Fahrettin YILDIZ Fahrettin YILDIZ Vahyin Aydınlığında

Duanız Olmasa–2


Dua ederken bazı şekli ve ahlaki şartlara uyulması gerekir. Bunlardan en önemlisi, dua eden kimsenin Allah’a huşu içinde yalvarması, aynı zamanda edepli, istekli ve ümitli olmasıdır4. Ayrıca insan, duayı duyarlı bir kalple yapmalı, isteğini sade ve kesin bir dille belirtmeli, Allah’tan beden ve ruh sağlığı, dünya ve ahiret mutluluğu istemeli, birde duanın kabulü için acele etmemelidir. Dua sözcükleri mümkün olduğunca ayet ve hadislerden seçilmelidir. Özellikle örnek dua metni mahiyetindeki bazı sure ve ayetler1, dua olarak okunabilir. Bunların başında da kulun taleplerini ve en içten dileklerini benzersiz bir üslupla dile getiren “Fatiha” suresi gelir. Bu özelliğinden dolayı anılan sure bütün Müslümanların en çok okudukları dua metni haline gelmiştir. Ayrıca Hz. Peygamberin dua ederken en çok “Ey Rabbimiz! Bize bu dünyada iyilik ver, ahirette de; bizi ateşin azabından koru2”. anlamındaki ayeti okuduğu ve Müslümanlara da bu ayeti okumalarını tavsiye ettiği belirtilir3. Peygamber uygulaması ve tavsiyesi nedeniyle Fatiha suresi gibi bu ayet de, bütün Müslümanların namazda ve namaz dışında her vesileyle okudukları dua ayetleri arasında yer almıştır.

Kur’an da yer alan dua ayetleri ile Hz. Peygamberin aynı mahiyetteki hadisleri, hem Allah ve Peygamber sözü olmaları hem de manalarının zengin ve kapsamlı oluşu nedeniyle Asr-ı saadetten itibaren Müslümanlar tarafından büyük ilgi görmüş ve bu ilgi me’sur duaların derlendiği birçok kitabın telif edilmesine yol açmıştır4.

Dua konusunun daha iyi anlaşılması için, onun gerçek mahiyetinin ve önemlim vasıflarının açıklanması şarttır. Kur’na da dua edene Allah’ın karşılık vereceği bildirilir5. Bunun prensip olarak duanın fayda verdiğine inanmak gerekir. Ancak buradan Allah her isteneni yerine getirir şeklinde bir sonuç çıkarılmamalıdır. Çünkü Allah, sünnetullaha (varlık ve oluşa egemen kıldığı ilkelere) ters düşmeyen duaları kabul eder. O’ nun kendi yasalarına aykırı davranması beklenemez. Bunun için, kimden gelirse gelsin Allah, kendi yasalarına ters düşen talepleri reddeder.

İslam ölçülerine uyan gerçek bir duanın iki önemli vasfı vardır. Bunlardan biri “teşebbüs” diğeri de “tevekkül” dür. Duanın değerinin olması ve hedefini bulması için, önce gayretin kuldan gelmesi gerekir. Zira insandan istenen, ilahi düzenin gerekleri içinde elinden geleni yapmasıdır. İnsanın güç ve kapasitesi oranında sebeplere sarılıp işin gereğini yerine getirmesi, o sebeplerin Yaratıcısına karşı fiili bir duadır. Teşebbüs dediğimizde budur. Kim yaparsa yapsın böyle bir dua çoğu kez karşılıksız kalmaz. Demek ki Allah’ın kâinatta koymuş olduğu düzenin gereklerine göre davranmak, bir tür fiili dua olmaktadır. Bu aynı zamanda Allah’ın rahmet kapısını çalmaktır. Fakat cevap ona aittir.

Arzu edilen şeyi elde etmek için teşebbüs gerekli olmakla birlikte tek başına yeterli değildir. Birde işin tevekkül boyutu vardır. Teşebbüsün son sınırına gelince tevekkül alanına girilir. Bu yüzden teşebbüsten sonra güven içinde Allah’a iltica etmeye tevekkül denir. İşte dua, bu iki esası kendinde toplayan bir ibadettir. O, maddi hayat için gerekli olan teşebbüsle manevi manevi hayat için gerekli olan iman ve tevekkülü dengeli biçimde yürütme işlemidir. Bunun için teşebbüs ve tevekkül, İslam’da duanın iki yönü ve birbirinden ayrılmaz bir bütündür.

