cinarharita

Keşke Bir Yalan Olsak

Mustafa Özbilge, sömürülen tabiatın ve büyük hırsızların yalanlarının gölgesinde, yurtsuzlaşan insanın dramını kaleme alıyor.
Mustafa Özbilge Mustafa Özbilge
Yayın: Güncelleme:

Şu koca dünyada, yersizlik/yurtsuzluk çekiliyorsa bunun sebebi tabii ki yalancılardır. Yalancılar deyince hemen aklımıza, ağza acı biber sürdürecek türden yalan uyduranlar geliyor. Hayır. Onlar günü kurtarmak için aptalca yalanlara başvuran sıradan insanlardır. Ben hırsızların, büyük hırsızların yalanlarından bahsediyorum...
***
Bir yalanla dağı taşı patlatan, suyu-toprağı zehirleyen, yerin altını üstüne getiren... Ağacın, hayvanın, havanın, yemişin yani tabiatın kudsiyetini yok eden büyük yalancı hırsızlardan! Dillerinde; hırsızlıklarını ve yalancılıklarını örtecek mukaddes dava teranesi... Paraya, mülke, makama dönüşen kutlu dava ezgisi...
***
Büyük bir hızla yersizleşip yurtsuzlaşıyoruz. Önce zihinlerdeki yer/yurt duygusu yok edildi. O yok edilince fizikî yerin/yurdun yok edilmesi hiç de zor olmuyor. Çünkü zihinde silikleşen şey, bir müddet sonra gözde de perdeleniyor. İlerleme, enerji ihtiyacı, ihracat, bağımlılıktan kurtuluş, refah toplumu, zenginleşme, atıl olanı canlandırma, işsizliğin azaltılması yani bölgesel istihdam... Bilim, yalan söylemenin bilimsel gerekçelendirmesini istatistik araçlarıyla ustaca yapıyor...
***
Sömürgecilik, işleri kolaylaştıracak bir motivasyon arar. Bunun için nalına da mıhına da vuracak retoriği güçlü yerli/milli ortaklar bulur. Nasıl fark edilir? Sohbetlerde, kevnî ayetlerin önemi vurgulanarak taklitte kalmayıp tahkike erişmenin lüzumu üzerinde duran muhafazakar bir kitle, gözünün önünde gerçekleşen yıkımdan hiç rahatsızlık duymuyorsa ortaklık çoktan kurulmuştur...
***
Hem kevnî/kozmolojik diyerek çiçeği, böceği, arıyı yani tabiatı, okunması zorunlu bir âyet kabul etmek; hem de işaretleri tanınmaz hâle sokup insanlığın yol gösterici taşlarını kanırta kanırta sökenleri görmezden gelmek... İşte çelişkinin kuyruklu yalanı burada sergilenir.
***
Zaman zaman bireysel eylemlerle meydanlarda Kutsal Kitap yakan Avrupa'daki ırkçı, din karşıtlarına çok öfkeleniyoruz değil mi? Oysa bu saçma eylemleriyle ayetleri yok edemeyeceklerini biliyoruz onların. Miyarlarca Kitab'ı kim, hangi ateşe atacak? Hafızalara nakşedilmiş ayetler, bu şovlarlarla mı kazınacak?
***
Halbuki her biri muhkem bir ayet olan dağ, taş, dere; bugün yerli ve yabancı şirketlerin kâr/kazanç kapısı olarak iştah kabartıyor; geri dönüşü mümkün olmayacak şekilde yeryüzünden kazınmak isteniyor. Anahtarını bir türlü bulamadığımız çocukluk oyunumuzdaki kilitli kapının açılması, demek buna işaretmiş:
Açıl susam açıl!
Açılmam!
Yandı, bitti, kül oldu...
***
"Bu dünyada yerim yokmuş / Keşke bir yalan olsaydım" demiş şair. Yani şairimiz; dağda kar olamamış, âsi bir rüzgâr olamamış, sahipsiz bir mezar da olamamış... O da şu yaşam macerasına hiç bulaşmamış biri olmayı temenni etmiş. Burada gerçekleşmeyen bir şey olmayı... Bu dünyada yeri yok! Bari yalan olsa... Bu; halkın yalanı değil, sermayenin yalanı değil. Şairin sığındığı son sığınak olarak bir varoluş yalanı. Parsel parsel parçalanmış bir dünyada yerini bulamayınca bütünde kalma arzusu... Hiç...
***
Şimdi Serbestiyet gazetesinden bir alıntı yapalım: "The Guardian’ın haberine göre, Batı Şeria’nın Beytüllahim güneyindeki el-Hadır kasabasında yaşayan Muhammed el-Sbeih ailesine ait tarım arazisi, bugün İsrail yerleşimi Neve Daniel içinde “tatil evi” olarak Booking.com’da kiraya veriliyor. İlanda ev için “bahçe ve terasta manzaranın tadını çıkarabileceğiniz”, “piknik alanı bulunan” ve “açık hava buluşmaları için ideal” ifadeleri kullanılıyor. Ancak ailenin anlattığına göre bu arazi, üç kuşak boyunca buğday ve arpa ektikleri beş hektarlık aile toprağıydı. Muhammed el-Sbeih’in ailesinin arazisi 1982’de “güvenlik gerekçesiyle” kamulaştırıldı. Aile, İsrail mahkemelerine tapular ve tarım uzmanı raporları sunmasına rağmen davaları kaybetti."
***
Yukarıdaki haberle Karadeniz'de, Ege'de ve birçok bölgemizde, maden sahası ilan edilen mirasımızı beraber düşünmeye başlayalım. Farklı ülkelerin farklı problemleriyle karşı karşıya değiliz. Bunlar arasında, arka masada güçlü bir ortaklık kurulduğunu sezmemiz gerekiyor. Çünkü yaşanan soykırımda, bu enerji şirketlerinin nasıl bir politika izlediğini hepimiz gördük. Hesap basit. Topraklar, şu ya da bu sebeple sahiplerinin (milletin) elinden gayrimeşru bir şekilde hızlıca çıkıyor. Geriye kalan kârın manzarası ise birbirine benziyor.
***
Sonuçta şartlar öyle bir hal aldı ki Mevlam: "Dağlar ile taşlar ile çağıramayız artık seni". Bu dünyada yerimiz yok! Keşke bir yalan olsak...

