TARAKLI AJANS �nternet Gazetesi - Tarakl� Haberleri - G�ncel - Politika - Siyaset - Spor - Ekonomi - Ya�am - E�itim - K�lt�r - Sa�l�k - Forum - Blog

Vahyin Aydınlığında

Fahrettin YILDIZ

Ölüm Gerçeği

 
A
A
A
A
A
A
A
Ölüm Gerçeği

“Sizi ilk yaratmamızda dünyaya yalnız geldiğiniz gibi bugün de huzurumuza yapayalnız geldiniz. Dünyada size verdiğimiz her şeyi ardınızda bıraktınız. Size şefaatçi olacaklarını sandıklarınızı da bugün yanınızda göremiyoruz. Belli ki onlarla bütün bağınız kopmuş artık. Vaktiyle aracı olacaklarını sanıp ilahlaştırdıklarınız da sizi terk edip gitmişler.” (En’am 6/94)

Bu ayette ölüm gerçeği dile getirilmekte; inkâr ve şirk gibi bağışlamaz günahlarla ölüme yakalanan kişilerin yalnızlık ve çaresizlik halleri tasvir edilmektedir. Ölüm, herkesi kuşatan ilahi bir kanun ve inkârı imkânsız olan bir hakikattir. Bu yüzden insan, dünyaya bir canlı olarak gelir, belirli bir süre yaşar ve sonunda ölür. Fakat insan açısından ölüm, dünya hayatının sonu olsa da her şeyin sonu değildir. Aksine daha sonra yaşanacak yeni ve ebedi hayata açılan bir kapıdır. Bu sebeple ölümden sonra ahiret hayatı da tıpkı bu dünya hayatı gibi gerçek olarak yaşanacaktır.

Ölümün mahiyeti tam olarak bilinmemektedir. Fakat genel kabule göre ölüm, “ insanın beden-ruh bütünlüğünün bozulup canının bedenden ayrılması ve hayatının sona ermesidir.” Şu halde ruhu bedeninden ayrılmış ve ruh-beden bütünlüğü bozulmuş olan kimse ölümü tatmış demektir. Ölümün insan tarafından tadılması ise onda ölüm tecrübesini yaşayan bir özün bulunduğuna işaret etmektedir. Bu da ölümün bir yok oluş değil bir nevi irtihal/intikal olduğunu gösterir. Ölüme yapılan en büyük iftira, onun bir irtihal değil de “yok oluş” olduğunu söylemektir. Bunun sebebi ise tek dünyalı bir hayat anlayışına sahip olmaktır. Ölüme yapılan başka bir iftira da onun “uyku” olduğunu söylemektir. Halbuki gerçek, bunun tam tersidir. Bu yüzden toprağa verilen cesetlere “rahat uyu” demek, ölenin nasipsizliğinden ziyade gömenin basiretsizliğine işaret eder.

Ölümsüzlük arzusu ve düşüncesi her insanda bulunsa da gücü, kuvveti, malı, serveti, makamı, iktidarı ve sağlığı ne kadar çok ve yüksek olursa olsun ölümden kaçmak ve kurtulmak hiç kimsenin başarabileceği bir iş değildir. Nitekim inanmayan ve özellikle de ahiret hayatını ve hesabını yok sayan kişiler, ölmemek için her çareye başvurmuşlar, fakat bugüne kadar hiç kimse bunu temin etmede başarılı olamamıştır. Ölen kimse içinse artık kıyamete ve ahirete doğru giden bir kapı açılmıştır. Bu yüzden kabirle açılan kapı, kıyamet ve ahiret hayatı olarak yaşanacak; o hayatın da kendine özgü kuralları ve koşulları olacaktır.

Sonuç olarak ölüm, sevmeyeni seveninden çok olan kaçınılmaz bir kaderdir. Dünya ile ahiret arasındaki sırlı kapıdır. Bu dünyayı öbür ikizine bağlayan göbek bağıdır. Ölümün sesi her sesten gür çıkmakta, bunun için de o konuşunca herkes susmaktadır. Bu durumda her insan, Kuran’ın beyanını dikkate alarak bu dünyada ahiret azığı tedarik etmeye çalışmalıdır. Çünkü onun hem bu dünyada hem de öteki dünyada başarılı ve mutlu olması, bu idrake erip tedarikte bulunmasına bağlıdır. Zira insan dünyadaki tüm varlığını geride bırakıp tek başına Allah’a gelecek ve son hesabı da yine Onun huzurunda tek başına verecektir. Şu halde insan, sahip olduğu yeteneklerini Allah’a isyan ederek değil, Ona kulluk vasfıyla kullanan ve Kuran’ın gösterdiği mümin modelini örnek alarak yaşayan bir kişi olmalıdır. Aksi halde o, ilahi huzura Allah’a isyan gibi bir utançla çıkmak zorunda kalabilir.


