Geri
M. Ali ÇINAR M. Ali ÇINAR Onuncu Köy

Mazlumun Ah-ı Kalmaz

Kendine çizilen sınırın dışına çıkmamayı ilke kabul edip, kuralları ihlal etmeyen ama ahlaken bomboş olup, her tarafı suç dosyalarıyla dolmuş, ama küpün dışına sızmamış kirlerin içinde yaşamayı hayat tarzı telakki eden gurur ve kibirle böbürlenerek yürümeye çalışan suçluların suç dosyaları zaman gelip bir bir ortaya çıkacaktır. İşlenen hiçbir suç gizli kalmaz. Hele bu suçlar mazlumların hakkına tecavüz ise bunun cezası daha kısa zamanda ortaya çıkacaktır. Üç kuruşluk keyifler o zaman kaçacak. Yaptıklarının karşılığını tamamıyla tadacaktır. O zaman maddi güçlerin ve güçlülerin nasıl güçsüzleştiğini görme fırsatın doğacaktır. Şaşacaksın, şaşıracaksın. Hak yemenin ne olduğunu anlayacak ve tövbende kabul olmayacak. Çünkü kul hakkının tövbesi ancak kulun affetmesiyle olur. Hangi biriyle helâlaşma fırsatı bulabileceksin ki? Tatlı tatlı yedin, acı acı kusacaksın can cazım… Acınacak bir duruma düşüp çevrendekilerden yardım dileneceksin ama ne yazık ki, yardım göremeyeceksin. Ve anlayacaksın o zaman. Bu dünya da kimsenin kimsede ahı kalmayacağını. “Alma mazlumun ahını, çıkar aheste, aheste. Şimdi çıkmasa da ahlar, çıkar bir gün son nefeste”. Söyleyen ne güzel söylemiş. Dinleyenlerde bir ders çıkarabilseydi.

Haksızlık nerede yapılırsa yapılsın, kim yaparsa yapsın, yapanda, göz yumanda, yardım edende, sesini çıkarmayanda vebal altındadır. Hem bu dünyada, hem de ahrette hesap verecektir. Kirli işler sürekli değil, sürelidir. Kısa süreli mutluluk zannedilen eğlenceler acılarla sona erer. Onun için aklımızı başımıza alalım. Yanlış iş yapıp cezasını hem kendimize hem de geleceğimize çektirmeyelim.

Akıllı insan, aklını kullanan insandır. Nefsine yenilen kişi, dardan kurtulmaz başı. İki cihanda da ızdırap çekmek istemiyorsak ne kendimizi kandıralım, ne de başkalarını? Haksızlıklara boyun eğmeden yaşamak insan için en büyük onurdur. Onursuz insanda kibir, kibirli insanda gurur vardır. Şeytanın dostudur gururlu insan. Şeytanla paslaşanlar hayatla anlaşamazlar. Nefsinin esiri olanlar da şeytanın değirmenine su taşıyanlardır.

Dünyada kalıcı şey nedir derseniz, insanlık için yapılan her şey. Kendi kendini heder ederek yığdıklarına bir bakarsın saman çöpü gibi savrulur gider. Övündüğün kadar dövüne de bilirsin. O zaman tüm hayatın insan ve insanlık için olduğunu daha iyi anlarsın. Hedefini güneşe ulaşmak olarak plan yapan bir kişi Ay’a çabuk ulaşır. Şuurlu insan yeryüzünde tüm insanlığın huzur bulması için mücadele eder. Hiç kimsenin inancıyla, kılığıyla kıyafetiyle uğraşmaz. Yapabiliyorsa bir lokma ekmeğini ikramda bulunur. Oturup el âlemin aşıyla işiyle gün geçirmez. Haksızlıklar yapılıyor ise gücü nispetinde haksızlığa uğrayanın yanında yer alır ve haksızlığa karşı koyar. Bizdenmiş sizdenmiş ayrım yapmaz. İnsan nereden olursa olsun, hangi dine mensup olursa olsun insandır, Allah’ın kuludur. Biz ona üç kuruşluk yardım ettik diye ambargo koyamayız. İnsan hür doğmuştur, hür olarak ta yaşamalıdır. Devletler işte insanda korunması gereken bu değeri korumalıdır. Zorla alıştırma metodu insan için çağ dışı bir metottur. İnsanın büyüklüğü de doğru bir şeyi seçmesiyle ölçülemez. Seçme özgürlüğünü kendi iradesiyle kullanma olanağını tanımakla mümkün olur. Laf cambazlığı ile insanları oyalayarak sömürü sistemlerini oluşturup, sefaletlerinin üzerine taht kurarak nutuk atmak insana yakışan bir davranış olmasa gerek. Yaptığın her işte hakkın rızasını gözetip, halkın teveccühüne layık olmak yeryüzünde en yüce bir davranıştır. Diğer bütün davranışlar onun yanında cücedir, yersizdir değersizdir.
#insan #zaman #insanda #suc

Yazarın Diğer Makaleleri