Yeteneksiz Miyiz?

İlim yolculuğu zannettiğimiz film yolculuğu bizi her geçen gün çağdan uzaklaştırıyor. Dünyada üretilenleri tüketme gayretleri en hızlı ve hazlı bir şekilde devam ederken elde ettiğimiz kazançlarımızı da üreten ülkelere postalıyoruz. Neyimiz eksik. On altı milyon eğitim öğretim gören geleceğimizin teminatı dediğimiz öğrencilerimiz şuanda okullarımızda Eğitim- Öğretim görüyorlar(!) Acaba onların donanımları gelecek çağda dünyanın muasır medeniyet seviyesine çıkarabilecek mi? Yoksa bizim çocuklar bina okur döner döner yine okur mu diyeceğiz. Adı büyük kendi küçük işlerden bir türlü kendimizi kurtaramadık. Çocuk hakları kadın hakları diyerek haklanarak ara sıra da paklanarak(!) hayat yolculuğumuz güle ağlaya devam ederken oyalama evlerinde kimseyi ihmal etmiyoruz. Çağın teknolojilerini kullanma telaşına düşürülmüş, har vurup harman savrulurken acımasız hayatın elinde saman çöpleri gibi savrulup gidiyoruz. Dört buçuk yaşındaki bir çocuk Michael Jackson adlı pop sanatçısının dansını gayet başarılı bir şekilde icra edebiliyor. Ama batının ilmini taklit edebilecek bir neferimiz bile yok. Hayallerimiz yaldızlı sözlerle süslenip ifade edilirken, ilim yolculuğuna soyunmuş görünüp büyük laflar ederek yine önümüzü görmekten aciz olduğumuz şüphe götürmemektedir. Hala Eğitimde köklü bir değişim yapamadık. Gelecek nesillerimizi çağın sorunlarına karşı çözüm üretebilecek bir devlet politikamız maalesef yok. Denemelerle sadece zaman tüketir ve gençlerimizi kaybederiz. Her on yılda milyonlarca gencimizi hayatın içine iterek ne halin varsa gör dercesine törenlerle uğurluyoruz. Şapkaları havaya atarak mezun olmak kolay ama ya sonrası… Birçok veli şapka şovundan sonra iş şokuna giriyor. Şapkalar havada ama, keklik tavada değil. Binlerce veli çocuklarının üniversite bitirip nasıl işsiz kaldıklarını acı acı seyrediyorlar. Hal bu ki, okullarımız çağın sorunlarını çözebilecek gençlere yön verebilecek ilim yolu olmalı, film yolu değil. Her veli çocuğunun gelecekte iş bulma telaşını yaşarken, iş kurabilir mi düşüncesi zihinlerden silinmiş kaybolmuş durumdadır. Üreten ülkeler için çok güzel bir pazar olan ülkemizde ne ararsan var. Ancak biz neler ürettik diye bakacak olursak çok laf az iş… İşsiz kalan işsizlerimizin sayıları her geçen gün artmaya devam ediyor. Yetişen nesiller ya yararlı bir fert ya da zararlı bir alet olarak yetişirler. Bakın etrafınıza hep şikâyet ediyoruz. Kendi hatalarımızı görmüyor ve sorgulamıyoruz. Gözümüzü kapayarak olayları görmemezlikten gelmek, küçücük bir kartopunun çığa dönüşmesine seyirci kalmaktan başka bir şey değildir. Şunu unutmayalım ki; o çığ bir gün hepimizin başına düşebilir…

Dikkat buyurun; Depremden korkuyoruz, çünkü binalarımız çürük. Trafikten korkuyoruz, çünkü şoförlerimizin birçoğu acemi. Gece sokaklardan korkuyoruz, eğittiğimiz çocular tehlikeli. Düşünmekten ve sorgulamaktan korkuyoruz, çünkü hala düşünceler suç sayılmakta. Peki, ne yapalım yani oturup kuru kuru hayaller mi kuralım. Acı gerçekleri yaşarken, öfkeler yükselip taşarken manzaralar mı seyredelim… İzdivaçlar, kahkahalar, vurdumduymazlar, hala toplumu oyalamaya ve uyutmaya çalışanlar iş başındalar. Hiçte görevlerini aksatmıyorlar. Aslında bu güzelim ülkemizin topraklarında yetişmeyecek hiçbir ürün yok. Dört mevsim rengârenk… Yer altı zenginliklerimizden haberimiz bile yok. Hava tahmin raporu gibi olup biten olaylara yorum yapmaktan başka bir iş yapmıyoruz. Hangi konuyu ortaya atarsanız atın bir sürü laf ebesi var. Adamlar uzmanlaşmış laf üretmede…

Sonuç, aslında düşünmemiz gereken çok şeyler var. Neden boşanmaların sayıları her geçen gün artıyor? Suç ve suçluların oranları her geçen gün niçin çoğalıyor. Neden ayıplarımızı hala yamalarla kapatıyoruz. Yıllarca okullar da eğitim görüp binlerce kişi neden bir iş yapamıyor. Eğitimli oranı arttıkça suçlu oranı azalması gerekmez miydi? Asıl konuşulması gerekenler bence olaylar değil, bu olaylara sebep olanlar… Çözümü önce geniş bir platforma yaymamız gerekir. Benim de bir fikrim var diyenleri dikkate alınmalı. Onlara fırsatlar vermeliyiz. Neden bir TV kanalı halka açık çözüm üretenlere açılmıyor? Birçok kanalda hastalık ve ilaç reklamları yapılırken ilimle bilimle ilgili konulara neden yer verilmez. Anlamak mümkün değil. Bizler işin kabuğuyla uğraşıyoruz özüyle değil.

#
M. Ali ÇINAR M. Ali ÇINAR editor

GENEL BİLGİLER

Taraklı

Taraklı

Taraklı Nerede, Taraklı'nın tarihi ve coğrafi özellikleri
Taraklı Otobüs Saatleri

Taraklı Otobüs Saatleri

Taraklı - Sakarya Otobüs Kalkış Saatleri
Taraklı'da Gezilecek Yerler

Taraklı'da Gezilecek Yerler

Taraklı'ya geldiğinizde gezilecek yerler neresidir? Taraklı'nın en popüler gezilecek yerleri yazımızda.
Taraklı Termal Turizmi

Taraklı Termal Turizmi

Taraklı'da termal turizmi, Türkiye'deki belli başlı noktalardan biri haline gelmiştir.