30  Mart  2012 - 08:49:26 - 2488 günlük
Ekleyen:
Fahrettin YILDIZ

Okuyan: [5071] Yorumlayan: [1] [Yazdır]

Yorum yap


Yorumlar:  

Yazan: FİKRET IŞIK 

4.4.2012 - 22:53:27

YAZDIĞINIZ KUANA DAYANAN ÇOK DEĞERLİ YAZILARINIZI OKUYORUZ BİZLERİ BİLGİLENDİRİYORSUNUZ ALLAH CC RAZI OLSUN İNŞALLAH YAZMAYA DEVAM DEDRSİNİZ.ÖLÜM GERÇEİİLE HEM ÖLÜMÜ HEMDE RAHMETLİ ANNENİZİ HATIRLAMIŞ OLUYORUZ.O BİZİM YOL ARKADAŞIMIZDI BİZİM ORADAN BAĞA GİDERDİ ÇOK KEZ ONU TAŞIRDIK NE YAZIKKİ DEFİNDEN SONRA DUYDUM RAHMETLİ OLMUŞ ALLAH CC RAHMET EYLESİN MEKANI CENNET OLSUN SİSİNDE BAŞINIZ SAĞ OLSUN SAYGI VE SEVGİLERİMİ SUNARIM.FİKRET IŞIK

Sayfa: 1
 
Yazara Ait Diğer Yazılar
• Kur'an ın Çağrısı 2
• Kur'anın Çağrısı
• Fahrettin YILDIZ, KUR'ANI
• Fahrettin YILDIZ, BAKARA
• Fahrettin YILDIZ, BAKARA
• Fahrettin YILDIZ, BAKARA
• Fahrettin YILDIZ, BAKARA
• Fahrettin YILDIZ, BAKARA
• Fahrettin YILDIZ, BAKARA
• Fahrettin YILDIZ, BAKARA
Diğer Yazıları ▲▼


Yeni Köşe Yazıları
• BEDENİMİZİ YIPRATAN SERBE (Uzm. Diyetisyen Fatma FİDAN)
• Adı Konulmamış Savaş (Hüseyin Kolaç)
• Sakarya'nın Turizmine (Dr. Dursun Bostancı)
• Siyaseti Dizayn Etmeye Ça (İzzettin KÖMÜRCÜ)
• 10 Ocak Çalışan Gazetecil (İzzettin KÖMÜRCÜ)
• Kardanadam (Mustafa Özbilge)
• Radikal İslamcıların Deği (Abdurrahman ZEYNEL)
• Kur'an ın Çağrısı 2 (Fahrettin YILDIZ)
• Bayraktaki AL Rerkten Hab (Dr. Dursun Bostancı)
• BİR ZAMANLAR POSTACI’YI (İzzettin KÖMÜRCÜ)


En Çok Okunan Yazılar
• Hafız İrfan Çakır ve Tara (Mustafa Özbilge)
• Kur'an-ı Kerimi Bilinçli (Fahrettin YILDIZ)
• Hattat Saim Özel (Mustafa Özbilge)
• Sazkaya’nın Ardında (editör)
• Pekmez Nasıl Yapılır ? (İzzettin KÖMÜRCÜ)
• Sırma Su ve Şaban Dişli (Sezai MATUR)
• Kırmızı Fahri ve Aşûre (Faruk Serkan YILMAZ)
• Mümkünlü Kasabası Neresi? (İzzettin KÖMÜRCÜ)
• Enver Topuz Paşa'dan sela (Ali Fikri AŞIK)
• Forson Mustafa (Faruk Serkan YILMAZ)


Sosyal Medya

Bizi Takip Edin

whatsapp
1
2
3
4
5
6
7
 
Aktif Ziyaretçi: 5 | Bugün Tekil: 564 | Toplam Tekil : 2878893 | Toplam Çoğul: 54287556 | Ip : 18.205.246.238
Online Yazarlar : Sitede hiç Yazar yok / Son 5 dk. içinde

2006 - 2018 © TARAKLI AJANS
Web sitemizdeki içeriğin tamamının ya da bir kısmının izinsiz kullanımı yasaktır. Hak ihlali sonucu yasal mercilere başvurulacaktır
En iyi görüntü için 1280 X 1024 ekran çözünürlüğü ve IE8  tavsiye ediyoruz..