Geri
M. Ali ÇINAR M. Ali ÇINAR Onuncu Köy

Devlet Nasıl Korunur

Devlet-in sırtından geçinenlerle, Devlet-in sırtında tepişenler, Devlet-i koruyanlar değil, çıkarları için Devlet’i kullananlardır. Devletin sırtından geçinmek nasıl bir şey diyorsanız, oynanan oyunları biraz farklı düşünerek izlerseniz sizlerde rahatlıkla bu durumu göre bilirsiniz. Sağduyulu insanımız bunun farkında, ancak çözüm yollarında zorlanmaktadır. Devletin sırtında tepişen ve geçinenler genellikle cüzdanlarının esiri olmuş, kendi çıkarlarının dışında başkalarını düşünmeyen menfaat pereselerden oluşmuştur.

Cüzdanlarının esiri olmuş, ülke koruma adına ortalıklarda dolaşan ve attıkları nutuklarla salyaları üç dört metreye saçılan, bedava geçinmeye alışmış, haksız kazançla yükünü tutmuş, kendi kendilerine verdikleri ödüllerle ön plana çıkarılmış, kendinden başkasını düşünmeyecek kadar da egoistleşmiş yüzsüz, acımasız, hak hukuk tanımayan umut ve emek sömürücüleridir bunlar. İşte bu güzelim ülkeyi yalayıp yutanlar bu familyadandır. Onlara sakın güvenmeyin. Yaldızlı sözlerin en usturuplusu onlardadır. Yalan makinesi bile bunların hilesini çözebilecek bir güce sahip değildir. Toplumun değerlerini ve gönüllerinden geçenleri çok iyi bilirler, ancak hiçbir değere sahip olmayan yürekleri katılaşmış bu şahsiyetlerin (!) gerdan kırışları da oldukça dikkat çekicidir. Eğilmeleri bükülmeleri yani vücutları elastikiyet kazandığı için, menfaatleri uğruna giremeyecekleri şekil yoktur. Genelde grup halinde dolaşırlar. Hepsi de sırtlan sürüsü gibi geçtikleri yerleri talan ederek geçerler. Yardım etmek için uzanan ellerine de dikkat edin, cebinizdeki üç kuruşa da gözlerini dikmiş, onu bile size çok görmüş, onu da almak için şekilden şekle girebileceklerini sakın unutmayın. Bunlar her bölgeye gizlice nüfuz etmiş, sinsice planlar kurarak, menfaatleri için birbirlerine destek vermeyi de ihmal etmeden yaşam sürmeye çalışırlar. Bazen birbirlerine diş gösterdikleri de olur. Ama birbirlerini pek ısırmazlar. En güçlülerine, en büyük payı ayırdıkları için, herkes kendine düşen paya razı olur ve alır gider. Tabiî ki bu arada kemik sıyıranlar mı dersin, kemik yalayanlar mı, onlarda sürü halinde bunların peşinden giderler. Sayıları oldukça az olmasına rağmen çoğunluğa hükmederler. Ne zaman ki paylar biter o zamanda birbirlerini yiyerek beslenirler. Kavgadan başarılı çıkanlar bir müddet birlikte hareket ederler. Aslında gönül birliği değil, menfaat birliği vardır. Bir gün onlar da birbirlerine düşer ve birbirlerini yemeye başlarlar. Ve bu kavga böylece sürer gider…

Evet, ne demiştik başta; Devlet nasıl korunur?

Devlet’i korumak isteyen mağrur ve mazlum temiz yürekli onurlu insanlar, yukarıda sözünü ettiğim gruplarla mücadele etmek durumundadırlar. Bunlar vicdanlı, iç disiplinini sağlamış, Devlet-ini canı gibi seven, geleceğine daha güzel bir ortam bırakma mücadelesini veren, daha çok bir araya gelememiş bozguna uğratılmış şahsiyetlerdir. Gördükleri yanlışlarla mücadele etmeye kalkışmış ama horlanmış, zorlanmış ve genelde ceza ile mükâfatlandırılmış olanları bu gruplar arasında görebilirsin. Yaşamları oldukça zor geçen bu iç disiplinini sağlamış "Vatan" sevenler bir türlü kendilerini anlatamamışlar ve sahip de çıkılmamışlardır. Kendilerini iki dünya için hazırlayan bu şahsiyetler, onurlarıyla yaşamak için mücadele verirken karşılık, yani ödül beklemezler. Onun içinde müdanasız olurlar. Dik dururlar, dik yürürler. Kamburların arasında devamlı göze batarlar ve dışlanırlar. Evet, vatan nasıl korunur demiştik, işte bu dik durmayı becere bilenler, bulundukları ortamlarda görevlerini lakıyla yapanların verecekleri mücadelelerle korunur. Çevrelerinde olup bitenlere göz yumulmadığı sürece yamukların yamuklukları azalmaya mahkûmdur. Onlara sessiz kalındıkça, yanlışlar doğruların yerini almaya başlar. Bu durum ise gelecek için oldukça tehlikelidir. Bu gün yanlışları görmezden gelir isek, bizden sonra gelecek çocuklarımız hiç sesini çıkaramayacaktır. Kendini beğendiğim yiğit babam bunlarla başa çıkamamış ki, ben nasıl başa çıkarım diyerek, senin gelecek torunlarına daha büyük bir sorunlar yumağını bırakarak onlar da ömrünü böyle tamamlamak zorunda kalacaklardır.

İşte, vakit nakittir. İç disiplinini kurmuş vicdanı sızlayan, Devlet dostları. Bir araya gelme zamanıdır. Yanlışları doğru tespit ederek, tuttuğun yol hak ve hakikat yolu olarak, tüm insanlık için mücadele vermek sağduyulu insanların en büyük vazifesidir. Bu mücadele şerefli olduğu kadar da kutsaldır. Her yaş ölüm yaşı olduğunu unutmamız gerekir. Bu gün daha erken derken, yarında bizden geçti dememek için, aklımızı başımıza alıp, hak ve hakikatten ayrılmadan bu mücadelede beraber olup, hem dünya da bulunma vazifemizi yerine getirelim, hem de ahiret için çıkmış olduğumuz bu kısal yolculukta görevimizi layıkıyla yapalım diyorum. Bu köprüden hiç kimse iki defa geçme hakkına sahip değildir. Ohalde, attığımız her adım cüz-i iredemizin kontrolünde olsun...

Hepinize Saygı ve sevgilerimi sunarım. Değerli okuyucularım…      



 

#mucadele #stylemso-spacerunyes-nbspspanspan #roman #new #oldukca #sahip #gelecek #disiplinini #gun #buyuk #birbirlerini #birbirlerine #facearialhelveticasans-serif

Yazarın Diğer Makaleleri