Fahrettin YILDIZ Fahrettin YILDIZ Vahyin Aydınlığında

Kur’an-I Kerim’i Sünnet Ekseninde Okumak

Kur’an, Allah kelamıdır. O’nun katından Hz. Peygamber’e vahyolunan muciz sözün adıdır. O, Allah ile Peygamber(as) arasındaki ilk diyalog ortamından çıktıktan sonra kitaplaşmış; Kur’an olarak yazılı bir metin haline geldikten sonra da hiç değişmeden bize kadar ulaşmıştır. Görüldüğü gibi Kur’an, birilerinin oturup yazdığı bir kitap değil, Allah’tan insana yönelik canlı bir hitaptır. Kur’an, kendine özgü dünyasından hayata yön vermek ve insanlığa rehberlik etmek arzusuyla kopup gelmiştir. Bunun için Kur’an’ın günlük hayatla ve insan davranışlarıyla irtibatının mutlaka sağlanması gerekir. Bu da Kur’an’ı sünnet ekseninde okumakla yani anlayarak okuyup inanarak uygulamakla gerçekleşir.
 
Çünkü Allah’ın son mesajlarını insanlığa taşıyan Kur’an, beşer ile buluşmasının ardından ilk kez Hz. Peygamber merkezli bir tefsir ameliyesine mazhar olup onun tarafından canlı olarak hayat sahnesine taşınmıştır. Görüldüğü gibi İslam’ın İlk kaynağı Kur’an; onun uygulamadaki birinci dayanağı ve örneği ise sahih sünnettir. Bu yüzden Kur’an, temel ölçü; sahih sünnet de kesin ve doğru çözümdür. Bu sebeple Kur’an’ı sünnet ekseninde okuyup anlamak çok önemlidir. Zira sünnet, Kur’an metninin ilk ve en yetkin biçimde hayat sahnesine konulmuş şeklini, İslam idealinin pratik ve örnek tatbikatını, kısacası canlı Kur’an’ı ve yaşayan İslam’ı temsil etmektedir.
 
Hz. Peygamber, ilahi kaynaktan gelen vahiyleri dile getirmekle kalmıyor, onların nasıl yaşanacağını da gösteriyordu. Öte yandan onun Kur’an ayetlerini tam bir iman ve ihlasla okuyuşu, tilavetindeki tatlılık, jest ve mimikleri, vurgu ve tonlamaları, uyarı ayetlerini okurken hissettiği ve muhataplarına hissettirdiği dehşet, Kur’an’ı bütün samimiyetiyle içinde hissedip yaşayışı, ilahi kelamın insanlar üzerindeki etkisini bir kat daha artırıyordu. O, Kur’an- Kerim’i o kadar samimi ve içten okuyordu ki o anda okuduğu ayetlerde geçen uyarıların hemen gerçekleşivereceği korkusuna kapılıp “ Allah aşkına yeter artık sus!” diyenler bile oluyordu.
 
İslam’ın bugün dünyanın en çok sahiplenilen dini oluşu, Hz. Peygamber’in Kur’an’ı hem teorik hem de pratik olarak başarıyla temsil edebilmiş olmasına bağlıdır. Yine Kur’an’ın diğer kutsal kitapların akıbetine uğramamış olması da Allah’ın inayeti ve himayesi yanında büyük ölçüde Peygamber(as)’in ve onunla aynı inancı paylaşan dava arkadaşlarının bu uğurda her şeyi yapıp Kur’an’ı hayata taşımlarıyla mümkün olmuştur. İşte Hz. Peygamber’in ve dava arkadaşlarının bu eşine az rastlanır ihlâslı ve basiretli gayretleri sayesinde Kur’an, hiç değişmeden nesilden nesle aktarılmış ve dünyanın en çok okunan kitabı olmuştur.
 
Bütün bu güzel gelişmelere rağmen günümüzde karşımızda duran şu acı gerçeği de göz ardı etmemek gerekir. O da Kur’an’ın bugün en çok okunan, ancak en az anlaşılan ve uygulanan bir kitap haline gelmiş olmasıdır. Zira insanımızın bir kısmı onu “ölü namesi ve mezar kasidesi”, bir kısmı “bir hatimle borçlulara eda, hastalara şifa, dertlilere deva” deposu, bir kısmı da “üzerinden servet yığdığı ve unvan kazandığı bir menfaat kapısı” olarak görmekte; böyle olunca da hiç kimse Kur’an’ı bilmemenin ne büyük bir cehalet, ona uymamanın da ne kötü bir sapıklık olduğunu hatırına bile getirmemektedir.
 
