Fahrettin YILDIZ Fahrettin YILDIZ Vahyin Aydınlığında

Yardımlaşma Ve Dayanışma

İnsan, yaratılışı gereği “sosyal bir varlık”tır. Ama o, bu özelliğini açığa vurmak için toplum tecrübesine muhtaçtır. Bu yüzden insanın toplum içinde yaşaması zaruri, toplumdan uzak kalması da zararlıdır. Şu halde insanı tabiattan ve toplumdan ayrı düşünemeyiz. Onu tabiattan ayrı düşünmek, dalından koparılmış bir çiçek; toplumdan ayrı düşünmek de ailesinden kaçırılmış bir çocuk durumuna düşürür. İnsan rızkı tabiatta, itibarı da toplumda kazanır. Görüldüğü gibi İslam, insanı sosyal bir varlık kabul etmekte ve “Müslüman tek başına olamaz” demekte; bunun için de onun fertten şahsiyete, iptidaiden kemale, cemaatten cemiyete ve medeniyete doğru bir yol izlemesini istemektedir. İnsana düşen görev de İslam’ın bu “sosyal idealini” gerçekleştirecek adımları atmak ve gereken gayreti göstermektir. İşte ferdin tekâmülünü ve İslam’ın sosyal idealini gerçekleştirecek faaliyetlerden biri de “yardımlaşma ve dayanışma”dır.
Konuyla ilgili ayetlerden birinde mealen şöyle buyrulur:
“…günah ve düşmanlıkta değil, iyilik ve takvada yardımlaşın; Allah’a karşı gelmekten sakınıp kendinizi sağlama alın. Unutmayın ki Allah’ın azabı çok çetindir.” (Maide 5/2) buyrulur.
Ayette yer alan “teavün” kelimesi “yardımlaşma” anlamına gelir. Bir insanın yükünü hafifletmek, sıkıntısını gi-dermek ve onu içine düştüğü güç durumdan kurtarmak amacıyla verilen desteğe ve yapılan katkıya “yardım”; bir insanın diğer bir insana destek verip yardımcı olmasına, onu faydalı bir faaliyete geçirip onun yaptıklarından yarar-lanmasına ise “dayanışma/tesanüt” denir.

“Birr” kelimesi de “iyilik” demektir. Bu kelime, dinin önerdiği farz, vacip ve müstehap gibi hükümlerle, güzel gördüğü iman, ibadet, ihsan, itaat ve doğruluk gibi bütün ahlaki değerleri ifade etmektedir. Bunun için insanı Allah’a yaklaştırıp ona sevap kazandıran hayırlı işlerin tümüne “birr/iyilik” denir. (Krş. Bakara 2/177)
Hemen hatırlatalım ki iyilik, sadece servetle değil, aynı zamanda emek, hizmet ve güzel ahlakla da yapılabilece-ğinden Hz. Peygamber “birr” kelimesini “güzel ahlak” olarak açıklamıştır. (Müslim, Birr, 5)
“Takva” kelimesi, “Allah’a derin bir saygı duyup sahih inanç ve Salih amellerle O’nun azabından korunmak; başta inkar ve şirk olmak üzere her çeşit günahtan sakınıp İslam’ın doğruluk ve değer ölçülerine göre yaşamaktır.” Takva, dinin canı, dindarlığın ruhu ve bütün ahlaki öğretilerin özüdür. Şayet takvadan maksat bu olmasaydı o İs-lam’da kemal ve kurtuluş yolu sayılmazdı.
“İsm” kelimesi de “günah ve kötülük” anlamına gelmektedir. İyiliğin zıddıdır. Bunun için “insanı hayır işlemek-ten ve sevap kazanmaktan alıkoyan, işleyene de ceza gerektiren her kötü fiile” ism denmiştir. Ayrıca Hz. Peygamber bu kelimeyi “insanın için bulandırıp vicdanını rahatsız eden ve başkalarının duyup bilmesini istemediği şey olarak tefsir etmiştir. (Müslim, Birr, 14)
“ ‘Udvân” kelimesi ise “düşmanlık” demektir. Bunun için anılan kelime “Allah’ın koyduğu sınırları aşmak, in-sanlara haksızlık yapmak, sataşmak ve onlarla savaşmak” şeklinde yorumlanmıştır. (Kurtubi, Tefsir, VI, 46–47)

• Görüldüğü gibi ayette “yardımlaşma”, “teavün” kelimesiyle ifade edilmekte; yardımlaşmanın “dayanışma” şeklinde olması istenmekte ve ahlaki sınırları çizilmektedir. Çünkü böyle yapılırsa imtiyazlı şer güçlerin, Müslümanlar üzerindeki baskı ve etkileri önlenebilir. Bunun için Müslümanların, dinin temel ilke ve hedefleri etrafında fikren ve fiilen birleşip etkili bir örgütlenmeye gitmeleri gerekir.

• Yardımlaşma ve dayanışmanın meşru zeminini, özgün tabiriyle “birr ve takva” yasak sınırını ise “ism ve ‘udvân” oluşturmaktadır. Bu durumda iyilik her hal ve şartta desteklenmesi, çoğaltılması ve omuz verilmesi gereken bir prensiptir. Kötülük ve düşmanlık ise asla istenmeyen ve işlenmemesi gereken bir şeydir.

