Mustafa Özbilge Mustafa Özbilge Dıngılım

Osmanlı Koleksiyon

İki aceminin yolu bir sahafa düşmüş. Düşmüş de ne olmuş, biri birinden habersiz bir köşede oturmuş, diğeri kuytulardan saklı kitapları devşirmiş.

Amacım bir koleksiyoncunun rafından merakımı indirip poşetlemekse para karşılığı, bunun bir soysuzluk olduğu kredi kartları kadar aşikardır.

 

Niyetimin halisliği, koleksiyoncuda karşılık bulursa, raflardan hiçbir şey almadan oraya bir şeyler bırakırsam, yani her bir parçamı bırakıp çıkarsam, dönüp arayabileceğim, kendini aratan bir koleksiyoncum olmuş olur. Kayıp bir parçam değil, enayiliğe has bir parçam, bilinçli bir terk edişin parçalarını devşirmek için sık sık uğradığım bir dükkanın parçaları...

 

Raflarda dolaşan her bir parçam, bıraktıklarımın hürmetiyle yanımda yürümektedir ve düşündürmektedir beni. Kedilerin ve köpeklerin varlığını mekanda henüz anlamlandıramamışken, bunun da nereden çıktığı, kendini raflara rapdetmiş bir oyunun parçası mı olduğu kuşkusuna düşmeden, karşımda varlığın mucizevi bir türünü kaim kılana secde etmeliyim artık.

 

Ayna yansıtır ancak öteden buraları. Ve ayna yansıtır ancak buradan öteleri. Ne kitaplar ne gravürler ne de kartpostallar... Onlar paslanmış bir aynanın arka yüzüdür cemalin sanatkarlığının yanında. Zülüf dağılmamış, ancak kitaplar ve Osmanlıca tomarlara kendinden bir huy öğretmiştir sanki. Kim toparlıyor onları? Zülüf. Ya kendini perişan raflarda bırakıp kaçan benim parçalarımı... Satın aldıklarımın paraya vurulması şaşkınlık yaratmışsa Zülüf'te, aldıklarım bıraktıklarımdır bundan sonra.

 

Sanatı sanatkardan bağımsız ele almanın günahkarlığından, önce tövbe etmeli, af dilemeli, sonra da yapılan hatanın sanattan uzaklaşarak başka bir hataya kapı aralamasına müsade etmemeli. İşte mucizevi sanat olan Zülüf, yola düşmem için sonuca değil sebebe sarmalıyor beni. Sarıldığım teller aşkına bak, yollardayım.

 

Ey Zülüf, bu koleksiyoncunun raflarından süründüğün tozlar, acemiliğinin kimyası olmalı. Sende hafif kızarıklık halinde bir sürme, bende rahmetin aksırmasıyla çıkan gülünç hal.

 

İki aceminin yolu bir sahafa düşmüş. Düşmüş de ne olmuş, biri birinden habersiz bir köşede oturmuş, diğeri kuytulardan saklı kitapları devşirmiş. Matematik sormuş sonunda berikisi, ötekisinin bilemeyeceğinin kabulünü sezdirerek. Hesaptan anlar birini beklemeye başlamışlar, gecikmeye rahmet okuyup sokak köpeklerinin öğle uykuları içinde.

 

Bir Servet-i Fünuncu, bir ısmarlama romancı, bir ameriklı zenci,  ahlakın teolojik yorumu ve farisi bir ferhenk ile sonuçlanan bir ticaret, beklenen pazarcının gelmesiyle sonuçlanıyor. Ayrılık zordur. Ayılamamak daha da zor.

#
Mustafa Özbilge Mustafa Özbilge editor

YAZARIN SON YAZILARI

Uçmak

Uçmak

Mustafa Özbilge'nin "Uçmak" şiiri
Seçimi Kararsızlar mı Belirleyecek? (23)

Seçimi Kararsızlar mı Belirleyecek? (23)

Türk milleti, en kararlı olduğu dilinde bile bî-karar duruma düşürülmüştür. Dilinde bî-karar kılınan bir milletin ise hiçbir alanda istikrârı temin etmesi mümkün görünmemektedir.
Kardanadam

Kardanadam

...
Taraklı'nın İstiklâl Madalyaları (22)

Taraklı'nın İstiklâl Madalyaları (22)

İstiklal Marşında ifadesini bulan "en son ocak" apartman dairesinden tütmeyecektir.
Belediye Başkanları Muhtar Olabilecekler mi? (21)

Belediye Başkanları Muhtar Olabilecekler mi? (21)

Kararsızlığın, belirsizliğin hâkim olduğu anlarda dahi onların uykuları; kilitlenmiş "hayır" kapılarını açabilen istihâre uykusudur.
Şeytan Boşaltır

Şeytan Boşaltır

...

GENEL BİLGİLER

Taraklı

Taraklı

Taraklı Nerede, Taraklı'nın tarihi ve coğrafi özellikleri
Taraklı Otobüs Saatleri

Taraklı Otobüs Saatleri

Taraklı - Sakarya Otobüs Kalkış Saatleri
Taraklı'da Gezilecek Yerler

Taraklı'da Gezilecek Yerler

Taraklı'ya geldiğinizde gezilecek yerler neresidir? Taraklı'nın en popüler gezilecek yerleri yazımızda.
Taraklı Termal Turizmi

Taraklı Termal Turizmi

Taraklı'da termal turizmi, Türkiye'deki belli başlı noktalardan biri haline gelmiştir.