Geri
Hüseyin Kolaç Hüseyin Kolaç Özgür Düşünce

İdareciler Ve Biz

Her insan sağlıklı, huzurlu, varlık içerisinde, mutlu yaşamak ister. Bunun için çalışır, çabalar. Ama halkın ezici çoğunluğu, bu amacına ulaşamaz. Geçim derdine düşer. Stres içinde sağlığını da, huzurunu da kaybeder. Sonra da kalkar topu, yöneticilere atar.

Suçlanan o yöneticileri halk seçer. Hiç biri gökten inmiyor. Onlar, halk olarak bizim aynadaki yansımamız sadece. Kısaca halkın çoğunluğu olarak bizler, iyi insanlar isek iyileri, kötü insanlar isek kötüleri seçiyoruz. Her toplumda iyiler olduğu gibi, kötüler de olacaktır. Bu kaçınılmaz bir gerçektir. Adaletli olan adaletliyi, ahlaklı olan ahlaklıyı, hırsız olan hırsızı seçer. Yolsuzluk yapanların, yolsuzluk yapan yöneticileri, devletten gücü nispetinde çeşitli yollarla çalanların, başkalarının hakkına girenlerin, az vergi ödemek için geliri az, gideri çok gösterenlerin, işyerini beş bin liraya kiralayıp, resmi evraklarında iki bin yazanların, akla, hayale gelmeyen daha bir çok şekilde çıkarları için kanunsuzluk, ahlaksızlık yapanların, yöneticilerden de şikayet etmeye hakkı yoktur. Sonuçta yolsuzluk yapan yönetici de hırsızdır, onları seçerek devletten çalan kişiler de hırsızdır. Birinin çok çalmaya, birinin az çalmaya gücü yetmiş, tek fark bu.

Millet olarak mutlu olmak istiyorsak, önce kendimizi vicdanımızda hesaba çekmemiz gerekiyor. Toplumun çoğunluğu olarak bizler adil, dürüst, vatanı ve milleti için çalışan insanlar olacağız ki, vatanı ve milleti için çalışan idareciler seçebilelim. Kantarın topuzunu kaçıranlardan hesap sorabilelim, sormaya hakkımız olsun.

Dünyanın en kolay işidir başkalarını eleştirmek. Maharet kendimizi eleştirebilmekte. Kendilerini eleştiriye kapalı tutanlar, söyleyecek sözü olmayanlar, saldırarak, eleştirerek haklı olduğunu ispatlamaya çalışır. Makamı, mevkisi, şöhreti, fikri, zikri ne olursa olsun, doğru yapılana doğru, yanlış yapılana yanlış diyebilmektir erdemlilik. Birilerine duyduğumuz sevgi de, nefret te kör etmemeli bizi.

Farklı fikirlere sahip olmak, sürekli kavga etmemizi, bütün enerjimizi buna harcamamızı gerektirmiyor. Unutmamalıyız ki, savunulan fikirlerin yanlış tarafları olduğu gibi, doğru tarafları da olabilir. Hiç kimse benim fikirlerimi kabul etmek zorunda olmadığı gibi, ben de başkalarının fikirlerini kabul etmek zorunda değilim. Konuşulur, tartışılır, ikna olan olur, herkes fikirlerinde özgürdür. Hiç kimse fikirlerini zorla bir başkasına empoze edemez, bu zorbalıktır. İnsanı ve her şeyi yaratan Yüce Allah bile doğruyu, yanlışı insanlara gösterip, onları zorlamayarak, kendi iradelerinde özgür bırakmışsa, insana ne oluyor ki zorlamaya kalkıyor?

Seçimler yaklaşırken, saldırganlıkların arttığı bu dönemde, fikirlere saygıya, insana hoşgörüye ihtiyacımız olacak. Sadece insanı değil, yaratılan her şeyi sevmeyi ve onlara saygı göstermeyi öğrenelim. Sevgi, bütün güzelliklerin kapısını açan sırlı bir kelimedir. Seversen, saygı göstermeyi, hoş görmeyi, sadakati, merhameti, ihtiyacı olana yardım etmeyi, düşenin elinden tutmayı öğrenirsin. Severek bu özellikleri kendisinde toplamaya başlayan insan, artık erdemli insan sıfatını kazanır. Aksi halde maddi ve manevi çıkarları için sürekli saldıran, kendisine bile sevgisi, saygısı, merhameti olmayan bir insan profiline dönüşürüz.

Hepimiz bu vatan da yaşıyorsak, ortak bir geçmişimiz, ortak bir şu anımız ve ortak bir geleceğimiz var. Kendimizin ve gelecek nesillerin daha güzel bir ülkede yaşamasını istiyorsak, işe kendimizden başlamalıyız. Suya atılan bir taş misali, dalga dalga genişlemeliyiz etrafa. En azından, ortak doğrular etrafında toparlanabilmeyi öğrenmeliyiz. Ülkemizin bağımsızlığı, vatana yapılan saldırılar, adalet, daha güzel bir yaşam, terörün, sömürünün olmadığı bir vatan, adil paylaşım gibi daha bir çok ortak değerler etrafında, tek fikir, tek yürek, tek beden olabilmeliyiz. Millet olarak kurtuluşumuz buna bağlı. Birbirimize saldırarak, sadece bu ülkede gözü olanların değirmenine su taşımış oluruz. Bunun maddi ve manevi bedelini ise, hiç birimiz ödeyemeyiz.

Farklılıklarımızı zenginlik olarak görüp, bir olmalıyız ki beşeri hiçbir güç yıkamasın. Bir olmalıyız ki, paylaşmayı öğrenelim. Bir olmalıyız ki, kalkınalım, gelişelim, hem kendi milletimize, hem dünyaya örnek olup, dertlilere derman olalım. Bir olmalıyız ki, dünyayı kasıp kavuran bu sömürü düzenini ezip geçelim. Birlikten dirlik, dirlikten mutluluk doğar.

Bütün güzelliklerin sizlerle olması dileği ile, Allah’a emanet olunuz.


#olmaliyiz #hic #insan

Yazarın Diğer Makaleleri