TARAKLI AJANS �nternet Gazetesi - Tarakl� Haberleri - G�ncel - Politika - Siyaset - Spor - Ekonomi - Ya�am - E�itim - K�lt�r - Sa�l�k - Forum - Blog

Dıngılım

Mustafa Özbilge

Bugün; Dünkü Yarın, Yarınki Dündür

 
A
A
A
A
A
A
A
Bugün; Dünkü Yarın, Yarınki Dündür

Ânın geçmesini beklemek neye yarar, onu yaşamaktır maharet. Onu doğurtarak yarına, sonraya, onunla birlikte duyabilmektir hakikati.

Hayatın heyecanını duydukça varlığında, hangi güç sana günlerden şikâyet etmeyi telkin edebilir ki dostum? Doğan güneş, bir imkân olarak doğar üzerimize, bir fırsat, nimet olarak.

Zihinde sıradanlaşan her şey sıkıcıdır. Günler ve geceler sıradanlaşan zihinlerde bıkkınlık yaratırken, dışarı uzanan, öteye açılan kalpler, sıranın ve düzenin dışında bir arayışa doğru merak içinde yürürler.

Şaşkın ve heyecanlı adımlara ihtiyaç duyduğumuz kadar neye ihtiyacımız var dostum!

Ânın geçmesini beklemek neye yarar, onu yaşamaktır maharet. Onu doğurtarak yarına, sonraya, onunla birlikte duyabilmektir hakikati. Koklayabilmektir. Öpebilmektir. Soluklayabilmektir iliklerine kadar.

Harcanacak, geçiştirilecek, düşman görülecek, çarpı koyulacak bir saniyemiz yok. Kimsenin harcı mıdır buna erişmek, bu mahreme el sürebilmek?

Vakit, bizim için, Balıklı Göl’de aksimizi seyrederek, yüzümüzü İbrahim’in yüzüyle yıkayacak kadar mübarektir. Vakit, mancınıklar arasından çağa gülümseyebilmeyi öğreten; yıldızın, ay’ın, güneşin etrafında dolanıp hakikate yürümeyi bulduracak zenginliktedir.

Onun yüzündeki peçeyi açacak bir dile ihtiyacımız var dostum. Modern olmayan bir dile… Sana her şeye rağmen, modernizm de bir imkândır ve çeşitli imkânlar sunar bu yazı gibi, diye cümlelerle başlayan sözleri sıralayacaklardır peş peşe.

Onlara şunu demeli: kendisinin dışında kalan her şeyi, imkânsızlık olarak algılayan bir imkân, ne kadar samimi ve güvenilebilir bir imkânı taşır? Ona nasıl sığınılır? Zamanı, onun istediği şekle sokmak veyahut zamanı onun istediği şekille doldurmak nereye götürür, bir cevabı var mı?

Gençler, batan günleri mutlulukla sayıyorlar; oysa saadet batan günle değil, fecirle gelir, umutla doğar. Sıkıntının geçmesi tabiî ki umulur, fakat güne düşman olunmaz dostum. Gün karalanmaz, zulümdür karalanan. Gecedir kara. Aydınlıktır sabah…

Hayat sürekli yer açıyor varlıklara. Bir boşluğu dolduruyor miktarınca her varlık. Hesabı tutabileceğimiz bir defter de yok elimizde.

Mekânın içerisinde uçsuz bucaksız bir zamandır aramızda dolaşan. Geçiştirilecek hafiflikte, haraç mezat satılacak bir meta değil ki zaman.

Varlığı sürdürmek çabası, varlığın kuralı; onu reddedip yokluğu istemek büyük ihanet.

Canlı olmak ve canlılık göstermek varlık sahnesinde, doğaya eşlik etmek telaşını sürdürebilmek için kendi doğamızı okumak zorluğuyla karşı karşıya kalmak... Onu anlamak zorluğuyla…

Kendi doğamızı okumanın zorluğu, dışımızdaki oluşa çevirmemizi gerekli kılıyorken nazarımızı; dıştan içe, hayvani benden insani bene doğru yürüyüşe geçmek kaygısı ve zaman…

Geç geçenden hem gelen ahvâlden sorma haber

Mâzi vü müstakbeli cem’eyleyen anındadır

                                                                    Usûlî

Görüyorsun dostum: bugün; dünkü yarın, yarınki dündür tazelenerek gülümseyen hayata.


