Geri
M. Ali ÇINAR M. Ali ÇINAR Onuncu Köy

45 Yılda Biriktirdiğin 45 Saniyede Yok Olabilir

Mal Sahibi Mülk Sahibi,
Nerde Bunun İlk Sahibi,
Malda Yalan Mülkte Yalan,
Var Birazda Sen Oyalan...
Yunus

Burası Türkiye. Depremlerin pek sık görülmediği, unutulduğu anda ortaya çıkıverdiği bir ülke. Bir insan ömründe bu depremleri 3-5 defa yaşar. Kurtulması bir şans mı diyelim yoksa kader mi? Depremin bir kader olduğunu biliyor ve inanıyorum. Ancak Binaların göçmesi bir kader olmasa gerek. Binanın kaderi dersek yanlış söylemiş olmayız her halde. Çünkü yapılan binaların birçoğunda plan ve proje olmadığı gibi, aynı zamanda dayanıklılığı için gereken önlemlerin de oldukça zayıf olduğu hepimizce malumdur. Vatandaş imkânsızlıklar yüzünden başını sokacak kadar bir ev yapmış olabilir. Ancak devlet binalarındaki yıkılmalar bana pek mantıklı gelmiyor. Mühendisi var. Parası var. İşçisi var. Var oğlu var. Neden göçer bu binalar bilmem. Göçer inşaatında değil bunlar. Devlet binaları. Okullar Hastaneler göçmemeli bence. Her yer göçse onlar ayakta kalmalı dimdik hem de. Yıllardan beri şahit olduğumuz tek şey yıkılanlar genelde devlet eliyle yaptırılan binalar. Nerede hata yapılıyor acaba. Bunları söylerken Japonya geliyor aklıma. Günde bir kaç kez sallanan ama hiçbir kişinin burnu bile kanamadan atlatılan depremler beni şaşırtıyor. Neden bunları örnek alamıyoruz. O kadar dualar yapılıyor camilerde türbelerde. Ne kazalar bitiyor, ne de depremler. Her depremde yüzlerce ölü, yüzlerce bina yerle bir oluyor. Her gün yollarda yüzlerce kaza, onlarca ölü… Van depreminde de durum aynı. Yüzlerce evin yıkıldığı, binlerce evin hasarlı olduğu her kanalda söyleniyor. Hiç mi ders almayız bu olup bitenlerden. Sadece depremlerde mi korkarız depremden. Çok çabuk unutuyoruz her şeyi. Tedbir mi ne gezer bizde. Yaşadığımız kadar yaşayalım diyelim ama ona da razı değiliz. Hem güzel yaşayalım diyoruz. Hem de gereken tedbirleri almakta hiçbir gayretimiz yok.

Evet, bu kafayla gitmeye devam edersek daha çok ağıtlar yakarız. Aslında yapılması gereken bir şey var. Palanlı yapılan ve yıkılan evlerin mühendislerin ellerinden diplomaları alınmalı. Müteahhitlerin işlerine son verilmeli. Ve ömür boyu inşaat işi verilmemeli diyorum. Bu arada yaptığı binalar ayakta kalan mühendislere de teşekkür edilmeli ve destek olunmalıdır. Kimsenin yaptığı yanına kar kalmamalıdır. Ayrıca birileri trilyonluk binalarda otururken hala toprak evlerde oturanlar var ise bunun üzerinde de birileri uzun uzun düşünmelidir. Bunca yıl geçmiş adam toprak evden kurtulamamış ise bu durum görmemezlikten gelinmemelidir. Hakça bir paylaşım, emeğin karşılığı ve insanca yaşama hakkı her vatandaşa verilmelidir. Çünkü hepimiz bu ülkenin asil vatandaşlarıyız. Öyle değil mi?

O zaman niye bu kadar farklıyız. Tamahkâr, gözü doymayan insanların açtığı yaralardır bunlar. Böyle toplumlar huzurlu olamazlar, huzur bulamazlar. Sadece huzurluymuş gibi görünmeye çalışırlar. Hem üç kuruşluk menfaatin peşinden koşacaksın, hak hukuk tanımayacaksın sonra da huzur içinde sefa süreceksin. Yok öyle üç kuruşa beş köfte. Yaptığın hataların cezasını önce dünyada tadacaksın. Sonra da öbür dünyada devam edecek. Sende fark edeceksin. Ve kırk beş yıl biriktirdiklerin kırk beş saniyede yok olabildiğinide gözlerin görecek. Yapılan yanlışlara göz yumanlar, sessiz kalanlarda görecek. Çünkü hak yerini bulacak, her kes yaptığının karşılığını görecektir.

Allah bizlere akıl fikir versin. Yaptığımız işler gelecekte başımıza felaket olarak yansımasın. Bu depremde vefat edenlere Mevla rahmet eylesin. Geride kalanlara sabır ihsan etsin. Yaralılara acil şifalar versin.

 

#hem #yuzlerce #her #binalar #devlet #gereken #cunku #kader #roman #new #mso-fareast-font-familytimes

Yazarın Diğer Makaleleri