Mustafa Özbilge Mustafa Özbilge Dıngılım

Vahşi Kapitalizmden Kaçanların İlticâgâhı Taraklı

“Estetik bakış ve ifadeden” uzak turistlerin tarihe, tabiata, sanata doğru yürüyüşleri; Taraklı özelinde, adı anılası şeyler değildir.

Yapılan restorasyon çalışmalarının bir noktaya gelmesinden sonra, turistlerin gelip kalmaya başladığı bir mekanın adı oldu Taraklı. Konakların böyle bir işlevde hizmete sunulmasına yönelik, yapıların iç dekorasyonu da, kısa vadede karşılığını buldu. Yılbaşı tatili için gelenler bunun kanıtı olsa gerek.

Konak sahiplerinin, rezervasyonların yıl içerisindeki durumunu yeterli görüp görmemesi ayrı bir konu. Tahmin ediyorum hiç de yeterli değildir. Bizi de ilgilendiren bir şey değil bu zaten.

Sorumuz şudur.

Turistler Taraklı’ya niçin geliyorlar?

Hemen hemen her gün Taraklı’da görmeye alışık olduğumuz bu insanların tercihleri arasından Taraklı’yı seçilebilir kılan sebep nedir?

Tarihi geçmişi itibariyle bir inceleme konusu mudur Taraklı? Yani gelen turistin aradığı şeyin cevabı, tarihinde mi saklıdır Taraklı’nın?

İstisnaları olsa da, turistler, böyle bir bilincin sonucu olarak seçmiş değillerdir Taraklı’yı. Han, hamam, konak görmeye geldiklerini söylemeleri, turistlerin bir aldatmacasıdır. Sadece dışarıya değil, kendilerine de söyledikleri kuyruklu bir yalan.

Peki, onları Taraklı’ya çeken şey, buranın doğa güzelliği olamaz mı?

Olamaz.

Tabiat bilinciyle yollara düşen turistlerimiz de istisna düzeyindedir.

Tarih ve tabiat, bir bilim ise; turistlerin merakını celp eden şey, bilimin kışkırtıcı nazarı değildir. Şöyle de söyleyebiliriz: “estetik bakış ve ifadeden” uzak turistlerin tarihe, tabiata, sanata doğru yürüyüşleri; Taraklı özelinde, adı anılası şeyler değildir.

Öyleyse nedir turistleri Taraklı’ya çeken şey?

Tilkiden kaçan tavşan, gördüğü ilk kuytu yere atlayacaktır. Tavşana, burayı niçin tercih ettiğini sorarsanız, vereceği cevap; iç etmenlere değil, dış etmenlere bağlı bir cevap olacaktır. Tavşanı kuytuluğa düşüren tek şey, tilkinin boğuculuğudur.

Kuytunun, tavşan için başka yönlerden uygunluğu olabilir (sıcaktır, havuç vardır vb.) fakat bunlar ikinci ve üçüncü dereceden şeylerdir. Asıl olan tavşanın canıdır.

Kapitalist çalışma sistemi, şehirlerde kapana aldığı insanı, âdeta mengenenin dişleri arasında sıkıştırıp, nefes alamaz hâle getirmiş; boğum boğum yaşattığı boğucu hayatı, boğuşması gereken bir dev gibi karşısına çıkartmıştır.

İşte, devlerin dişleri ve makinelerin dişlileri arasından sıyrılarak, Taraklı cennetinin bağrına sığınmayıp da ne yapsın bu insan(cık)lar.

Taraklı bir kaçıştır. Şeytandan, Deccal’den, Frankeştayn’dan bir kaçış…

Bahaneleri de hazır: “kafa dinlemek!”

Patrondan, bozuk paradan, sesten, stresten… uzak, alabildiğine uzak…

Kafa dinlemek isteyen kişi, aslında “kendisini dinlemeyi” istemektedir. Çünkü kendine (fıtratına) uygun düşmeyen şeyleri dinlemeye mahkum edildiği o hapishanenin içerisinde, böyle bir dinleme (dinlenme) ameliyesi imkansızdır.

Taraklı, turistleri mahkum eden kapitalist çalışma sisteminin, tamamen dışında bir hayatı yaşa(t)maya çabalayan pek az mekandan biridir.

Dikkat edin Safranbolu demiyoruz. Safranbolu olmak, kendini piyasaya sunmaktır. Tekbirli, ihyalı tesettürlü mankenlerin, podyumlarda arzı endam etmesinden pek de farklı bir şey değildir bu. Daha üstün olanı, daha alçak olana niçin tercih edelim? Zira sevdiğim bir büyüğüm, bizim Kazkıran’dan ötesine “aşağılar” derken bu kinayeyi düşünebileceğimizi söylemişti.

Taraklı'ya gelen turistler (istisnaları dışında), mülteci gibidir. Şehirlerde yaşanan Pazar Savaşı’ndan, Taraklı’ya iltica etmiş zavallılar…

Sevgili Cem Karaca’nın bir şarkısıyla bitirebiliriz bu yazıyı:

Şehirler güler ama kurt gibi kapar seni.

Hayat güzeldir ama sermaye yapar seni.

Not: “ Uzaklık değildir uzaklaşmanın ölçüsü. Bizim orada bir bahçenin duvarı, Çin Seddi’nden daha çok giz saklayabilir içinde, sessizlik de bir genç kızın ruhunu kumların derinliğinin Sahra vahalarını koruduğundan daha iyi koruyabilir.” (İnsanların Dünyası)

Cennet’in, senin ruhunu, Taraklı’nın bahçelerinden çok daha iyi koruyup saklamasını Latîf olan Allah’tan dilerim Sinem.

 

#
Mustafa Özbilge Mustafa Özbilge editor

YAZARIN SON YAZILARI

Uçmak

Uçmak

Mustafa Özbilge'nin "Uçmak" şiiri
Seçimi Kararsızlar mı Belirleyecek? (23)

Seçimi Kararsızlar mı Belirleyecek? (23)

Türk milleti, en kararlı olduğu dilinde bile bî-karar duruma düşürülmüştür. Dilinde bî-karar kılınan bir milletin ise hiçbir alanda istikrârı temin etmesi mümkün görünmemektedir.
Kardanadam

Kardanadam

...
Taraklı'nın İstiklâl Madalyaları (22)

Taraklı'nın İstiklâl Madalyaları (22)

İstiklal Marşında ifadesini bulan "en son ocak" apartman dairesinden tütmeyecektir.
Belediye Başkanları Muhtar Olabilecekler mi? (21)

Belediye Başkanları Muhtar Olabilecekler mi? (21)

Kararsızlığın, belirsizliğin hâkim olduğu anlarda dahi onların uykuları; kilitlenmiş "hayır" kapılarını açabilen istihâre uykusudur.
Şeytan Boşaltır

Şeytan Boşaltır

...

GENEL BİLGİLER

Taraklı

Taraklı

Taraklı Nerede, Taraklı'nın tarihi ve coğrafi özellikleri
Taraklı Otobüs Saatleri

Taraklı Otobüs Saatleri

Taraklı - Sakarya Otobüs Kalkış Saatleri
Taraklı'da Gezilecek Yerler

Taraklı'da Gezilecek Yerler

Taraklı'ya geldiğinizde gezilecek yerler neresidir? Taraklı'nın en popüler gezilecek yerleri yazımızda.
Taraklı Termal Turizmi

Taraklı Termal Turizmi

Taraklı'da termal turizmi, Türkiye'deki belli başlı noktalardan biri haline gelmiştir.