Taraklı'da Sahadaki Gerçekler...
Taraklı'da Sahadaki Gerçekler: Beklentiler ve Eksikler
Değerli Okurlarım, hepinizi saygı ve muhabbetle selamlıyorum. Bu yazıyı kaleme alırken ne kimseyi överek yağcılık yapma, ne de eleştirerek çamur atma niyetindeyim. Amacım sadece Taraklı’da yaşayan vatandaşlarımızın beklentilerini ve ilçemizin mevcut durumunu olduğu gibi sizlere aktarmak.
"Beklenti büyüktü, geçen zaman ise soruları artırdı."
2024 yılında Taraklı Belediye Başkanı İbrahim Pilavcı ikinci kez seçildiğinde, hepimizin ortak bir beklentisi vardı: Sadece günü kurtaran değil, Taraklı’nın geleceğine yön verecek projelerin hayata geçirilmesi.
Ancak aradan geçen iki yılın ardından sahaya baktığımızda, açıkçası düşündürücü bir tabloyla karşı karşıyayız.
"Zorluklara rağmen yapılanlar var, ama yeterli mi?"
Elbette hakkı teslim etmek gerekir.
2019’da başlayan süreçte belediye kolay bir dönemden geçmedi. Pandemi, savaş, deprem, ekonomik kriz… Bunların hepsi yerel yönetimleri ciddi şekilde etkiledi. Buna rağmen doğalgaz gibi Taraklı için yıllardır beklenen bir hizmetin üç etapta tamamlanması önemliydi. Bugün birkaç hane dışında neredeyse herkes doğalgaz kullanabiliyor. Bu gerçekten küçümsenecek bir hizmet değil. Yine birçok mahallede yol, asfalt, parke ve çevre düzenlemeleri yapıldı, sosyal tesisler açıldı, çocuk oyun grupları kuruldu.
"Hizmet var, ama adaletli dağılım tartışılıyor."
Ama sahada şunu da duyuyorsunuz:
“Her mahalle aynı hizmeti alamadı.”
Bu serzeniş az değil. Yapılan hizmetler var, ama adaletli dağılıp dağılmadığı konusu tartışılıyor.
"Çevre adına atılan adımlar önemli bir kazanım."
Bir diğer önemli konu ise çöp meselesiydi. Vahşi depolamanın kaldırılması ve Katı Atık Aktarma İstasyonu’nun devreye girmesi Taraklı adına gerçekten büyük bir kazanım. Hem çevre korunuyor hem de geri dönüşümle ülke ekonomisine katkı sağlanıyor. Bunlar doğru ve önemli adımlar.
"Artık beklenti hizmet değil, vizyon projeler."
Sevgili Okurlar, burada asıl mesele şu:
Bu yapılanlar yeterli mi? Ne yazık ki değil. Çünkü artık beklenti farklı. Artık Taraklı’nın geleceğini şekillendirecek projeler bekleniyor.
"Verilen sözler var, sahada karşılığı henüz yok."
İkinci dönemin üzerinden iki yıl geçti ama Göynük Suyu bağlantılı Değirmen Suyu projesi, dere ıslahları, Aksu Deresi düzenlemeleri, mesire alanları ve yürüyüş yolları hâlâ ortada yok. Yaz aylarında derelerden gelen kokular ise hem vatandaşları rahatsız ediyor hem de ilçeye gelen misafirlerde kötü bir izlenim bırakıyor.
"Planlama doğru mu, yoksa yeni sorunlar mı doğuyor?"
Konut meselesi de ayrı bir konu. “Türkiye Yüzyılı” TOKİ konutlarının ilçe merkezine uzak yapılması başından beri tartışılıyor. Vatandaşın beklentisi daha merkezi bir yerdi. Evet, çalışmalar başladı ama planlama doğru mu? İşte bu soru hâlâ cevap bulmuş değil.
"Turizm konuşuluyor ama somut adımlar bekleniyor."
Turizm deseniz… Hisar Tepesi, Hıdırlık Tepesi… Yıllardır konuşuluyor. Malzemeler var ama ortada icraat yok. Bekliyoruz, hâlâ bekliyoruz.
"Geçmişin güzel alanları bugün ilgisizlikle anılıyor."
Rüştiye Meydanı’nı hatırlarsınız… Yıllar önce ne güzel yapılmıştı. İnsanlar oturur, sohbet ederdi. Şimdi bakıyorsunuz, bakımsız ve sahipsiz. Vatandaş söylüyor, şikâyet ediyor ama değişen bir şey yok.
