Faruk Serkan YILMAZ Faruk Serkan YILMAZ Beşinci Mevsim

Forson Mustafa

Forson Mustafa öldü ve kimsesizler mezarlığına gömüldü. Ölüm haberi Taraklı'ya tam 20 gün sonra düştü. Ayıbı, Konya Bakım Evi'nde çalışan birkaç sorumlu bölüştü(!)

15 Eylül 2008 Tarihinde yayınlanan "Mustafa'nın (For)Sonu" başlıklı yazımı bir kez daha yayınlıyorum. Yazının ardından birkaç cümle daha kurup bu konuyu kapatıyorum.

Mustafa'nın (For)son’u

Benim cümlelerimin tonajı yetmez aslında onu taşımaya. Onunla “ağırlık” konusunda boy ölçüşemem yani… Ancak onu anlamaya, algılamaya dair öylesine ağır duygularım var ki; buraya yükümü boşaltıp dinlendirmeliydim kalbimi… Çoğu zaman onun da yaptığı gibi…

Evet, dinlenirdi çoğu zaman Garip Mustafa. Önünde umutları, ardında ahşap bir araba; düşerdi yollara Forson Mustafa… Görünüşte başı eğik olsa da; eğmezdi başını, ne yapsın fukara? Hatta özürlülüğünden dolayı, -laf olmasın diye- düşüktü arabasının tarifesi! Kendisi seçmişti kalenderliği. Ucuzdu seferleri…

Mustafa, “Forson” lâkâbını -1960’lı yılların başında- Şekip Ağa’nın aldığı “Forson” marka kamyona duyduğu hayranlık sonucunda almıştı. Şekip Ağa’nın almasıyla “Forson” marka arabayı; Mustafa’nın da “Forson” olacaktı yeni lâkâbı. Zira Mustafa’nın aklı, o kamyonda kalmıştı…

Ona ahşap bir araba yapıvermişlerdi nihayet. Yaşamı boyunca ardında taşıyacağı bu arabayı, taşıtabilecekti Mustafa’ya zaafiyetindeki kudret.

İşte o günlerden bu günlere taşıdı durdu Forson Mustafa.

Dert taşıdı, umut taşıdı, yük taşıdı… Taşıdı durdu Taraklı’yı! Üstelik ahşaptı tek taşıtı!

Ve taşıyamadıkları da vardı!

Anası ona hamileyken ve bahçede çalışırken; annesinin karşısına uğursuz bir “yılan” çıkmıştı âniden! Ve Mustafa’nın anasını korkutmaya yetmişti bu sürüngen… İşte “bundan” dediler Mustafa’ya: “bundan senin sürünmen!”

Velhâsıl Mustafa’yı kızdırabilen tek hadise, ona bu olayı anımsatan o mâlûm imâlardı. Kızdırıyordu onu herhangi bir zamanda, herhangi birinin alaylıca “tıssss” diye yılan sesi çıkarması. İşte bu “tıslamalar” Forson’un taşıyamadığı tek şakaydı. Gerçekten de bu şaka, taşıdıklarından da ağırdı!

40 yılı aşkın bir zamandan sonra bıraktı Mustafa taşımacılığı. Mustafa ki; o aşk duyduğu “Forson” marka kamyondan bile daha sağlam çıkmıştı! Gelin görün ki “ahşaptı” arabası.

Ahşap çürüdü. Mustafa da çürüdü. Ve özürlüydü. Eve gömüldü…
 
Evde de boş durmadı Forson Mustafa. Şaşkınlık veriyordu insana…
 
Eğer ki onun önünde kısmî engelleri olmasaydı; bilmem hâli ne olurdu! Yok yok! Forson “engel” tanımıyordu… Bu kez elinde süpürgesi ve içinde tembelleşirim şüphesi… İbret tablosuydu gözlerde, sabah-akşam kapı önlerini süpürmesi.

Fakat ömrünün son deminde, Forson’nun ayağının kırılması, onu kapımızdan kovmamıza yetmişti. Keza yaşı da geçmişti; yaşı yetmişti! Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı varken, Taraklı’yı kırk yıl sırtında taşıyan Mustafa'nın, Taraklı'da işi bitmişti!

Onu, “Gel, ne olursan gene gel” diyen Mevlana’nın seslenişi etkilemiş olmalı ki, Konya Bakım Evi’ne oldu son seferi… Ve Mustafa kendisini Konya’ya götüren Taraklılı’ya demiş ki: “İyileşirim! Beni burada bırakmayın, e mi?”

