TARAKLI AJANS �nternet Gazetesi - Tarakl� Haberleri - G�ncel - Politika - Siyaset - Spor - Ekonomi - Ya�am - E�itim - K�lt�r - Sa�l�k - Forum - Blog

Dıngılım

Mustafa Özbilge

Panayır

 
A
A
A
A
A
A
A
Panayır

(Hisar Muhafızı'nın 30 Eylül 2009'da müşahede ettiğindendir)

"Beldenin hâkim tepesinden, Hisar Muhafızı’nın Panayır panoraması…"


Işıltılar içinde neşe… pırıltılar içinde umut… lambaların altında gece… seyirlik bir oyun…

Panayır, beldelerin karnavala dönüşümü. Yaldızlı bir zamanı, senenin muayyen bir gününde yaşatmanın endişesi...

Ticaret, eğlenceyi besler. Eğlence ticaretin şımarık çocuğu… alım satım ile kahkahalar arasında bir köprü olup, serilir sakinlerinin ayakları altına belde.

Kendini, sadece sakinlerinin ayaklarına mı koyuverir belde? Tabii ki hayır! Harman sonu, köylünün hem ‘satu bâzar’ (alım-satım), hem de şenlik ihtiyacını kucaklayacak heyecanı taşır.

Buğday, zarar ziyan, varsın karşı dağın eteklerindeki köyde karar kılsın. Gözleri, ışıkta daha çok parlayan kimdir şimdi? Panayır, davetiyesiz bir sözleşmenin, şifahi tarihidir köylünün gözlerinde.

Ertelenen emellerin gerçekleşeceği umudu, bir mum olup panayır meşalesinde tutuşturulmayı beklerken, sanki kutsal vazifesinin bilincini, isminin binlerce yıllık mazisinden bugünlere taşımak istemektedir panayır.

Taşıyan ve taşıtanların (insanın) ortak pazarında süren üç günlük seferi bir uğraktır. Bankaların sevmediği bir uğrak. Patronların sevmediği, post makinelerinin çalışmadığı, liberalleşmeye ve AB standartlarına ters, kredi kartlarının geçersiz olduğu bir uğrak.

Panayır, kendiliğinden açılıp kapanan kelebek kapılı mağazaların paravanlarından buyur etmez kimseyi. “Gel” der. “Allah canımı alsın bu leğenler çatlamaz!” fişini kaybettiğinde, modern mağazaların değiştirmediği elbise için: “Al teyzeciğim, eve götür, dene; yarın da buradayız, olmazsa getirirsin!” der.

Ticarette karşılıklı oluşturulmuş bu emniyet, asırlarca süzülmüş halkın irfanından neş'et edip, birbirine olan itimadın doruk noktasını hâlâ yaşanabilir kılmaktadır.

Centre’ların (AVM'lerin) hoşlanmadığı bir üslûptur bu. Çünkü büyük yalanın kapitalist dinozorları, şişik göbeklerindeki haram yağı, tahta tezgahların ardında bulamazlar. Orada bulsa bulsa… Sonbaharın ayazında, sırtında battaniyesiyle, sönmek üzere olan bir közde ellerini ısıtan panayırcıyı bulurlar.

O ellerin, boğazını sıkacağı korkusu hakimdir rahat döşeklerinde efendilerin. Pazarcı, tezgahın altında uyur çünkü. Donuklamış ayaklarının rahatsızlıyla… alnına damlayan yağmurun, günahkarları korkutan duruluğuyla.

Hisar, her şeyin apaçık göründüğü tahkim bir kaledir taşları namussuzlar tarafından çalınmış olsa da… Ben, buradan baktığımda, her sene daha çok kan kaybettiğini anlayabiliyorum panayırın. En çok da roman kızların, zar atan parmaklarındaki talihsiz sayıdan…hepyek…

Ukaz Panayırı*nın hesabını, halkacılardan soracağımı, kafamdaki sarığa bakarak da festival kültürüne veryansın edeceğimi bekleyen Kapitalist dinozorlar, avuçlarını yalarlar ancak!

Çünkü Peygamberlerden mustazafların** değil; müstekbirlerin***, Kârunların, Şeytanların taşlanmasını öğrendik. Musa, Firavun’u dıngılttı; mustazaf yığınlara ise kılavuzluk etti.

Hisar’dan, Şeytan’a doğru fırlatacağım taştan yoksun olabilirim şimdilik; veyahut Sarıkız’ın onkolojik (kanser) bir vakaya dönüşmesine müdahale edemeyebilirim; ancak umudun ışığı, minik bir roman çocuğun, yıldızlı bir gecede, halka tablasında uyurken, saçlarına yağan çiğ tanesi kadar pırıltılar saçıyor her daim zihnimde.

***

*Ukaz Panayırı: Cahiliye döneminde Mekke’de kurulan Mekkeliler için ticari ve kültürel önemi büyük olan bir panayır.
**Mustazaf: Ezilmiş, zaafa uğratılmış, sömürülen kimseler.
***Müstekbir: Kibirlenen, büyüklenen, zalim, zorba kimseler.
 