"Söz verildi, fakat hayata geçirilmedi."
Şehit Mehmet Nuri Kocabıyık Meydanı için verilen sözler vardı.
“Beton görüntü kalkacak, tören alanı yapılacak, Atatürk Büstü düzenlenecek, Çanakkale şehitlerinin isimleri yaşatılacak” denmişti. Ama ne yazık ki ortada somut bir adım yok. Bu sadece bugün değil, önceki dönemden beri böyle.
"Bir ilçenin ruhu, insanın dinlenebildiği alanlarla yaşar."
Taraklı’nın sokakları tarih kokuyor, evleri göz alıcı… Ama gelin görün ki bir emekli veya yaşlı için Taraklı’yı gezmek, sadece yürümek değil; soluklanmak, çayını yudumlayıp sohbet edebilmek demek. Ne yazık ki, Taraklı’da böyle alanlar yok. Park yok, lokal yok, kafelerde uygun fiyatlı çay içip dinlenebileceği mekan yok.
"İnsanlar sadece gezmek değil, nefes almak istiyor."
Taraklı’ya çoluk çocuk ziyarete gelenler aynı çaresizlik içinde. Yunuspaşa çarşısında gezip alışveriş yapmak başka, “Bir dakika oturup nefes alayım, bir çay içip dinleneyim” demek başka. Ama çare yok; oturacak bir çay bahçesi yok, sadece kaldırım kenarları ve meraklı bakışlar.
"Küçük mutluluklar, büyük eksikliklere dönüşmüş durumda."
Özellikle emekli dostlarımız için bu daha büyük bir hüzün… Ucuz ve kaliteli bir çay içip, eski günleri yad ederek sohbet etmek istiyorlar. Kafelere gidemiyorlar; caddede orada burada oturmak istemiyorlar. Onların küçük mutlulukları, bir çay bahçesinde bir gölgelikte, bir bardak çayla yaşanabilir.
"Taraklı insanı geçmişteki o samimi ortamı geri istiyor."
Taraklı insanı o eski parktaki ruhu geri istiyor. Verilen sözün tutulmasını istiyor.
"Termal potansiyel, doğru değerlendirilirse büyük fırsat."
Taraklı’da bulunan iki büyük termal devremülk tesisi. Mevcut hali ile Taraklı’nın ekonomisine önemli katkı sağlamakla birlikte hâlihazırda tam kapasite çalışmıyor. Bu tesislerin geliştirilmesi ve desteklenmesi, hem turizm potansiyelimizi artıracak hem de ilçemizde istihdamı yükseltecektir. Başkan İbrahim Pilavcı’nın bakış açısıyla, sıcak su ve termal kaynaklarımızın değerini bilerek, Taraklı’yı ekonomik olarak ayağa kaldıracak adımlar atılması önemlidir. Burası, hem Taraklı hem de Sakarya için büyük bir turizm yatırımıdır. Kıymetini bilmemiz gerekiyor.
"Taziye evi ihtiyacı artık ertelenemez bir gerçek."
Taraklı’da yıllardır sıkça dile getirilen bir başka ihtiyaç da taziye evi meselesidir. Maalesef cenaze yakınları, acılarını yaşarken ne oturacak uygun bir alan bulabiliyor ne de misafirlerini ağırlayabilecek bir mekân… Taraklı’da ihtiyaç duyulan taziye evi konusunda Başkan İbrahim Pilavcı sorunun farkında ve hak veriyor; ancak henüz somut bir girişim yapılmış değil. İlçemizin böyle bir sosyal mekâna ihtiyacı olduğu aşikâr ve beklenti, kısa zamanda adım atılması yönünde.
"Yerel yönetimin gücü, halkla kurduğu bağdır."
Sahada en çok dikkatimi çeken konulardan biri de esnafla iletişim meselesi oldu. Açık söyleyeyim, duyduklarım beni şaşırttı. “Başkan iş yerime gelmedi, çayımı içmedi, derdimi dinlemedi” diyen çok sayıda esnaf var. Makama ulaşmakta zorlanan vatandaşlar da var. Bu gerçekten düşündürücü. Çünkü yerel yönetimin en güçlü yanı vatandaşla kurduğu bağ değil midir?
"Şeffaflık sözü verildi, ama beklenti hâlâ karşılanmadı."
