Geri
M. Ali ÇINAR M. Ali ÇINAR Onuncu Köy

Gelişiyor muyuz? Değişiyor muyuz?

Bana sorarsanız kafam allak bullak. Her ağızdan ilgili ya da ilgisiz, bilgili ya da bilgisiz çıkan gür sesler beynimde travmalar oluştururken beni yorgun düşürüyor. Gür sesle söylenenlerin ardından baktığımda pratikte birçok söylemin karşılığını göremiyorum. Bir bardak suda koparılan fırtınaları çok gördüm. Estiği kadar yağar derler. Estiği kadar yağanı da hiç görmedim. Her şeyi talan edip gitmek var mı? Yıllardır açılan yaraları sarmakla ömrümüz geçip gidiyor. Bütün bu olayların ardından birileri gemilerini yürütürken birileri de gemilerinin tayfalarını yetiştirmeye devam ediyorlar. Bizlerde umut dünyasında umut ederek, hayallerimizin peşinden sonbaharda dökülmüş kuru bir yaprak gibi, esen rüzgârın yönlendirdiği yöne, bir o yana bir bu yana sürüklenip gidiyoruz. Estirilen rüzgârlar bazılarının kurdukları dolapların dönmesine yardımcı olurken, bazı değirmenlere su taşıdığı hepimizce malumdur. Bütün bu olup bitenler koparılan her fırtınanın ardından nelerimizi kaybettiğimizi, ya da bizlere neler kazandırdığını sakin bir kafayla muhasebe etmek durumundayız. Eğer hala sakin bir kafamız kalabilmiş ise. Ben hür sesli sesleri duymak istiyorum. Sesli düşünebilen hisli insanları arıyorum. Rüzgârgülü gibi her yöne dönen döneklerden nefret ediyorum. Kim ne tarafa dönerse dönsün ben aynı yönü gösteren pusulamı arıyorum.

Gözümüzle gördüklerimiz, kulaklarımızla duyduklarımız artık hayal değil. Bu olup bitenler geleceğimizi sigorta altına alıyor ise yataklarınızda mışıl mışıl uyuyabilirsiniz. Eğer içinizdeki his size bir şeyler mırıldanıyor ise, sabah kalktığınızda çorbanızı içmeden sokağa çıkıp sizin gibi sokağa çıkan etrafına bakınarak ne oluyoruz yahu diyenler var ise onlarla bir araya gelip ortak düşüncelerinizi paylaşmalısınız. Eğer hislerinizi bastırmaya çalışıyorsanız ya da kulak ardı etmeye gayret sarf ediyor iseniz benim sizlere söyleyeceğim bir sözüm yok. Birilerinin çizdikleri yoldan yürümekten başka çareniz yok demektir. O yol ki, en çok sevdiğiniz evlatlarınızın yolu olacak. Daha da ötesi kıymetli torunlarınıza miras bırakacağınız emanetlerin içinde yer alacak.

Değişen bir dünyanın içinde yer alırken gelişmeler bazen aleyhimize olabilir. Neyin yararlı nelerin zararlı olduğunu iyi tespit etmek gerekir. Pergelin iki ucu birden açılıyor ise ortaya çıkacak dairenin merkezi nerde olacağı belli olmaz. Hâlbuki pergelin bir ucu daima sabit kalmalı, diğer bir ucun açılmasına da fırsat verilmelidir. Sabit uç ahlak ve öz değerlerimiz olurken açılan uç medeniyete açılan bir yolu takip etmelidir. Yoksa estirilen fırtınaların, bozduğu pusulalar doğrultusunda gözümüzü yumarak hedefi belli olmayan yollarda neslimizi sürüklemeye devam ederiz.  

Sonuç ince eleyip sık dokumanın zamanıdır. Aklımızı cüzdanla değil, vicdanla bütünleştirmeliyiz. Üç kuruşluk menfaatler kimliklerimizi bozmamalı. Her zaman kendimizi muhasebeye çekebilecek sağlam duruşlu ilkeli bir cemiyet olmalıyız. İki kanadı olmayan bir kuşun uçması mümkün değildir. Yükselmenin temelinde önce sağlıklı bir beden, hedefini belirlemiş bir düşünce, aklını iki dünya için kullanabilen ilim ve irfanla bütünleşmiş şahsiyetlerin oluşturacağı cemiyetler ancak medeniyetin yolunu açabilirler. Gereksiz bilgileri ezberleyip aklına kılavuz edenlerin toplumlara yön vermesi oldukça zor görünüyor. Onlar gereksiz işlerle uğraşıp böylece ömürlerini tamamlarlar. Kendi kendilerine verdikleri unvanlar onların gurur kaynağıdır. Hayatta başarılı olamayacakları anlaşılmalarına rağmen unvanlarının arkalarına sığınıp insanlara umut dağıtmaya çalışırlar. Bir önceki başarısızlıklarının hesabı sorulmadıkça yerlerini terk etmezler. Başarısızlıklarına kılıflar uydurarak kendilerini korumaktan başka bir düşünceleri yoktur. Onlardan kurtulmanın tek yolu, istikametini bilenlerle olur. Emanetler ehil ellere verilmedikçe de istikameti olmayanlar işlerinin başından çekilmezler.

 

#classmsonormalfont #10pt #0cm #stylemargin0cm #eger #umut #acilan #ardindan #her

Yazarın Diğer Makaleleri