El-Halil Çarşısı'ndan Bir Röportaj
Öğrencim ve kıymetli dostum Haşim Yakar'dan bir yazı tercüme etmesini istedim. O da kırmadı beni. Amerika'da, üniversiteden hocası olan Gigi Z. Hanımefendi ile iletişime geçti. Gigi Z. bizzat Filistin'e giderek şahit olduklarını kaleme aldığı bir yazısını bizimle paylaştı.
***
Gigi Z. onun gerçek ismi değil. Bu isim, onun Filistin'e girip çıkan bir aktivist olduğu için İsrail'le başının belaya girmemesi adına kullandığı müstear bir isim.
***
Gigi Z.nin cesareti, tıpkı 2003 yılında Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah'ta, siyonistlerin buldozeri altında ezilen Rachel Corrie'ninkine benziyor. Ve yine onun endişesi; yerleşimci denen hırsız siyonistlere karşı topraklarını savunan Filistinlilerle omuz omuza mücadele verirken 2024 yılında şehit düşen Ayşenur Ezgi Eygi'ye benziyor.
***
Sözü daha fazla uzatmadan okuyucuları bu içten yazılmış satırlarla başbaşa bırakıyorum.
***
Gazze'de Devam Eden Holokost, El-Halil'de Devam Eden Kristal Gece
7 Nisan 2025'te, işgal altındaki Filistin toprakları olan Batı Şeria'nın El-Halil (Hebron) kentinde genel bir işçi grevi düzenlendi. Büyük küçük tüm esnaf (tahminime göre %95-98'i) greve katılarak işyerlerini kapalı tuttu. Bu, işgalci İsrail güçlerinin ateşkes şartlarını ihlal ederek Gazze'de sürdürdüğü soykırıma karşı bir dayanışma ve protesto eylemiydi.
***
Şehir merkezine yakın tek arabadan oluşan bir ürün tezgâhından, ana caddede 60 yıllık aileye ait bir ahşap el işçiliği dükkânına kadar uzanan bir düzine esnafla röportaj yaptım. Grevin iyi bir fikir olduğu konusunda genel bir fikir birliği vardı. Ancak bu görüş herkes tarafından paylaşılmıyordu. Fakat herkesin ortak olduğu nokta, Gazze'deki şehitlerle ve işgalin vahşeti altında acı çekenlerle dayanışma duygusuydu. Yanlış anlaşılmasın: "İsrail Savunma Kuvvetleri" terimi tam bir yalandır. Doğrusu, "İsrail İşgal Kuvvetleri"dir.
***
Ordu... Hangi şehir veya ülkenin kendi ordusu sokaklarda dolaşır, sıradan insanları terörize eder ve tutuklar? İsrail...
***
Filistinliler, binlerce yıldır yaşadıkları topraklarda bile vatandaş olarak görülmüyor. İşte bu yüzden, dünyanın en yozlaşmış ve çılgın ülkesi olan "Amerika Birleşik Devletleri" tarafından desteklenen apartheid askeri yasaları ve işgali altında yaşıyorlar.
***
Başka bir yalan daha: ABD hiç de "birleşik" değil. Yolsuzluk ve açgözlülüğün hüküm sürdüğü, halkın yetersiz bir yönetim tarafından ezildiği Roma İmparatorluğu'nun 21. yüzyıldaki modern versiyonudur. Bir an önce yıkılsa da kurtulsak. Ve ABD düştüğünde, İsrail de düşecek ki bu da bir an önce olsa iyi olur.
***
Başlangıçta bu yazı, benimle bir düzine kadar soruluk bir anket yapan esnaf ve birkaç müşterinin görüşlerini sunmayı amaçlıyordu. Ancak, hikâyesi diğerlerinden pek de farklı olmayan bir esnafın durumu beni o kadar etkiledi ki, artık odak noktası onun hikâyesi oldu.
***
Vehbullah (gerçek adı değil), El-Halil'in Eski Şehir bölgesinde, konutlara ve camilere giden yolların kesiştiği ideal bir konumda bir dükkâna sahip. 7 Ekim'den sonra başlayan soykırımdan (bu bir savaş değil; savaş iki taraflı olur, bu ise soykırım ve etnik temizlik) önce bu bölge yerli halk ve turistlerle dolup taşıyordu. Dar sokaklarda her türlü dükkân vardı: hediyelik eşyalar, takılar, meyve suyu standları, giyim, turşu ve zeytin satan dükkânlar, oyuncaklar, kahveciler, ayakkabıcılar...
***
Bugün bu bölge bir hayalet şehre dönüşmüş durumda. Herhangi bir günde açık olan dükkânların oranı %30'un altında ve neredeyse hiç müşteri yok. 7 Ekim'den sonra, bölgeyi işgal eden ve sokakların üstündeki dairelere yerleşen yerleşimciler; alışveriş bölgesine taş, çöp ve hatta kanalizasyon atıkları atmaya başladı. Filistinli esnaf, sokakların üzerine brandalar gerdi. Bugün hâlâ brandaların üzerinde birikmiş çöpler görülebiliyor.
