Geri
M. Ali ÇINAR M. Ali ÇINAR Onuncu Köy

Aslında Dert Belli

Kendi egolarımızın esiri olmaktan kurtulamadığımız sürece insanlığa hizmet etme aşkına ulaşamayız. Öncelikle kendi çıkarları etrafında fır dönen, içi ile barışık olmayan, mal sarhoşluğu içinde bocalayıp duran, gelecek kaygısına düşmüş ihtiraslı bir yapı içinde dünyayı kendisine hem de insanlığa daraltan bir yapının yapılanmasına yol açan zihniyeti taşıyan insanlardan insanlık kurtulamadığı sürece yeryüzü fitne ve fesattan nasibini almaya devam edecektir. Konuşurken haktan hukuktan söz edenler kendi nefislerinin esiri olduklarının farkında bile değiller. Bu zihniyet ancak kanaatle kırılır. Vicdanını bir kenara bırakarak cüzdanının esiri olmuş kişiler kendi çıkarları doğrultusunda hareket ederek akarlarını artıracak, menfaatlerine uygun yörüngelerini çizmeye çalışacaklardır. Hepsi birer uydudur aslında. Duygu sömürüsünü ön planda tuttukları için işi olursa seninle merhabalaşır, işi yoksa senden uzaklaşır. İnsanlık önce bu şahsiyet (!) lerden kurtulması gerekir. Çünkü onlar kaz gelecek yeri iyi bilirler. Hayırdan söz ederler hayra solumazlar. Çünkü aklı fikri mal yığmakta, makam kapmakta, kendi düzenini yürütebilecek kişilerle dirsek temasında bulunup daha çok ganimete nasıl sahip olabilirim hesabını kutsal mekânlara kadar taşırlar. Davranışları söylediklerini her gün yalanladıkları halde kızarmaz bir çehre onların sahte yüzlerini gizlemeye çalışır. Yani olmadıkları gibi görünmeye çalışırlar. Aslında içi ile barışık değil, aklı karmakarışıktır bunların. Kendilerine duyulan itibar(!) mal ve servet çokluğundan olduğunun bilincinde oldukları için ellerinden mallarının gitmesini de hiç istemezler. İtibarlarını(!) servetle ölçenler, serveti bittiği anda hiçbir işe yaramayacaklarını da çok iyi bilirler. Sahte dostlukları da çıkarları doğrultusundadır. Bunun üzerine kurmuşlardır dünyalarını. Bu gibilerin endişeleri çok üzüntüleri sayısızdır. Davranışlarıyla konuştukları arasında uçurumlar vardır.

İşte böyle bir yapının hâkim olduğu her yerde. Kim kiminle ne kadar dost olduğu belli olmaz. İşi görülünceye kadar seninle samimi(!) olur. Böyle bir yapılanma bir gün hepimizin başına çorap örecektir. Her kişi yaptığının karşılığını bir gün mutlaka tadacaktır. Hak etmedikleri yerlere haksızlıklarla gelenler hak ettiği karşılığını da göreceklerdir. Hiç kimsenin a-hı kimsede kalmaz. “Alma mazlumun a-hını, çıkar aheste aheste”.

Kısa bir hikâye ile bitirelim yazımızı.
Adamın biri bir gün yolculuk yaparken, bakmış yolda biri yatıyor. Bakıyor ki adam ölmüş. Hemen gidip yetkililere haber veriyor. Gelenler bakıyorlar adam gerçekten ölmüş. Diyorlar ki, bu adamı sen öldürdün. Hayır, ben öldürmedim dediyse de anlatamamış. Adama yirmi yıl hapis vermişler. Adam cezayı aldıktan sonra hâkime diyor ki “bu adamı gerçekten ben öldürmedim”. “Bundan on yıl önce ben birisini haksız yere öldürmüştüm, ben onun cezasını aldım; bunun değil”der... Bilinçli yapılan her yanlışın da mutlaka bir karşılığı olacaktır. Yoksa yaşamanın ne manası olur ki...

 

#gun #adam #cikarlari #esiri

Yazarın Diğer Makaleleri