Geri
M. Ali ÇINAR M. Ali ÇINAR Onuncu Köy

Oyun

Çalgısız, kaşıksız ve zillerin de takılmadığı bir oyun oynanıyor bu gezegende.

Değerli dostlar,

Bu öyle bir oyun ki, oyunu anlamak ve çözmek her baba yiğidin harcı değildir. Dedik ya, çalgı sesi olmayan ve zil sesi duyulmadan oynanan bu oyun gözle görülmez, sadece hissedilir. Figüranları çok yakın dostlarınızı da içine almış olabilir. Derler ya, çaktırmadan oynanan oyun. Bu oyun yeryüzünde insan var oldukça oynanacaktır. Yeryüzünde yaşayan insanların, bu oyundan çoğunun haberi bile olmaz. Bazıları hiç düşünmezler. Bazıları da aldırmazlar. Bazılarının da seyretmekle geçer ömrü. Bu oyun yaşayan insanların emek gücünü sömürmek ve onları köleleştirmek adına uygulanır. Kendi çıkar kavgalarını yapan bir gurup menfaat perest, yani egoist ve onların yandaşları tarafından uygulamaya konulur. Bu oyunu hisseden ve rıza göstermeyen basiretli insanlar o toplumda barındırılmazlar. Her zaman dışlanırlar, yani onlara yaşama hakkı tanınmaz. Çünkü sömürüyü uygulayanların tellalları tarafından suçlu ilan edilirler. Aykırı kabul edilen bu kişiler, düzene uyum sağlayamayan, hatta düzeni bozan insanlar olarak suçlu ilan ediliverirler. Bu insanlara kimileri imalat hatası olarak bakar, kimileri de alaycı bir şekilde gülüp geçerler. Tarih boyu, bu böyledir. Bu mücadelenin altında yatan gerçek ise, ülkelerin gayri milli hâsılalarının doymayan ve aç gözlü insanların istilasına uğramasındandır. Bu kişiler emellerine ulaşmak için dünyayı yok etme pahasına da, olsa hiç tereddüt etmezler. Bunlar mal yığmanın ötesinde başka bir düşünceye sahip olmadıkları için, kendilerini de hep vitrinde tutma eğiliminde lider olma çabasındadırlar. Çevresinde ki insanlara sahte gülücük sarf ederek, riyakârca yaşamayı kendileri için bir hayat tarzı olarak kabullenmişlerdir. Onların kafalarında dolaşan tilkilerin sayısı azımsanmayacak derecede çoktur. Haksız kazançla elde ettikleri sermaye onları şımartmış, paylaşımdan uzak ve mikrofon elinden düşmeyen akıl hocalığı yapan ve barındıkları ortak locaların da aynı kaynaklardan beslenen işbirlikçileri ile de uyum içinde olmaya özen gösterirler. Ara sıra kemik kavgaları olsa da, fazla problem çıkarmazlar. Çünkü beslendikleri kaynak aynıdır. Sayılarının artmasını pek istemezler. Etraflarını saran ve sesini çıkarmayan aynı zamanda da oyunu fark edemeyen sömürülmeye alıştırılmış kişiler ise onların çarkının dönmesine yardımcı olurlar. Bazen de onların ücretsiz avukatlıklarını bile üstlenirler. Konuşurken güzel konuşan ve etrafına neşe saçmaya çalışan ancak kafasında kendi çıkarlarının dışında bir şey barındıramayan bu oyunu yürüten kişiler insani özelliklerini de yitirmiştir aslında. Heyecansız, gülmesi sırıtmak, üzülmesi somurtmak olarak yansır yüzlerine. Bunlar ne tam bir insan gibi ağlayabilirler, ne de tam bir insan gibi gülebilirler. Acıma hisleri yok olmuş, görme özürlü insanlardan daha kör yaşarlar bu gezegende. Başkalarının emeğini sömürerek haksız kazançla elde ettikleri sermaye onları şımartmış, bölüşümden uzak yaşayan hayat tarzları ile aslında bir kaos içindedirler. İç huzurları olmadığı gibi, dış dünyayı da pek fazla algılayamazlar. Başlarıyla gönülleri barışık içinde hiç yaşama olanağı yoktur. Acınacak durumdadırlar aslında. Çünkü mutluluk denilen kavaramı bilmezler. Mal yığmaktan öteye bir hedefi olmayan bu kişiliğe sahip insanlar ömürlerinin nasıl gelip geçtiğini ise hiç anlayamazlar.



Mal sevgisi ve sarhoşluğu ise onların ömrünü alıp götürmüştür...

 Hepinize Gönül Dolusu Sevgiler…



   

#oyun #kisiler #cunku #insanlar #oyunu #yasayan #insan #facearialhelveticasans-serif #0ptfont #0cm #stylemargin0cm #classmsonormal

Yazarın Diğer Makaleleri