***
Yerel müşteriler buraya geri dönmedi çünkü ya aradıklarının artık burada olmadığını düşünüyorlar ya da şehrin ana caddelerindeki yüzlerce daha lüks dükkânda bulmanın daha kolay olduğuna inanıyorlar. Turistler ise 2023 Ekim'inde başlayan soykırım nedeniyle Batı Şeria'ya olan turizmin çökmesiyle geri dönmedi.
***
Çoğu işletme, ekonomik nedenlerle, müşteri eksikliğiyle veya en kötüsü, İşgal Güçleri'nin (İG) keyfi gerekçelerle dayattığı sahte sebeplerle kalıcı olarak kapatıldı. Bu, Vehbullah'a bir kez oldu; ancak o, İsrail işgal güçlerinin psikozuna direnerek hediyelik eşya işini farklı bir yere taşıdı ve mücadeleye devam etti.
***
Ürünleri çok güzel: takılar, kefiyeler, bez çantalar, giysiler, oyma ahşap süsler ve hatta ucuz hediyelik eşyalar. Filistin bayrağı veya zeytin ağaçları gibi Filistin'i temsil eden ürünleri sergilediği için tutuklanma tehdidi aldı. İşaretli ürünleri kaldırma emrine karşı geldi ve İG'ye hangi yasayı ihlal ettiğini sormaya cüret etti. Bazı ürünlerine el konuldu, ancak tutuklanmadı. En azından henüz değil. Bu adaletsizliğin tek kurbanı o değil. Amaç, tüm Filistinlilerin pes ettirilip göç etmesini sağlamak (yani etnik temizlik).
***
Vehbullah ile röportajımı Kutsal Hafta'da yaptım. El-Halil turistlerle dolup taşmalıydı. Ne yazık ki öyle olmadı...
***
Vehbullah evlenip aile kurmak istiyor ve yaşı da buna müsait. Ancak bunu karşılayamıyor ve bu durumun onu ne kadar ağır bir şekilde etkilediği açık. Bunun ne zaman mümkün olacağını hayal bile edemiyor. Dükkânıyla ilgilenmediği zamanlarda ailesi, kardeşleri ve yeğenleriyle vakit geçiriyor. Çok iyi İngilizce konuşan, kibarlığıyla öne çıkan (neredeyse tüm Filistinliler gibi) biri. İngilizcesini okulda değil, turistlerle iletişim kurarak öğrendiğini söyledi.
***
Ne yazık ki, El-Halil'deki yasa dışı yerleşimciler geçici değil. Vehbullah, herkesle iyi geçindiğini söyledi -neredeyse tüm Filistinliler gibi- ve uygun olduğunda Yahudi ziyaretçileri 'Şabat Şalom' diyerek selamlıyordu. Ancak geri zorbalar ona karşılık olarak tükürdüler. Hem de yetişkin insanlar!
***
Bu yıl, Fısıh Bayramı ve Kutsal Hafta çakıştı; hatta aynı gün başladılar. Vehbullah'la geçirdiğim öğleden sonra, bu güzel ülkede (Filistinlilerin ölçülemeyecek kadar nazik, cömert, misafirperver ve dost canlısı olduğu yer) şimdiye kadar gördüğüm en güzel ve umut verici şeye tanık oldum.
***
Rus Yahudisi bir aile dükkânın önünden geçti. Vehbullah, sohbet ettiğimiz sandalyeden kalkıp onları selamlamak için kaldırıma çıktı. Herkes birbirine karşı kibardı. Aile, Vehbullah'la bir fotoğraf çektirmek istedi. İki erkek birbirine sarıldı. İşte olması gereken budur, bundan sonra her gün, sonsuza kadar böyle olmalı.
***
Akşam vakti yaklaşıp ve namaz saati gelirken, Vehbullah dükkânı kapatmaya hazırlandı. Bana, o gün kazandığı tek gelirin, bilekliklere harcadığım 10 şekel (üstelik yanına el işlemesi bir bozuk para cüzdanı hediye etmişti) olduğunu söyledi. Ne yazık ki, ertesi gün Eski Şehir pazar bölgesinin askerler ve yerleşimciler tarafından basılacağı, Filistinlilerin camilerde namaz kılmalarının bile yasaklanacağı söyleniyordu. Vehbullah dükkânını açmayacaktı çünkü hizmet verecek müşteri olmayacaktı. Günü ailesiyle geçirmeyi planlıyordu.
***
Bu insanların direnci onları nasıl ayakta tutuyor?
İnançları onları nasıl besliyor?
Ruhları ne kadar parlak ve güzel...
***
Ve ne kadar büyük bir haksızlığa uğruyorlar; açgözlü, yozlaşmış, nefret, şiddet ve kayıtsızlıkla dolu bir dünya tarafından.
***
Topraklarının gerçek ahlaki sakinleri olarak manen ne kadar zengin ödüllendiriliyorlar.
Allah onları, aralarında kol gezen kötülükten korusun.
İnşallah, Eski Şehir yakın gelecekte yeniden canlansın.
Filistin, işgal belasından özgürlüğüne kavuşsun.
Artık zamanı geldi.
***
Tercüme: Haşim Yakar
