TARAKLI AJANS �nternet Gazetesi - Tarakl� Haberleri - G�ncel - Politika - Siyaset - Spor - Ekonomi - Ya�am - E�itim - K�lt�r - Sa�l�k - Forum - Blog

Vahyin Aydınlığında

Fahrettin YILDIZ

Akideye Dönüşen İman

 
A
A
A
A
A
A
A
Akideye Dönüşen İman



Tarihi süreç içinde İslam toplumu genişleyip kadim felsefi ve dini eğilimlerle karşılaşınca; öte yandan toplumsal hayat da yeni sorunlar ortaya çıkarınca İslami maslahat aklı, teorik ve pratik akıl olmak üzere ikiye bölündü. Kelam, teorik olarak iman sorunlarını; fıkıh da pratik/ameli sorunları ele aldı. Kurumlaşmanın tamamlanmasının ardından geç dönemlerde iman akideye, şeriat da geleneğe dönüştü. Bunlar da tamamlanmış ve donmuş olarak kurumsal İslam’ı temsil eder oldu. Mezhepler de dinin yerini aldı. Böyle olunca nehrin kaynağı olan Kur’an büyük ölçüde unutuldu. Nehrin kolları/ dere, çay, mezhepler din sanıldı. Amentü (akaid), yüzyılların ezberi ve ölü bir gövde olarak doğru ve diri imanın; adetleşen ibadetler de Salih amelin yerine geçti. Böylece 7. yüzyılda taze bir fidan olarak hayata tutturulan İslam ağacı, yaklaşık 14 asırlık bir ömrün ardından Osmanlının da çöküşüyle birlikte hayatın öznesi olmaktan çıkıp nesneleşti. Ama asıl kaynak/ Kur’an, kurumamış ve bozulmamış olarak önümüzde durduğu için çoraklaşan dünyamızı bu kaynakla yeniden canlandırma imkanımız bugün için en azından potansiyel olarak vardır. Yeter ki buna inanan insanlar çıkıp üzerlerine düşeni yapsınlar. 
 
Bunu gerçekleştirecek olan tevhit ehlinin bazı özelliklere sahip olması gerekir. Bu özelliklerin ilki, Allah’a tam iman ve güvendir. Tevhit ehli bir insanın kalbi selim, imanı sağlam ve tam, fıtratı da temiz olmalı; imanına şirk karışmamalı, onda şek ve şüphe barındırılmamalıdır. Zira muvahhit mümin, kalbine imanı yerleştirmiş, dilini burhanla, gönlünü irfanla donatmış, nefsini Allah’a teslim edip adamış, kendisini de hayra tahsis etmiş iyi bir insandır. İkincisi Sabır ve metanettir. Sabır, insanın giriştiği doğru, haklı ve hayırlı işlerde Allah rızasını kazanmak için bütün sıkıntılara katlanması, nefsine hakim olması, her türlü zorluğa göğüs gerip ilahi buyruklara tam bir metanetle uyması demektir. Sabır, başarının tohumudur. Davayı diri tutan, eseri yeşerten odur. Bu yüzden tevhit ehlinin sabrı ölü ve pasif bir sabır değil, geleceğe yönelik bir güven direnişidir. Kur’an’ın imandan ayırmayıp öğütlediği ve övdüğü sabır da budur. Üçüncüsü, Allah dostluğuna layık bir karaktere sahip olmaktır. Bu öncelikle çok vefakâr ve cefakâr; sonra da güçlü iradeye ve keskin bir kavrayış yeteneğine sahip olmayı gerektirir. Böyle bir karaktere sahip olan kimse de davasının doğruluğunu fikren ve fiilen ispatlayacak konuma gelip Allah’ın yardımına mazhar olma liyakatini kazanır. Dördüncüsü de Çağında tevhit inancına sahip çıkıp bu inancı sonraki nesillere ebedi bir armağan olarak bırakacak bir iradenin sahibi ve sembolü olmaktır. 