#mustafa-ozbilge #tabiat #cevre #somurgecilik #yalan #yurtsuzluk #ekoloji

Yorumunuzu Ekleyin

Adı-Soyad
E-Posta
Yorum
İşlemin Sonucu
  • Yorumlar T.C. Yasalarına aykırı olamaz.
  • Hakaret içeren yorumlar, yayınlanmasa bile yasal mercilere iletilebilir
  • KVKK Kapsamında, bilgileriniz, yasal merciler hariç kimseyle paylaşılmaz.
  • Formda doldurduğunuz bilgiler ve IP adresiniz sisteme kaydedilir.
  • Yorumunuz onaylanıp yayınlandığında, sadece yorum, isim ve yorum tarih saati gösterilir.

GENEL BİLGİLER

Taraklı

Taraklı

Taraklı Nerede, Taraklı'nın tarihi ve coğrafi özellikleri
Taraklı Otobüs Saatleri

Taraklı Otobüs Saatleri

Ağustos 2023 Güncel Taraklı - Sakarya Otobüs Kalkış Saatleri, Taraklı Otobüs Saatler 2021, Taraklı Otobüs Tarifesi, Taraklı Sakarya ilk otobüs ne zaman? Taraklı - Sakarya Son Otobüs Ne zaman? Sakarya Taraklı İlk Otobüs Ne Zaman, Sakarya Taraklı Otobüs Saatleri, Taraklı Koop Otobüs Saatleri
Taraklı'da Gezilecek Yerler

Taraklı'da Gezilecek Yerler

Taraklı'ya geldiğinizde gezilecek yerler neresidir? Taraklı'nın en popüler gezilecek yerleri yazımızda.
Taraklı Termal Turizmi

Taraklı Termal Turizmi

Taraklı'da termal turizmi, Türkiye'deki belli başlı noktalardan biri haline gelmiştir.