Çağımızda batı alemi teşebbüse ağırlık verdiği için maddi alanda büyük bir ilerleme sağladı ve tekniğin zirvesine ulaştı. Ancak tevekkül yönünü ihmal ettiğinden bu üstünlük insanlığa gerçek bir mutluluk getirmedi. Doğu alemi de tevekkülü yanlış yorumlayarak teşebbüsü ve gayreti gevşetti, sonunda Batı’nın uydusu haline geldi.
Sonuç olarak dua, insanın Allah’tan bir şey istemesi, O’ nu anması ve yardıma çağırmasıdır. O hamd, şükür, zikir, tespih, istiane ve istiaze gibi eylemleri kapsayan dini duygu ve yönelişin ifadesi, kulluk makamlarının da en önemlisidir. Bu yüzden Kur’an da insanın, ancak Allah’a olan yönelişi ile değer kazanacağı belirtilmiş “Duanız olmasa size ne diye değer versin1” denilmiştir. Öyleyse insan, Allah’a yönelmeli, daima O’ nun ilgi ve rahmetini çekecek bir başvuru içinde olmalıdır. Tabi ki dua kadar onun makbul olması da önemlidir. Bunun için Hz. Peygamber: “Allah’ım! Ürpermeyen kalpten, doymayan nefisten, fayda vermeyen ilimden ve kabul olmayacak duadan sana sığınırım” diyerek Rab-ine yalvarmıştır.

“ey Rabb-imiz, bu duamı kabul buyur; hesabın görüleceği gün, beni, anamı- babamı ve bütün müminleri bağışla2”


1 Bkz, Bakara 2/285-286; Al-i İmran 3/8-9, 16, 53, 191-194 ;İbrahim 14/35 , 41; Taha 20/25-35, Furkan 25/77 vb.
2 Bakara 2/201
3 Bkz, Buhari Da’avat, 55, Müslim zikir,23
4 Bkz, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, lX, 537-538
5 Bkz, Bakara 2/186vb.
6 Bkz, Hud 11/7-45-47,74-76 vb
.

#
Fahrettin YILDIZ Fahrettin YILDIZ editor

YAZARIN SON YAZILARI

Kur'an a Çağrı 4

Kur'an a Çağrı 4

Fahrettin YILDIZ, KUR'ANIN ÇAĞRISI 21.02.2019 ( BAKARA SURESİ 164-167)
Kur'an ın Çağrısı 3

Kur'an ın Çağrısı 3

Fahrettin YILDIZ, KUR'ANIN ÇAĞRISI 29.11.2018( BAKARA SURESİ 130-141)
Kur'an ın Çağrısı 2

Kur'an ın Çağrısı 2

Fahrettin YILDIZ, KUR'ANIN ÇAĞRISI 01.11.2018( BAKARA SURESİ 122-129)
Kur'anın Çağrısı

Kur'anın Çağrısı

Fahrettin YILDIZ, KUR'ANIN Çağrısı 22.11.2018( BAKARA SURESİ 130-141)
Fahrettin YILDIZ, KUR'ANIN ÇAĞRISI 11.10.2018 ( BAKARA SURESİ 113-121)

Fahrettin YILDIZ, KUR'ANIN ÇAĞRISI 11.10.2018 ( BAKARA SURESİ 113-121)

Fahrettin YILDIZ, KUR'ANIN ÇAĞRISI 11.10.2018 ( BAKARA SURESİ 113-121)
Fahrettin YILDIZ, BAKARA SURESİ, 20.04.2018

Fahrettin YILDIZ, BAKARA SURESİ, 20.04.2018

Fahrettin YILDIZ, BAKARA SURESİ, 20.04.2018

GENEL BİLGİLER

Taraklı

Taraklı

Taraklı Nerede, Taraklı'nın tarihi ve coğrafi özellikleri
Taraklı Otobüs Saatleri

Taraklı Otobüs Saatleri

Taraklı - Sakarya Otobüs Kalkış Saatleri
Taraklı'da Gezilecek Yerler

Taraklı'da Gezilecek Yerler

Taraklı'ya geldiğinizde gezilecek yerler neresidir? Taraklı'nın en popüler gezilecek yerleri yazımızda.
Taraklı Termal Turizmi

Taraklı Termal Turizmi

Taraklı'da termal turizmi, Türkiye'deki belli başlı noktalardan biri haline gelmiştir.