• İnsanların iyilik ediyoruz diye yüzlerini sağa sola döndürmeleri yahut da bazı adetleri itiyat edinmeleri iyilik değildir. Esas iyilik, inanç ve samimiyetle davranmak, sahip olduğu maddi manevi imkânları da ihtiyaç sahipleriyle içtenlikle paylaşmaktır. Böyle bir iyilik, yılanı deliğinden çıkaracak, kılıcı kınına sokturacak ve düşmanlıkları dostluğa dönüştürecek kadar etkili bir güce sahiptir. Bu yüzden Kur’an, gerçek iyiliğe Allah’a tam inanıp ihlâs ölçüsünde ibadet etmekle; insanlara da ihsan kalitesinde hizmet vermekte ulaşılabileceğini bildirmiş, içinde iman, ibadet ve ahlaki er-demlerin yer almadığı hiçbir biçimselliğin iyilik sayılamayacağını, din açısından da bir değer taşımayacağını; özden yoksun bir biçimsellikle de gerçek dindar olunamayacağını belirtmiştir. (Bakara 2/177; Mülk 67/2 vb.) unutmamak gerekir ki bir insanı cennete götürecek şey, imandan sonra işindeki kalitedir. İşte “birr ve takva” kelimeleri “iyi ve kaliteli kulluğu” ifade etmektedir.

• Yardımlaşma, maddi ve manevi boyutu olan bir olgudur; onun en başta gelen manevi unsuru da “ülfet”dir. Ülfet ise “ısınma, kaynaşma ve sempati duyma” demektir. Ülfetin olmadığı yerde gerçek bir yardımlaşma, kaynaşma ve sosyal büyümeden söz edilemez. Dünya önlerine yığılsa ülfetsiz infak insanları birbirine ısındıramaz ve onları tek yürek haline getiremez. (Krş. Enfal 8/63) bu yüzden Müslüman infakı ülfetle yapmalı, insanlara sempatik ve sevecen davranmalı, yaşama ve yaşatma sevinciyle dopdolu olup hayatta iyi ve güzel duyguları zinde tutmalı; Müslümanlar da “ülfet toplumu” oluşturmalıdır. Yardımlaşmanın diğer manevi unsurları ise “nasihat/içtenlik, sevgi, şefkat, merha-met ve samimiyet”tir. Bunun için yardımlaşmada en üst kavram olarak kullanılan “sadaka”, samimiyet ve içtenlikle yapılan yardımı, onu ehline verip iş görür hale getirmeyi ifade etmektedir. Ayrıca o, kişinin Allah’ın buyruklarına iç-tenlikle uymasının ve insanlığın hayrına gördüğü iyi işleri samimiyetle yapmasının en önemli nişanesidir. Kısacası yardımlaşma ve dayanışma hem ferdi ve sosyal bir sorumluluk hem de imani ve insani bir zorunluluktur.

(Konuya gelecek yazılarda devam edilecektir.)

 

#
Fahrettin YILDIZ Fahrettin YILDIZ editor

YAZARIN SON YAZILARI

Kur'an a Çağrı 4

Kur'an a Çağrı 4

Fahrettin YILDIZ, KUR'ANIN ÇAĞRISI 21.02.2019 ( BAKARA SURESİ 164-167)
Kur'an ın Çağrısı 3

Kur'an ın Çağrısı 3

Fahrettin YILDIZ, KUR'ANIN ÇAĞRISI 29.11.2018( BAKARA SURESİ 130-141)
Kur'an ın Çağrısı 2

Kur'an ın Çağrısı 2

Fahrettin YILDIZ, KUR'ANIN ÇAĞRISI 01.11.2018( BAKARA SURESİ 122-129)
Kur'anın Çağrısı

Kur'anın Çağrısı

Fahrettin YILDIZ, KUR'ANIN Çağrısı 22.11.2018( BAKARA SURESİ 130-141)
Fahrettin YILDIZ, KUR'ANIN ÇAĞRISI 11.10.2018 ( BAKARA SURESİ 113-121)

Fahrettin YILDIZ, KUR'ANIN ÇAĞRISI 11.10.2018 ( BAKARA SURESİ 113-121)

Fahrettin YILDIZ, KUR'ANIN ÇAĞRISI 11.10.2018 ( BAKARA SURESİ 113-121)
Fahrettin YILDIZ, BAKARA SURESİ, 20.04.2018

Fahrettin YILDIZ, BAKARA SURESİ, 20.04.2018

Fahrettin YILDIZ, BAKARA SURESİ, 20.04.2018

GENEL BİLGİLER

Taraklı

Taraklı

Taraklı Nerede, Taraklı'nın tarihi ve coğrafi özellikleri
Taraklı Otobüs Saatleri

Taraklı Otobüs Saatleri

Taraklı - Sakarya Otobüs Kalkış Saatleri
Taraklı'da Gezilecek Yerler

Taraklı'da Gezilecek Yerler

Taraklı'ya geldiğinizde gezilecek yerler neresidir? Taraklı'nın en popüler gezilecek yerleri yazımızda.
Taraklı Termal Turizmi

Taraklı Termal Turizmi

Taraklı'da termal turizmi, Türkiye'deki belli başlı noktalardan biri haline gelmiştir.