Yapamadık yani. Bakamadık!

“Ne olursa olsun,” ne hâle düşerse düşsün, “gel” diyebilmeliydik oysa… Hani bir bakım evimiz olsaydı da, Forson’u tutabilseydik Taraklı’da… O bunca yıldır bunca yükü taşıdı da, biz bir vicdanımızı taşıyamadık zira!

Hiç olmazsa Taraklı’nın ileri gelenleri, öldüğünde getirsinler Mustafa’yı geri. Getirsinler ki; ömrü boyunca Taraklı’yı taşıyan Forson’u, biz de taşıyabilelim hani!
 
Getirsinler ki Forson’un sonu burda olsun!
Burda olsun ki Forson gözünü yumsun!
Son seferinde onu taşıyabilelim ki gözü açık kalmasın.
Ve son kez biz onu taşırken, Mustafa da son yükünü taşısın!
Vicdanımızı taşısın… Vicdan yerde kalmasın!

15 Eylül 2008/Taraklı Ajans

...

Ve biz Mustafa’yı taşıyamadık. O da son yükünü tabi ki… Forson’un, vicdanımızı taşıyacak mecali kalmamıştı. Forson akılda kalmamıştı. Unutmuştuk. Forson’un unutulacağından da zamanında korkmuştuk.
 
Korktuğumuz geldiyse başa, korkmakta haklıymışız. Yükü başkasına yıkmakta ne kadar da haksızmışız. Cümbür cemaat hem de; nasıl da Hakk’sızmışız…

Hiç olmazsa Taraklı’nın ileri gelenleri, öldüğünde getirsinler Mustafa’yı geri” demiştik amma; ‘emanet’, emanete bırakılmazmış zirâ.

Biz “iyi ve güzel işlerde birbirimizle yarışamadık.” Forson Mustafa’yı, Taraklı’da omuz verip de taşıyamadık. Bu yüzden Taraklı’nın ‘ileri gelenler’ine de, iyilikte ‘geri kalanlar'ına da... kimseye sözüm yok. Ortada suçlu yok.

Forson Mustafa’nın; Ben’i, Sen’i, Biz’i ve Siz’i… kimsesi yoktu. Olacağı buydu ve oldu.
 
Zaten Özbilge de: “kimsesizler mezarlığına, kimsesizler gömülür” diyordu.

Ve yine düştü içime yeni bir korku:

“Sizi birbirinizle imtihan edeceğiz” diyen 'kimsesizlerin kimi', bizi Mustafa’nın hesabına çeker mi? Korkulan yine başa gelir mi?

Yukarıdaki yazıma yaptığı yorumunda: “Hadi gündüz gözü ile, al eline kandili de, ‘Mustafa’yı’ bul bize! Ki kaypak vefâ borcumuzu ödeyelim” diyen Ahi Naci’nin dileğini gerçekleştirmek bir yana; Forson’un cenazesini bile getiremedik buraya. Zulumata kandil tutamayan ellerimiz, açılıp açılıp kandil gecelerini bekleyecek senenin muayyen zamanlarında.


Forson Mustafa (Faruk Karaca'nın Objektifinden)


#
Faruk Serkan YILMAZ Faruk Serkan YILMAZ editor

YAZARIN SON YAZILARI

Söz Tutması

Söz Tutması

"Önce söz vardı."
Sebebi Sükut

Sebebi Sükut

...
İçimde Kar Telâşı

İçimde Kar Telâşı

...
Hayat Bayram Ola...

Hayat Bayram Ola...

Zaman Bayramı: Kurban Bayramı
Göklem

Göklem

...
İstanbul ve Ben

İstanbul ve Ben

İstanbul günahta benimle boy ölçüşemez!

GENEL BİLGİLER

Taraklı

Taraklı

Taraklı Nerede, Taraklı'nın tarihi ve coğrafi özellikleri
Taraklı Otobüs Saatleri

Taraklı Otobüs Saatleri

Taraklı - Sakarya Otobüs Kalkış Saatleri
Taraklı'da Gezilecek Yerler

Taraklı'da Gezilecek Yerler

Taraklı'ya geldiğinizde gezilecek yerler neresidir? Taraklı'nın en popüler gezilecek yerleri yazımızda.
Taraklı Termal Turizmi

Taraklı Termal Turizmi

Taraklı'da termal turizmi, Türkiye'deki belli başlı noktalardan biri haline gelmiştir.