İşte bütün bu yanlışlıklardan ve olumsuz durumlardan kurtulmak için bugün de Kur’an’ı sünnet ekseninde okumak; onu özsüz ve asılsız yorumlar yerine hayatın içinde bizzat yaşayarak elde edilen tecrübeler ışığında yeniden anlayıp uygulamak gerekiyor. Çünkü Kur’an, bir bakıma vakıaya cevap veren ve canlı tecrübeyle anlaşılan bir kitaptır. Ayrıca o, tarihe bir kez cevap vermekle miadı dolmuş bir kitap da değildir. Aksine her zaman ve zeminde uygulamaya müsait külli kaideler içeren evrensel bir mesajdır.
 
Sonuç olarak Kur’an on dört asır önce nasıl insani bilinç ile diyalog içersine girip bir çok coğrafyada gönüller fethettiyse bu günde aynı dinamizmiyle insanlığa hitap etmekte; kendisini anlama niyeti ve gayreti taşıyan bütün samimi yönelişlere de açık bulunmaktadır. Çünkü Kur’an, muhtevası itibariyle pasif değil aktif bir yapıdadır. Normatif olması hasebiyle de yüksek karakterli bir metindir. Bu sebeple onda farklı anlayışlara ve zihni kapasitelere hitap eden pek çok hakikat bulunmaktadır. Bu yüzden o, inanan inanmayan herkese çağrıda bulunur. Doğruluğunu ispat sadedinde bütün insanlığa meydan okur. Kendisini anlamaya gelenlere de kucak açar.

 

#
Fahrettin YILDIZ Fahrettin YILDIZ editor

YAZARIN SON YAZILARI

Kur'an a Çağrı 4

Kur'an a Çağrı 4

Fahrettin YILDIZ, KUR'ANIN ÇAĞRISI 21.02.2019 ( BAKARA SURESİ 164-167)
Kur'an ın Çağrısı 3

Kur'an ın Çağrısı 3

Fahrettin YILDIZ, KUR'ANIN ÇAĞRISI 29.11.2018( BAKARA SURESİ 130-141)
Kur'an ın Çağrısı 2

Kur'an ın Çağrısı 2

Fahrettin YILDIZ, KUR'ANIN ÇAĞRISI 01.11.2018( BAKARA SURESİ 122-129)
Kur'anın Çağrısı

Kur'anın Çağrısı

Fahrettin YILDIZ, KUR'ANIN Çağrısı 22.11.2018( BAKARA SURESİ 130-141)
Fahrettin YILDIZ, KUR'ANIN ÇAĞRISI 11.10.2018 ( BAKARA SURESİ 113-121)

Fahrettin YILDIZ, KUR'ANIN ÇAĞRISI 11.10.2018 ( BAKARA SURESİ 113-121)

Fahrettin YILDIZ, KUR'ANIN ÇAĞRISI 11.10.2018 ( BAKARA SURESİ 113-121)
Fahrettin YILDIZ, BAKARA SURESİ, 20.04.2018

Fahrettin YILDIZ, BAKARA SURESİ, 20.04.2018

Fahrettin YILDIZ, BAKARA SURESİ, 20.04.2018

GENEL BİLGİLER

Taraklı

Taraklı

Taraklı Nerede, Taraklı'nın tarihi ve coğrafi özellikleri
Taraklı Otobüs Saatleri

Taraklı Otobüs Saatleri

Taraklı - Sakarya Otobüs Kalkış Saatleri
Taraklı'da Gezilecek Yerler

Taraklı'da Gezilecek Yerler

Taraklı'ya geldiğinizde gezilecek yerler neresidir? Taraklı'nın en popüler gezilecek yerleri yazımızda.
Taraklı Termal Turizmi

Taraklı Termal Turizmi

Taraklı'da termal turizmi, Türkiye'deki belli başlı noktalardan biri haline gelmiştir.