Geri
M. Ali ÇINAR M. Ali ÇINAR Onuncu Köy

İktidar ve Muhalefet

Muhalefet Eleştirenin, İktidar İse Alkışlayanın Yanında…

Hemen hemen hayatımızın tamamı böyle geçti değerli dostlar. Gördüğümüz ve gözlemlediğimiz iktidarlar ve muhalefette olanlar bir şeyi iyi beceriyorlar. Nedir o derseniz, iktidar koltuğuna oturan kim olursa olsun hep alkışlanmak istiyor. Eleştiriyi sevmedikleri gibi tahammül de edemiyorlar. Bu durum da ise ortaya çıkan tablo aynen şöyle oluyor. Ülkede sorunları olanları dinleyen siyasiler halka söz verip halkın oyunu alıyor ve iktidar oluyorlar. İktidar olur olmaz ise mutlu azınlığın eline düşüyor ve alkış sesine boğuluyorlar. “Eleştiri hakkı olmayan yerde de, alkışlar koca bir yalandır aslında” Ne acı ki, bu bizim ülkemizde hep böyle ola gelmiştir. Onun için problemlerimiz bu güne kadar ne yazık ki çözülememiştir. Bu oyunun oynanış biçimini kısaca sizlerle paylaşmak istiyorum. Muhalefeti dinleyen ve sorunlarına çözüm bekleyen insanlar, muhalefetin söylediklerine aynen katılıyor ve diyor ki, işte benim yıllardan beri aradığım iktidar. Kolları sıvıyor. Başlıyor reklâma. İşte bizim sorunlarımızı çözecek tek iktidar, diyerek düşüyor yollara, başlıyor nutuklara. Tabiî ki onu sevenler de çevresine toplanıyor birler on, onlar yüz, yüzler bin derken milyonlara ulaşıveriyor. Ve yapılan seçim sonucunda iktidardaki muhalefete, muhalefettekiler iktidara taşınıyor. Ve koltuklar artık halkın sorunlarını çözecek vekillerle doldu, diye düşünen ve çözüm bekleyen vatandaşlar köşelerine çekilip tamam diyerek yakında bütün sorunlar bir bir çözülecek diye iktidara taşıdığı partisinin çözüm üreterek sorunların çözülmesini bekliyorlar. İktidara oturanlarda biraz zaman istiyor oy verenlerden. Tabi ki haklılar, sihirli değnek yok ki, ellerinde. Beklemeliyiz diyerek sabır ve sürur la dolaşıyorlar meydanlarda. Gel zaman git zaman içine şüpheler düşmeye başlıyor seçmenin. Ortalıkta pek düzelen bir şey yok ama alkışlarda fena değil çevrelerinde. Acaba herkesin durumu düzeldi de benim kimi bozuk diye düşünüyor ve akıl erdiremiyor. Bu arada iktidara yolladığı şahsiyetlerle de arası uzaklaşıyor. Eskiden hal hatır soranlar vardı, kimseler yanına uğramaz oluyor. İki kelam edecek ama nerde, ne zaman, nasıl yapacak. Şimdi bu kadar alkışların yanında, işler bozuk dese beceriksizliği ortaya çıkacak. Ya da sen kimsin arkadaş nerede yaşıyorsun diye belki gönlünü kırıcı bir söz işitebilecek. Onurlu olduğundan oturup tekrar hesap yapmaya başlıyor. Bunların da diğerlerinden farkı olmayacak diyor. Bu güne kadar iktidara taşıdıklarından hiç ilgi görmedi. Zaten bir ömürde ortalama sekiz defa oy kullanır bir seçmen. Her zaman seçmenin çoğunluğu nedense muhalefette çok iyi anlaşırlar. Bunun içinde seçmenlerin çoğu hep muhalefette durur. İktidara taşıdıklarıyla hiç anlaşamamış bu güne kadar nedense. Dertler hep muhalefette sayıldığı için, vatandaşında derdi çok, onun için muhalefette olmakta yarar var diyerek muhalefette olanlarla gönül birliği kuruyor. Çünkü dertleri onlar bilir. Sorunları onlar bilir. Fakiri fukarayı onlar dinler. En azından umut verir. Ne demişler “umut beşerin ekmeğidir, ye memo ye” işte değerli dostlar! Muhalefette verilen sözler iktidarlar tarafından yerine bir getirilebilse, her yer süt liman olacak. Çözüm yine seçimde. Ancak, seçimden sonra seçilenleri seçim sandığında değil, iş başındayken hesap sormayı bilmemiz gerekmektedir. Yoksa daha çok beş yıllar bekleriz…


 


Kalın sağlıcakla değerli okuyucularım…


 

#muhalefette #roman #new #zaman #iktidara #cozum #diyerek #basliyor #gune #degerli

Yazarın Diğer Makaleleri