Burada şunu da özellikle belirtmek gerekir: Başkan İbrahim Pilavcı, gerek ilk seçim döneminde gerekse hizmet sürecinde vatandaşa şeffalıktan söz etmişti. Hatta halk günleri düzenleyerek belediyenin hizmetleri ve meclis faaliyetleri hakkında bilgilendirme yapılacağını duyurmuştu. Başkan’ın zaman zaman mahallelerde vatandaşlarla bir araya geldiğine tanık oldum; fakat kapsamlı bir halk toplantısı veya esnafla geniş kapsamlı görüşme hatırlamak zor. Esnafın sitemini duyduğumuz bu noktada, şeffaf ve düzenli bilgilendirme beklentisi hâlâ önemli ve çözülmesi gereken bir konu olarak duruyor.
"Bilgi yerine sadece görüntü paylaşımı yeterli değil."
Belediyenin sosyal medya sayfalarına baktığınızda, gözünüze hemen düğün, dernek ve benzeri etkinliklerden kareler çarpıyor. Oysa halkın günlük yaşamını ilgilendiren, bilgilendirici, rehber niteliğinde içerikler neredeyse yok. Halk, sayfalara baktığında sadece etkinlik fotoğraflarıyla karşılaşıyor; gerçek bilgilere ulaşmak için hâlâ kulaktan kulağa dolaşan eski yöntemlere mahkûm.
"Geciken projeler cevap bekleyen sorular doğuruyor."
Hacımurat Mahallesi’ndeki Cumhuriyet Meydanı… Kapalı pazar yeri ve 11 iş yeri hâlâ açılmadı. İnsan sormadan edemiyor: Neden? Bu kadar gecikmenin sebebi ne? Plan mı, bütçe mi, yoksa başka bir şey mi? Bu soruların cevabını Taraklı halkı hak ediyor. Köylü pazarı konusu da ortada. Taraklı’ya yakışan, düzenli, temiz bir pazar artık ihtiyaç değil, zorunluluk.
"Tarihi korumak, sadece geçmişi değil geleceği de kurtarmaktır."
Bir de restorasyon meselesi… Hisar Mahallesi’nde kamulaştırılan evler var. Restore edilecekti. Ama bugün bakıyorsunuz, metruk hâlde ve tehlike saçıyor. Oysa Taraklı, Hisar Konağı gibi örnek projeler yapmış bir yer. Ödüller almış, örnek gösterilmiş. Kendi ustalarıyla, kendi atölyeleriyle tarihini ayağa kaldırmış bir ilçe. Şimdi soruyorum: Ne değişti?
"Zaman geçiyor, karar anı yaklaşıyor."
İki yıl geçti. Önümüzde üç yıl daha var. Bu süre nasıl değerlendirilecek? Taraklı gerçekten vizyon projelerle mi anılacak, yoksa “Yapılacak-Edilecek” cümleleriyle mi vakit geçirilecek?
"Bu yazı bir görüş değil, halkın sahadaki sesidir."
Değerli Okurlarım, burada yazdığım her şey sahada vatandaşlardan duyduklarımdır. Bu bir kişisel yorum değil; Taraklı’da yaşayan insanların sesi, beklentisi ve sitemidir.
"Seçilmiş olmak sorumluluğu da beraberinde getirir."
Son olarak şunu söylemek isterim:
Neticede, İbrahim Pilavcı seçilmiş bir belediye başkanıdır ve Taraklı halkının iradesine saygı göstermek gerekir. Ancak bu iradenin gerektirdiği şeffaflık, halkla düzenli iletişim ve ilçenin geleceğini planlayan projeler konusundaki beklentiler hâlâ önemini koruyor.
"Eksikler var, ama umut hâlâ canlı."
Hepimiz umuyoruz ki, önümüzdeki dönemde Taraklı’nın sorunları çözülür, esnaf ve vatandaşların sesi daha güçlü şekilde duyulur ve ilçe hak ettiği vizyon projelere kavuşur.
"Karne ortada: not düşük, ama telafi hâlâ mümkün."
Beş yıllık sürecin neredeyse yarısı geride kaldı, geriye üç yıl kaldı… Karnemiz hazır, eksikler ve fırsatlar ortada, ama umut hâlâ canlı.
Karne notu açıkça ortalamanın altındadır.
"Söz sırası artık halkta: gözlemleyin, sorun, sahip çıkın."
Sevgili Okurlar, sahadaki sesleri aktarmaya devam edeceğiz; siz de gözlemleyin, konuşun, sorun ve Taraklı’nın geleceğine sahip çıkın.
Şimdilik hoşça kalın…
Bir sonraki yazıda yeniden buluşmak üzere!
