gidiyordu. Kadınların sayısı en son ikiye düşmüştü. İçimden dedim ki “inşallah sona şu kadın kalmaz” diye düşündüm. Son bayanında ayrılma zamanı gelmişti. İkisi birden ayağa kalktılar. Ve korktuğum başıma geldi. “Hatcapla hayırlı geceler” deyip ayrılan bayan son umudumdu. İşte dünyamın yıkıldığı an. Oda ayrıldı.



Bana düşen vazife evi terk etmekti. Bende onu yaptım ve dedim ki... “Hayırlı Geceler Hatcapla”…


***     ***     ***


Efendim ikinci yaşanmış Hikâye şöyle,



Köylerde elektriğin olmadığı dönemde gece karanlıktan korkan vatandaşın biri her zaman olduğu gibi yine sabah namazını köy caminde kılmak ister. Yola koyulur. Camide namazını kılmasının ardından camiiden çıkıp evine dönerken yolda arkadan bir hışırtı sesi duyar. Endişelenen vatandaş hızlandıkça hızlanır Hiç arkasına bakmadan evine doğru ilerlemeye başlar. Eve yaklaştığında koşar adımlarla avlu kapısını açarak hızlı şekilde içeri girer ve kapıyı kapatır. Ortalık yine karanlık. Merdivenin yolunu bildiği için bir an önce üst kata çıkmak ister. Ne var ki bu arada biri belinden yapışır. Eyvah korktuğum başıma geldi diyen adam “Oğlum Molla Abdullah yetiş” diye bağırır. Evdekiler gaz lambasını kapıp çoluk çocuk alt kata yardım için koşarlar. Birde bakarlar ki ne görsünler “Beni kurtarın” diye feryat eden babalarının belindeki uzun kuşak çözülmüş bir ucu avlu kapısına sıkışmış bir ucu da belinde.



Selam ve saygılar efendim... Hoşça Kalın...
 



 


11  Şubat  2008 - 21:53:25 - 3996 günlük
Ekleyen:
İzzettin KÖMÜRCÜ

Okuyan: [8758] Yorumlayan: [11] [Yazdır]

Yorum yap


Yorumlar:  

Yazan: Füsun Yıldız 

16.2.2008 - 22:46:29

ne kadar hoş bir hikaye. gerçekten böyle bir şey olmuş mu? kurgulanmış mı. Ama çok güzel. ben bunu sahnede oynamak isterim. ve çok ta beğeni alacağına inanıyorum. saygılar. izmitten selmlar...

Yazan: Mustafa Özkan 

16.2.2008 - 22:35:13

Yazıyı okuduktan sonra, Ahi Naci İşsever'in yıllar önce yazdığı "taraklı" adlı kitaptaki "yalaza" örnekleri geldi aklıma... O hikayeler de bu örnekler gibi çok güzeldi... Bence bu hikayeler ve bunlar gibi bizim bilmediğimiz hikayeler araştırılarak yeniden kitaplaştırılmalı. Bakın tebessüme hasret kalan yüzler bu tür "yalaza" örnekleri sayesinde nasıl da gülücükler saçıyor etrafımıza... Kutlarım seni izzettin...

Yazan: faruk serkan 

16.2.2008 - 20:55:19

sayın şule hanım; bahsettiğiniz yazıyı ben de okumuştum. fakat sizin yazıdan anladıklarınızdan çok daha farklıydı benim anladıklarım. o yazıda "hayatın donduğu yer" denilerek Taraklı bir iltifat aldıysa, bu yazıdan onur duymak gerekir, sizin anladığınız şekilde bir yergi değil bu bence... Ayrıca yanlış anlaşılmak istemem ama, yukarıdaki yazarın bu tür konularda daha önce göstermiş olduğu hassasiyete bir çok defa tanık olmuşumdur... "hayatın donduğu yer"dir tabii ki taraklı; öyle ki yaşanmış o güzel hayatlar, başka yerde kalmadı...