Kısacası, Tevhit ehli bir mümin, “sıddık, vefakâr, ağır başlı, ince ruhlu, bağrı yanık ve kendini Allah’a adamış örnek bir şahsiyet olmalı; yüzünde tebessüm, kalbinde merhamet, sözünde tatlılık, davranışlarında doğruluk ve tutarlılık bulunmalı; o her haliyle samimiliğin hocası olmalı; çağının büyük uyarıcısı, vakti nurlandıran, şeytanı taşlayıp avlayan, yerin ve göğün putlarına bağlanmış olan insanlığı yeniden tevhide ayarlayan, zulmü ortadan kaldırıp şeytanın egemenliğine son verecek bir misyonun üstlenicisi olmalıdır. Böyle bir karakterin Kur’an’daki en güzel örneklerinden biri de Hz. İbrahim’dir. O insan olarak bir fert olmasına rağmen bu özellikleri ve sahip olduğu misyonu nedeniyle Kur’an’da “ tek başına bir ümmet” olarak nitelendirilmiştir.(16/ 120) Öyleyse Allah’a dost olma sevdasını yüreğinde bir hasret gibi taşıyan herkes, bu özellik ve güzellikleri kendi benliğine nakşetmeye çalışmalıdır. Bu yüzden, Hz. İbrahim’in bütün çağların insanlarına örnek teşkil edecek nitelikteki İslamî şahsiyetinin ve verdiği tevhit mücadelesinin, Kur’an dilinden takibinde büyük faydalar vardır.


9 Ekim 2012 - 09:24:54 - 2295 günlük
Ekleyen:
Fahrettin YILDIZ

Okuyan: [4956] Yorumlayan: [0] [Yazdır]

Yorum yap



Bu Köşe Yazısı için henüz yorum yapılmamış

 
Yazara Ait Diğer Yazılar
• Kur'an ın Çağrısı 2
• Kur'anın Çağrısı
• Fahrettin YILDIZ, KUR'ANI
• Fahrettin YILDIZ, BAKARA
• Fahrettin YILDIZ, BAKARA
• Fahrettin YILDIZ, BAKARA
• Fahrettin YILDIZ, BAKARA
• Fahrettin YILDIZ, BAKARA
• Fahrettin YILDIZ, BAKARA
• Fahrettin YILDIZ, BAKARA
Diğer Yazıları ▲▼


Yeni Köşe Yazıları
• BEDENİMİZİ YIPRATAN SERBE (Uzm. Diyetisyen Fatma FİDAN)
• Adı Konulmamış Savaş (Hüseyin Kolaç)
• Sakarya'nın Turizmine (Dr. Dursun Bostancı)
• Siyaseti Dizayn Etmeye Ça (İzzettin KÖMÜRCÜ)
• 10 Ocak Çalışan Gazetecil (İzzettin KÖMÜRCÜ)
• Kardanadam (Mustafa Özbilge)
• Radikal İslamcıların Deği (Abdurrahman ZEYNEL)
• Kur'an ın Çağrısı 2 (Fahrettin YILDIZ)
• Bayraktaki AL Rerkten Hab (Dr. Dursun Bostancı)
• BİR ZAMANLAR POSTACI’YI (İzzettin KÖMÜRCÜ)


En Çok Okunan Yazılar
• Hafız İrfan Çakır ve Tara (Mustafa Özbilge)
• Kur'an-ı Kerimi Bilinçli (Fahrettin YILDIZ)
• Hattat Saim Özel (Mustafa Özbilge)
• Sazkaya’nın Ardında (editör)
• Pekmez Nasıl Yapılır ? (İzzettin KÖMÜRCÜ)
• Sırma Su ve Şaban Dişli (Sezai MATUR)
• Kırmızı Fahri ve Aşûre (Faruk Serkan YILMAZ)
• Mümkünlü Kasabası Neresi? (İzzettin KÖMÜRCÜ)
• Enver Topuz Paşa'dan sela (Ali Fikri AŞIK)
• Forson Mustafa (Faruk Serkan YILMAZ)


Sosyal Medya

Bizi Takip Edin

whatsapp
1
2
3
4
5
6
7
 
Aktif Ziyaretçi: 10 | Bugün Tekil: 563 | Toplam Tekil : 2878892 | Toplam Çoğul: 54287460 | Ip : 18.205.246.238
Online Yazarlar : Sitede hiç Yazar yok / Son 5 dk. içinde

2006 - 2018 © TARAKLI AJANS
Web sitemizdeki içeriğin tamamının ya da bir kısmının izinsiz kullanımı yasaktır. Hak ihlali sonucu yasal mercilere başvurulacaktır
En iyi görüntü için 1280 X 1024 ekran çözünürlüğü ve IE8  tavsiye ediyoruz..