25 Haziran 2010 - 23:20:18 - 3130 günlük
Ekleyen:
Mustafa Özbilge

Okuyan: [5443] Yorumlayan: [1] [Yazdır]

Yorum yap


Yorumlar:  

Yazan: Cemalettin Çınar 

3.7.2010 - 00:37:08

İnsanın dünyada üç günü vardır derler; Dün, bu gün ve yarın. Dün geçti, yarın henüz gelmedi. Geriye kaldı bu gün... Başarılarınızın devamını dilerim. *************************************** Bir ş'ulesi varki şem-i cânın Fânusuna sığmaz âsumânın... ŞEYH GÂLİB *************************************** Ayağı yermi basar zülfüne berdar olanın Zevk u şevk ile verir cân u seri döne döne... NACÂTÎ ************************************* Şeb-i yeldâyı müneccimle muvakkit ne bilir, Mübtelâ-yı gama sor kim geceler kaş saat... SÂBİT ************************************* Şem-i cân= Can mumu. Âsuman= Gökyüzü. Berdar= Asılmış. Ser= Baş. Şeb-i yeldâ= En uzun gece. Müneccim= Astronomi alimi. Muvakkit= Vakit ayarlayıcısı. Kim= Ki.

Sayfa: 1
 
Yazara Ait Diğer Yazılar
• Kardanadam
• Taraklı'nın İstiklâl Mada
• Belediye Başkanları Muhta
• Şeytan Boşaltır
• Belkıs
• Taksim
• İktidarın Maslahatı mı, M
• Bayramı İâde Edebilir miy
• Taraklı'da, Elvedâ Yâ Şeh
• Cemalettin Hoca ve Hisar
Diğer Yazıları ▲▼


Yeni Köşe Yazıları
• BEDENİMİZİ YIPRATAN SERBE (Uzm. Diyetisyen Fatma FİDAN)
• Adı Konulmamış Savaş (Hüseyin Kolaç)
• Sakarya'nın Turizmine (Dr. Dursun Bostancı)
• Siyaseti Dizayn Etmeye Ça (İzzettin KÖMÜRCÜ)
• 10 Ocak Çalışan Gazetecil (İzzettin KÖMÜRCÜ)
• Kardanadam (Mustafa Özbilge)
• Radikal İslamcıların Deği (Abdurrahman ZEYNEL)
• Kur'an ın Çağrısı 2 (Fahrettin YILDIZ)
• Bayraktaki AL Rerkten Hab (Dr. Dursun Bostancı)
• BİR ZAMANLAR POSTACI’YI (İzzettin KÖMÜRCÜ)


En Çok Okunan Yazılar
• Hafız İrfan Çakır ve Tara (Mustafa Özbilge)
• Kur'an-ı Kerimi Bilinçli (Fahrettin YILDIZ)
• Hattat Saim Özel (Mustafa Özbilge)
• Sazkaya’nın Ardında (editör)
• Pekmez Nasıl Yapılır ? (İzzettin KÖMÜRCÜ)
• Sırma Su ve Şaban Dişli (Sezai MATUR)
• Kırmızı Fahri ve Aşûre (Faruk Serkan YILMAZ)
• Mümkünlü Kasabası Neresi? (İzzettin KÖMÜRCÜ)
• Enver Topuz Paşa'dan sela (Ali Fikri AŞIK)
• Forson Mustafa (Faruk Serkan YILMAZ)


Sosyal Medya

Bizi Takip Edin

whatsapp
1
2
3
4
5
6
7
 
Aktif Ziyaretçi: 12 | Bugün Tekil: 710 | Toplam Tekil : 2877313 | Toplam Çoğul: 54263334 | Ip : 54.227.76.180
Online Yazarlar : Sitede hiç Yazar yok / Son 5 dk. içinde

2006 - 2018 © TARAKLI AJANS
Web sitemizdeki içeriğin tamamının ya da bir kısmının izinsiz kullanımı yasaktır. Hak ihlali sonucu yasal mercilere başvurulacaktır
En iyi görüntü için 1280 X 1024 ekran çözünürlüğü ve IE8  tavsiye ediyoruz..