Geri
M. Ali ÇINAR M. Ali ÇINAR Onuncu Köy

Biz Kuzey Yarım Küredeyiz

Kuzey Yarım Kürede Ve Türkiye deyiz.


Üç tarafımız denizlerle kaplı bir yarım ada görünümündedir Türkiye’miz. İçinden akan yüzlerce akarsu, binlerce ırmak, onlarca nehir ve yeraltı zenginliklerimiz, üzerinde yaşayan bir avuç zengin ve milyonlarca işsiz. Aç kalmadan yaşanılan ve ölmeyecek kadar da aş bulunabilen şanslı bir ülke. Ülke kaynaklarını kullanabilecek kalifiye elemanını yetiştiremeyen, yetişmiş olanları da gelişmiş ülkelere kaptıran bir ülke. Dört mevsimin doyasıya yaşandığı, binlerce çeşit bitkinin yeşerdiği, toprağımız ana vatanımız bizim Türkiye. Eğer dünya üzerinde cennet kurulsaydı mutlaka Türkiye’de kurulurdu diyorum. Elini uzattığın zaman her ülkeye istediğini verir, istediğini satar ve ülkemize de cukkaları getirebilirdik. Ama ne yazık ki, satmak için değil bu gün ellerimiz almak için uzanıyor. Şöyle kullandığımız araç gereçlere baktığımız da bize ait olan üzerinde Türk Malı yazılı hiçbir şey göremiyorum. Dünyanın en torpilli yerinde oturup herkese muhtaç olarak yaşamak benim arıma gidiyor. Yakışıyor mu bu, bize beyler. Etraf prof tan geçilmiyor. Bizim kadar senaryo üreten ve hazır tüketen, aynı zamanda boş laf üreten acaba başka bir ülke var mı? Bir zamanlar üç kıt’a da 600 yıl hüküm süren asil bir Milletin bu kadar sefil evlatları nasıl oluşturuldu. Kimliğimiz ve kişiliğimizde nasıl arıza meydana getirildi. Böyle toprağı mümbit olan bir yerde yaşayıp da, çölde yaşayan bir avuç insana muhtaç kalmak bizleri derin derin düşündürmüyor mu? Sebze tohumlarını almak için sıraya girmek ve milyon dolarlar vererek ülkemize çölden tohum getirmek bizim yüksek ziraat mühendislerini incitmiyor mu? Düşünmüyor mu çiftçimiz, neden hesap soramıyor yetkililere, avazı çıktığı kadar niçin bağıramıyor. El âlem çölde balık tutarken biz gölde neden sinek avlıyoruz. Dünyanın en güzel yerinde, en sefil bir şekilde yaşamak, dışarıya milyonlarca dolar aktararak, onlardan aldığımız arabalarla birbirimize caka satmak onurumuza dokunmuyor mu? Biz nerde kaybettik acaba, bunun üzerinde proje hazırlandı mı hiç? Kendimize gelebilecek miyiz? Bu sloganlarla, bu nutuklarla bu insanlık nereye taşındırılmak isteniyor. Yoksa topyekûn götürülüyor muyuz hedefi olmayan bir yoldan. Bu zihin bulanıklığını giderecek bir ilaç acaba ne zaman bulunacak.

Hacca giden hacı adaylarımız oradan tespih ve takke alırken birbirleri ile yarışıyorlar. Üzerinde CHINA (made in çin) damgasını görünce benim annemde örerdi bunu demiyor mu? Görüp de sormuyor mu? Yoksa Türkiye’yle kıyaslayıp orası daha mı ucuz deyip çantasını doldurmaya mı çalışıyor?

Değerli dostlarım,

Şöyle başımızı iki elimizin arasına alıp biraz düşünmeye zaman ayıralım istiyorum. Bana ne, sana ne sözcüklerini çıkaralım lügatimizden. Süslü püslü giyinip alkışlarla karşılanan değil, halkımızın dilinden konuşarak onlara gerçekleri anlatarak alkışlarla uğurlanan şahsiyetler olalım. Bu topraklarda aç kalanlar başka ülkelerde sürünür. Var olan değerlerimizin kıymetini bilelim. İç didişmeleri bırakalım. Bizleri birbirimize düşürüp, üzerimizden çıkar sağlayanları görelim artık. Biz hepimiz bu vatanın çocuklarıyız. Savaşta, barışta, bölüşte kader birliği kuralım. Tüm insanları ve insanlığı sevelim ama zalimleri asla. Bu topraklar bize yeter ve artar. Üç kıt’a da hüküm süren o koca imparatorluğun torunlarıyız biz. Küçük kaplara sığamayız. Dar gelir bize deryalar, kıt’a lar. Yeryüzünün sıkıntılarına çare olalım. Mazlumlar bizleri bir dost gibi algılarken bozguncuların korkulu rüyası olmalıyız. Yeryüzünün tadını bozmayan hiçbir kimseye karşı bir mücadelemiz olmamalıdır. İsteyen istediği gibi inanabilecek ve arzu ettiği gibi özgürce yaşayabilecek bir dünyayı kurmalıyız insanlık için. Dili, dini, ırkı ve rengi ne olursa olsun, Zararlı olmayan her insanın özgürce yaşayabileceği bir dünyayı insanoğlunun arzu ettiği bir mekân olma özelliğini kazandırmalıyız. Aslında tüm insanlık onu özlüyor. İhtiraslı ve gözü dönmüş liderlerin dışında. Şuna kesin inanıyorum ki, hiçbir ülkenin tabanı yani halkı savaş istemiyor. Seçtirilmiş ve kullanılmaya müsait liderleri dünyanın huzurunu bozma zihniyetinde olan güçler maalesef çok iyi kullanabiliyorlar.
Halkın hâkimiyeti olmayan yerde hakkın hâkimiyeti de olmaz.

Sağlıcakla kalın değerli dostlarım.

 

#uzerinde #ulke #insanlik #bizleri #dunyanin #zaman

Yazarın Diğer Makaleleri