30 Eylül 2011 - 00:32:36 - 2668 günlük
Ekleyen:
Mustafa Özbilge

Okuyan: [5286] Yorumlayan: [2] [Yazdır]

Yorum yap


Yorumlar:  

Yazan: mehmet burak 

1.10.2011 - 06:39:08

O ISILTILAR COCUKKEN NE DE COK CEZBEDERDI INSANI... IS HERSEYI BIR COCUK GOZUYLE, SAF VE TEMIZ GOREBILMEKTE... KESKE "GUNES GOZLUGU" GIBI BIRDE "COCUK -GOZ-LUGU" SATILSA O PANAYIRDA; O ZAMAN BU GORDUKLERINI HERKES GORURDU. YAZDIKLARIN BENI COCUKLUGUMA GOTURDU MUSTAFA, TARAKLI PANAYIRINI OZLETTIN BU SOGUK MICHIGAN GECESINDE BANA....

Yazan: Faruk Serkan Yılmaz 

30.9.2011 - 11:37:18

Sen telefonda bana: panayırı şöyle bir dolaş, panayıra dair bir fikir edin deyince, çıktım ben de. Anlattıklarının hepsini de gördüm. Hatta şunu da gördüm: Bir tezgâhtar, büyük bir güven duygusuyla başındaki kalabalığa sesleniyordu: "Abilerim, Ablalarım! Aman şeytan şaşırtmasın sizleri! Tezgâhımız kameralar tarafından izleniyor. Allah'ımız var!.." Tezgâhtar, AVM'lerin koca göbekli patronları gibi Tanrılığa yeltenmediğini, çakma kameralara ihtiyaç duymadığını, Allah'ının olduğunu söylüyordu. Bu arada bu sene, halka tablasındaki Roman Kız'ın saçlarına çiğ yağmakla kalmadı. Bu gece yoksulluğun üstüne yağmur da yağdı. Senin yazını okudukça şimdi benim yanaklarıma da yağıyor yağmur. Fakat gün gelir mustazaflar Musa'yı bulur. O zaman zar atan Roman Kız'ın işaret parmağındaki sayı talihli olur: Hepyek, hep TEK.

Sayfa: 1
 
Yazara Ait Diğer Yazılar
• Kardanadam
• Taraklı'nın İstiklâl Mada
• Belediye Başkanları Muhta
• Şeytan Boşaltır
• Belkıs
• Taksim
• İktidarın Maslahatı mı, M
• Bayramı İâde Edebilir miy
• Taraklı'da, Elvedâ Yâ Şeh
• Cemalettin Hoca ve Hisar
Diğer Yazıları ▲▼


Yeni Köşe Yazıları
• BEDENİMİZİ YIPRATAN SERBE (Uzm. Diyetisyen Fatma FİDAN)
• Adı Konulmamış Savaş (Hüseyin Kolaç)
• Sakarya'nın Turizmine (Dr. Dursun Bostancı)
• Siyaseti Dizayn Etmeye Ça (İzzettin KÖMÜRCÜ)
• 10 Ocak Çalışan Gazetecil (İzzettin KÖMÜRCÜ)
• Kardanadam (Mustafa Özbilge)
• Radikal İslamcıların Deği (Abdurrahman ZEYNEL)
• Kur'an ın Çağrısı 2 (Fahrettin YILDIZ)
• Bayraktaki AL Rerkten Hab (Dr. Dursun Bostancı)
• BİR ZAMANLAR POSTACI’YI (İzzettin KÖMÜRCÜ)


En Çok Okunan Yazılar
• Hafız İrfan Çakır ve Tara (Mustafa Özbilge)
• Kur'an-ı Kerimi Bilinçli (Fahrettin YILDIZ)
• Hattat Saim Özel (Mustafa Özbilge)
• Sazkaya’nın Ardında (editör)
• Pekmez Nasıl Yapılır ? (İzzettin KÖMÜRCÜ)
• Sırma Su ve Şaban Dişli (Sezai MATUR)
• Kırmızı Fahri ve Aşûre (Faruk Serkan YILMAZ)
• Mümkünlü Kasabası Neresi? (İzzettin KÖMÜRCÜ)
• Enver Topuz Paşa'dan sela (Ali Fikri AŞIK)
• Forson Mustafa (Faruk Serkan YILMAZ)


Sosyal Medya

Bizi Takip Edin

whatsapp
1
2
3
4
5
6
7
 
Aktif Ziyaretçi: 11 | Bugün Tekil: 718 | Toplam Tekil : 2877321 | Toplam Çoğul: 54263840 | Ip : 54.227.76.180
Online Yazarlar : Sitede hiç Yazar yok / Son 5 dk. içinde

2006 - 2018 © TARAKLI AJANS
Web sitemizdeki içeriğin tamamının ya da bir kısmının izinsiz kullanımı yasaktır. Hak ihlali sonucu yasal mercilere başvurulacaktır
En iyi görüntü için 1280 X 1024 ekran çözünürlüğü ve IE8  tavsiye ediyoruz..