BİR DINGILDAK MASA VE BİR İLÇENİN HİKAYESİ (TARAKLI)
Taraklı’ya karşı bende ayrı bir sempati vardır,
Belki bunun sebebi, köylerinin isimlerinde,
İnsanlarının konuşmalarında,
Hayatı yaşayış biçimlerinde ,
Kendi memleketim Karabük’ten bir şeyler bulmamdır.
Taraklı,
Yalazasıyla, kendine özgü insanlarıyla,
Eski evleriyle ve hâlâ kaybolmamış mahalle kültürüyle ,
Sakarya’nın başka hiçbir yerine tam olarak benzemeyen bir ilçedir.
Fakat ne yazık ki bölgenin nimetlerinden,
Potansiyelinden ve sahip olduğu değerlerden ,
Yeterince nasiplenebildiğini söylemek kolay değildir.
Oysa Taraklı’nın en büyük zenginliği ,
Belki de taşı, toprağı, evi, sokağı değil; insanıdır.
Benim Taraklı’da tanıdığım bu insanlardan biri de İzzettin Kömürcü’dür.
İzzettin Bey esnaftır.
Fakat onu yalnızca dükkânında mal alıp satan bir esnaf olarak görmek ,
Büyük haksızlık olur. Onun asıl farkı sosyal yönündedir.
Taraklı Ajans’ta yazıları yayımlanır.
Sakarya’daki yerel basında da köşe yazıları vardır.
Taraklı’yı anlatır, Taraklı’yı yaşatır, Taraklı’yı gündemde tutar.
Ama bütün bunlardan daha önemli bir şeyi vardır İzzettin Bey’in:
Dıngıldak Masası…
Dükkânının önünde duran,
Muhtemelen ayaklarından biri hafif aksadığı için ,
Sağlam ve dengeli durmayan eski bir ahşap masa…
Bir başkası olsa belki o masayı çoktan gözden çıkarır, yenisini koyardı.
İzzettin Bey ise ona bir isim vermiş:
Dıngıldak Masa.
Ve o masa artık sıradan bir masa olmaktan çıkmış.
Taraklı’ya gelen misafirler orada ağırlanıyor.
Çaylar orada içiliyor. Sohbetler orada koyulaşıyor.
Fotoğraflar orada çekiliyor.
Sonra o fotoğraflar sosyal medyada paylaşılıyor ve
Taraklı’nın adı bir kez daha başka şehirlerde,
Başka insanların telefonlarında, bilgisayarlarında dolaşıma giriyor.
Daha da önemlisi,
Taraklı’ya gelen tanınmış insanlar da Dıngıldak Masa’nın misafiri oluyor.
O masada çay içiyor, İzzettin Bey’le sohbet ediyor, fotoğraf çektiriyorlar.
Bir düşünün…
Belki belediyelerin tanıtım bütçeleriyle hazırlanan,
Büyük organizasyonların birçoğunun ulaşamadığı insanlara,
Bir dükkânın önündeki eski bir ahşap masa ulaşıyor.
Belki profesyonel tanıtım kampanyalarının anlatamadığı Taraklı’yı,
O masa anlatıyor.
Çünkü turizm bazen büyük binalarla, ışıklı tabelalarla, pahalı projelerle değil;
Samimiyetle büyüyor.
İzzettin Kömürcü’nün yaptığı da biraz bu.
Taraklı’nın misafirini kendi misafiri gibi karşılamak…
Onu bir çayla, bir sohbetle, bir fotoğrafla ilçenin hikâyesine dâhil etmek…
Taraklı’da İzzettin Bey’i tanımayan yok denecek kadar azdır.
Fakat galiba artık mesele Taraklı ile sınırlı kalmayacak.
Bugün Dıngıldak Masa’da oturanların fotoğrafları,
Yarın daha geniş çevrelere ulaşacak.
İzzettin Bey’in adı Taraklı’nın adıyla birlikte anılacak.
Eminim, bir gün Türkiye’nin farklı şehirlerinden insanlar
Taraklı’ya geldiklerinde, “Dıngıldak Masa nerede?” diye soracak.
İşte o zaman anlayacağız ki bir ilçenin tanıtımı için,
Bazen bir insan yeter.
Bazen bir çay yeter.
Bazen de…Dört ayağı aynı hizaya gelmeyen eski bir masa.
Bir Dıngıldak Masa, birçok insanın yapamadığını yapar.
Bundan sonra, Taraklı'da,eminim ki,
(Dıngıldak Masa'ya gider) tabelaları olmalı.
Hatta o sokağa,
(Dıngıldak Masa sokağı) adı verilmeli dersek,
Kimileri haddi aşma diyebilir.
Ama Dıngıldak Masa Taraklı için 7/24 görevde dersek,
Bundan rahatsız olacak,
Ses çıkaracak kimse olmayacağından eminim.
#tarakli-dingildak #masa #bostanci