Yazan: Şule 

16.2.2008 - 14:40:10

Epeyce vakit oldu Milliyet Gazetesi Taraklı için bir sayfa ayırmış başlık şöyle HAYATIN DONDUĞU YER.Malesef Taraklı da bir zamanlar bahar yaşanmış yaz gelmiş sonbahar derken kış gelip kapıya dayanmış heryer buz tutmuş.Eski Taraklı da yaz varmış siz esnaf torunusunuz daha iyi bilirsiniz izzt bey.Hikayenize lafım yok.Anlatın .Sizde haklısınız eski hikayelerden başka ne kaldı ki.Bizim memleketimiz asla vazgeçmeyiz.Ama bakın dışarıdan bakanlar bizi dondurmuş.Saygılar

Yazan: Kadir DEMİR 

15.2.2008 - 19:18:24

ŞULE'ye ; Kardeş, Taraklının Marmara bölgesinde bulunması neticesinde bu tür yaşantılar kaleme alınıp okurlarla paylaşılmayacakmı? Valla ne demek istediğinizi anlayamadım,lütfen konuyla ilgili açıklayıcı bir metin istiyorum sizden. Burada İzzettin kardeşime de aynen katılıyorum.Zira bu site bizlerin, varsa bildiğin yaşanmış hikayeler bizlerde bilip,bildiğini paylaşalım.

Yazan: Şule 

15.2.2008 - 14:25:02

Yazınızı hikaye olduğu için zevkle okudum.Yalnız tanıtım platformlarında Taraklı için daha güzel yaşanmış hikayeler arayın lütfen.Yaşanmışta olsa istisna bir hikaye.Unutmayın Taraklı Marmara Bölgesinde bulunuyor.Selamlar._________________Editör notu:Bu yorumunuz bana göre yargısız infaz niteliğindedir. Sizden ricam elinizde mevcut yaşanmış hikayelerden varsa bana göndermenizdir. Elbetteki katıldığım yerlerde coğrafyadan da Tarih tende, spordan da bahsediyoruz. İzzettin Kömürcü...

Yazan: serkan 

15.2.2008 - 11:18:34

usta kalem izzettin kömürcü, okuduğumuz hikayeler ile "yalaza" örneği göstererek belirli mesajlar vermiş. yine kanaatimce hikayelerin mutlaka kayıt altına alınması gerekir...

Yazan: İzzzettin KÖMÜRCÜ 

14.2.2008 - 23:10:35

SEVGİLİ OKUYUCULAR...YAZIYA GÖSTERMİŞ OLDUĞUNUZ İLGİDEN DOLAYI TEŞEKKÜR EDERİM...İLK HİKAYE İÇDEDELER KÖYÜNDE İKİNCİ HİKAYEDE MAHDUMLAR KÖYÜNDE YAŞANMIŞTIR.BU İKİ YAŞANMIŞ HİKAYEYİ TARAKLININ TANITIMINDA KATILDIĞIM HER PLATFORMDA ZEVKLE ANLATIRIM..YANİ BU BİR TARAKLI "YALAZA"SIDIR AÇIKÇASI..SAYGILARIMLA

Yazan: Ufuk ŞEN 

13.2.2008 - 00:23:15

İzzettin yine bu yazısıyla yapmış tilkiliğini. Aferin

Yazan: Kadir DEMİR 

12.2.2008 - 10:41:51

Vah delikanlıcık vah. Yazık etmişler be aslanım. Ama kabahat köylülerde gardaşım. Hiç kıyılırmı böyle tığ gibi delikanlıya. Kocaa köyde hiç mi yoktu körpecik kızlar. Bak Hatçe ablanında onuruyla oynadınız, ayıp değilmi ya. Kadıncağız ikinci baharı yaşamanın hazırlığını yaparken başına gelene bak. Kahrından ölmüştür mutlaka. Mezar taşına muradına eremeden öldü diye yazdırsaydılar bari. Hatçeba,inan bende üzüldüm senin adına. Nede iyi olacaydı hemme, olan olmuş. Gaçırmışsın elindeki guşu.Demekki o zamanlar boya moya yokmuş makyajsız çıkamışla seni delikanlının karşısına u yüzden kaçmıştır bizim delikanlı.Şimdilerde olsaydı yuttururlardı ama iş işten geçeli yıllar olmuş.

