TARAKLI AJANS �nternet Gazetesi - Tarakl� Haberleri - G�ncel - Politika - Siyaset - Spor - Ekonomi - Ya�am - E�itim - K�lt�r - Sa�l�k - Forum - Blog

Kalem

Abdurrahman ZEYNEL

Geçmişi Sorgulama, Geleceğe Güvenle Bakma

 
A
A
A
A
A
A
A
Geçmişi Sorgulama, Geleceğe Güvenle Bakma



       Yıllar önce köyümde yaşarken akşam olunca en eğlenceli işimiz masal dinlemekti. Köy odalarında güngörmüş aksakallı ihtiyarlar Masallarla Büyük Türk dünyasının sınırlarını çizerlerdi. Isfahandan yola çıkan Kerem ile Aslının, Erzurum’dan Halep’e, oradan Tiflis’e uzanan Âşık Garip ile Sah senemin, Çöllerde vuslatı arayan, Yusuf ile Züleyhanın hikâyeleriyle büyüdük. Mısırdan Buhara ya, Kazandan Kosova’ya uzanan coğrafyanın türküleri, gazelleriyle Türkün bedii zevkini taddık. Odalar adeta tarihin canlandığı, şahlandığı yerlerdi.

          Konuşmalar zaman zaman 93 harbine, Sarıkamış harekâtına, Ermeni ve Rus zulmüne getirilir; harap ve bitap düşmüş insanların feryatları dinlenirdi. Bolşevik tehlikesinden bahis edilir, komünizmin yanlışları, Türklere çektirdikleri anlatılırdı. Esir olanlar esaret günlerini, çektikleri acıları, Yemen cephesini, Kafkas cephesini anlatır, bir taraftan da ağlarlardı. Anlayacağınız. Çocukluğum; bu duygular içerisinde geçti.

         Yıllar geçti, okula başladık. Tarihi seviyordum. Okumayı da. Derken Ömer Seyfettin’in hikâyeleriyle tanıştım. Bomba, Kaşağı Pembe incili Kaftan Pirimo Türk Çocuğu hikâyeleri ile hırslandım, hayıflandım. Mehmet Emin Yurdakul’un  “Ben bir Türküm Dinim cinsim uludur” şiiriyle haykırdım. Yahya Kemalin “Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik/ Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik” mısralarıyla küçük bedenlerimiz asırlar öncesine götürüldü.

          Mehmet Akif’in Çanakkale Destanıyla hüznü ve sevinci bir arada yaşadık. Derken lise yılları geldi. Boykotlar, nümayişler, sağ sol kavgaları, zihnimizi alt üst etti. Enerjimizi; Ekonomiye, Bilime, Sanata değilde ideolojik tartışmalara harcadık.

          Dünya sanayileşiyordu. Endüstri almış başını gidiyor, toplumlar bilgi toplumu olmanın yollarını ararken bizde bunların adı bile edilmiyordu. Varsa yoksa ideolojik tartışmalar yılarımızı alıp götürdü. Maddi ve manevi kayıplarımız hudutsuz arttı.

          1980 de ihtilalle birlikte nisbi bir sessizlik dönemi geçirdik. Tam rahatlama dönemine girdik derken ülke gündemine yine ateş düştü. Adı PKK terörüydü. Basın ve yayın araçları bölücülükten bahsediyor, ülke kaynakları teröre harcanıyordu. Binlerce memleket evladı şehit düştü. Sakatlandı. Anadolu’dan feryatlar, figanlar, ağıtlar yükseliyordu. Ülkenin gündemi yine değişmişti. Yeni ve zor döneme girdik. Dünya bilgi çağını konuşurken; biz terörü konuşuyorduk.

          1990’larda iki Almanya birleşmiş, Sovyetler dağılmış Türk Dünyası ayağa kalkmıştı. Hasret gidermeliydik. Öz kardeşlerimizle tanışmalıydık. Hemde artık kopmamacasına. Ancak hazinede harcanacak para, nede Türklük için hazır planlar var idi. Kısa sürede sevincimiz yarıda kaldı. Bosna’da kan akarken, Karabağ’da Ermeniler Azerbaycan topraklarını işgal ediyordu. Türkiye bu zor dönemde çaresizdi. Yüreğimiz kan ağlayarak olayları seyrettik.

          Dünya milletleri teknolojik atılımlara yönelmiş, elektronikte devrimler yaşanıyordu. Bilgisayar dünyası her gün yenileniyor, bizde ise birden bire irtica ve türban ön sıralara çıkarılıyordu. Dünya aya giderken biz hala neleri konuşuyorduk! Garip değimli?

          Ülke ekonomik krizlere yuvarlandı, Milyarlarca dolar kaybettik. Bankalar battı. İflaslar çoğaldı. Sosyal barış zedelendi. Terör olanca hızıyla can almaya devam etti. Ama ülke için hala tehlike irtica ve türevleri idi.

           Ülke soyuluyor, borç katlanıyor. Yeraltı ve yer üstü kaynaklarımız yağma ediliyor kimsede aldırış etmiyordu. Varsa yoksa irtica. Elbette bu işlere bulaşmış kişi ve kurumların yanlışı vardı. Fakat bunlarla mücadele, bilimle, hikmetle, güzel söz ve öğütle olmalıydı. Ekranlar; Memişlerle, Ketolarla, Falcılarla, şarlatanlarla doluydu. Gerçek; kimsenin umurunda değildi.

           Dünya nükleer enerjiden faydalanmanın yollarını arıyor, uzun menzilli füzeler yapıyordu. Biz ise dışa bağımlıydık. Milli ve yerli harp sanayimiz yoktu. Verilenlerle yetinmeliydik. Biz kendi füzemizi, topumuzu tankımızı yapsaydık; bize böyle muamele yapabilir miydiler?

           Geldiğimiz nokta:500 milyar dolardan fazla borç, yılda 170 milyar dolarlık ithalat 125 milyar dolarlık ihracat, 50 milyarlık dolarlık açık. Asıl önemlisi bunlardır. Türkiye asıl bu felaketi konuşmalıdır. Üretimi, ihracatı, bilimi hikmeti birlik beraberliği konuşmalıdır. Terörü yok etmeyi konuşmalıdır.

           Türbandan, irticadan siyasi ve ekonomik getirim elde edenler var elbette. Bunun çaresi, yok sayarak, dışlayarak değil, hayatı; ilimle hikmetle izah etmekten, doğru din anlayışını öğretmekten geçer. Üfürükçüde şifa arayan, falcıdan medet uman, toplum oldukça sıkıntılarda devam eder.

            Artık şunları düşünmek ve duymak istiyorum. Mamur bir vatan, bilim ve sanatın hâkim olduğu fikir hayatı, milletler arasında sözü dinlenen, kudretli, kadir bir TÜRKİYE…

 

 

 


16 Temmuz 2011 - 22:38:03 - 2748 günlük
Ekleyen:
Abdurrahman ZEYNEL

Okuyan: [4792] Yorumlayan: [0] [Yazdır]

Yorum yap



Bu Köşe Yazısı için henüz yorum yapılmamış

 
Yazara Ait Diğer Yazılar
• Radikal İslamcıların Deği
• Azınlık Ve Misyonerler, V
• Tuzak Ve Provakatör
• Osmanlı Pay Edilirken
• Aziziye Tabyaları, Nene H
• Tarihi Türk-Ermeni Mesele
•  Büyük Selçuklu Veziri Ni
• Ne Oldu Bize
• Duymak İstemiyorum
• Türk Ordusu Ve Zafer Bayr
Diğer Yazıları ▲▼


Yeni Köşe Yazıları
• Kur'an ın Çağrısı 3 (Fahrettin YILDIZ)
• Kaymakam Okan Dağlı ile S (İzzettin KÖMÜRCÜ)
• BEDENİMİZİ YIPRATAN SERBE (Uzm. Diyetisyen Fatma FİDAN)
• Adı Konulmamış Savaş (Hüseyin Kolaç)
• Sakarya'nın Turizmine (Dr. Dursun Bostancı)
• Siyaseti Dizayn Etmeye Ça (İzzettin KÖMÜRCÜ)
• 10 Ocak Çalışan Gazetecil (İzzettin KÖMÜRCÜ)
• Kardanadam (Mustafa Özbilge)
• Radikal İslamcıların Deği (Abdurrahman ZEYNEL)
• Kur'an ın Çağrısı 2 (Fahrettin YILDIZ)


En Çok Okunan Yazılar
• Hafız İrfan Çakır ve Tara (Mustafa Özbilge)
• Kur'an-ı Kerimi Bilinçli (Fahrettin YILDIZ)
• Hattat Saim Özel (Mustafa Özbilge)
• Sazkaya’nın Ardında (editör)
• Pekmez Nasıl Yapılır ? (İzzettin KÖMÜRCÜ)
• Sırma Su ve Şaban Dişli (Sezai MATUR)
• Kırmızı Fahri ve Aşûre (Faruk Serkan YILMAZ)
• Mümkünlü Kasabası Neresi? (İzzettin KÖMÜRCÜ)
• Enver Topuz Paşa'dan sela (Ali Fikri AŞIK)
• Forson Mustafa (Faruk Serkan YILMAZ)


Sosyal Medya

Bizi Takip Edin

whatsapp
1
2
3
4
5
6
7
 
Aktif Ziyaretçi: 8 | Bugün Tekil: 785 | Toplam Tekil : 2880867 | Toplam Çoğul: 54335917 | Ip : 3.80.55.37
Online Yazarlar : Sitede hiç Yazar yok / Son 5 dk. içinde

2006 - 2018 © TARAKLI AJANS
Web sitemizdeki içeriğin tamamının ya da bir kısmının izinsiz kullanımı yasaktır. Hak ihlali sonucu yasal mercilere başvurulacaktır
En iyi görüntü için 1280 X 1024 ekran çözünürlüğü ve IE8  tavsiye ediyoruz..