Yazan: Sami Duman 

11.2.2008 - 23:16:23

İzzettin Bey..Gerçekten bu hikyeler yaşanmış mı?İnan çok güzel bir ifadelerle anlatmışsın.Sizi tebrik ediyorum..Bu tür yaşanmış hikayelere yazılarınızda daha çok verirseniz zevkle okuruz.Tüm dostlarıma selamlae.SAMİ..

Sayfa: 1
 
Yazara Ait Diğer Yazılar
• Siyaseti Dizayn Etmeye Ça
• 10 Ocak Çalışan Gazetecil
• BİR ZAMANLAR POSTACI’YI
• Şov Peşinde Değiliz…
• Yazdığım Yazının Arkasınd
• PARAMPARÇA
• Yarıdan Yarıya Tribün Key
• CHP-İyi Parti- SP Taraklı
• CHP Taraklı Belediye Baş
• 24 Kasım Öğretmenler Günü
Diğer Yazıları ▲▼


Yeni Köşe Yazıları
• BEDENİMİZİ YIPRATAN SERBE (Uzm. Diyetisyen Fatma FİDAN)
• Adı Konulmamış Savaş (Hüseyin Kolaç)
• Sakarya'nın Turizmine (Dr. Dursun Bostancı)
• Siyaseti Dizayn Etmeye Ça (İzzettin KÖMÜRCÜ)
• 10 Ocak Çalışan Gazetecil (İzzettin KÖMÜRCÜ)
• Kardanadam (Mustafa Özbilge)
• Radikal İslamcıların Deği (Abdurrahman ZEYNEL)
• Kur'an ın Çağrısı 2 (Fahrettin YILDIZ)
• Bayraktaki AL Rerkten Hab (Dr. Dursun Bostancı)
• BİR ZAMANLAR POSTACI’YI (İzzettin KÖMÜRCÜ)


En Çok Okunan Yazılar
• Hafız İrfan Çakır ve Tara (Mustafa Özbilge)
• Kur'an-ı Kerimi Bilinçli (Fahrettin YILDIZ)
• Hattat Saim Özel (Mustafa Özbilge)
• Sazkaya’nın Ardında (editör)
• Pekmez Nasıl Yapılır ? (İzzettin KÖMÜRCÜ)
• Sırma Su ve Şaban Dişli (Sezai MATUR)
• Kırmızı Fahri ve Aşûre (Faruk Serkan YILMAZ)
• Mümkünlü Kasabası Neresi? (İzzettin KÖMÜRCÜ)
• Enver Topuz Paşa'dan sela (Ali Fikri AŞIK)
• Forson Mustafa (Faruk Serkan YILMAZ)


Sosyal Medya

Bizi Takip Edin

whatsapp
1
2
3
4
5
6
7
 
Aktif Ziyaretçi: 15 | Bugün Tekil: 774 | Toplam Tekil : 2878236 | Toplam Çoğul: 54279427 | Ip : 100.24.46.10
Online Yazarlar : Sitede hiç Yazar yok / Son 5 dk. içinde

2006 - 2018 © TARAKLI AJANS
Web sitemizdeki içeriğin tamamının ya da bir kısmının izinsiz kullanımı yasaktır. Hak ihlali sonucu yasal mercilere başvurulacaktır
En iyi görüntü için 1280 X 1024 ekran çözünürlüğü ve IE8  tavsiye ediyoruz..