Fidel Castro'dan ve Che Guevara'dan Korkan Domuzlar
Şimdi gelinen noktada, hatırlamamız gereken çok şey var. Mesela: yerlilerin, Kuzey Amerika'nın yaban elmalarını ıslah edememelerinin bedelini ödemesi gerektiğinde, kafalarında binlerce tüfeğin patlaması... Müthiş bir tarım ürünü olabilecek yaban elmasını evcilleştirmeyip âtıl bırakırsan sana o toplayıcılığın/avcılığın bedelini fena ödetirler. Dolayısıyla bugün çıkarmak için petrol, değerli maden her ne rezervin varsa hemen Amerika Birleşik Devletleri için çıkarmalısın! Yoksa...
***
Rakamlar bir şey söyler. 1519'da 28 milyon Kızılderili yaşıyorken 1605'te Amerika'da bunların 1 miyonu zor bela hayatta kalmıştır. Bilgi, güçtür. Bunları bilmek yaygın değil tabii o zamanlar. Amerikan İç Savaşı'na kadar zencilere okuma-yazma öğretilmesi de yasaklardan sadece biridir.
***
American way of life... Onların hayat tarzında küstahlık, şımarıklık, pervasızlık yaşamın doğal bir üslubu olarak okunur. Yadsıma! Zenginlik ve güç... sonradan görmenin cüretkarlığı... Öyleyse gelsin reklamlar: Everything goes better with Coke, alayına gider, aç bir kola...
***
Kimse ona tarihsiz, derinliksiz demesin. Komünizmi yıkan kuvvetin, tarihi yeniden yazdığına kim itiraz edebilir? Dünya, onun küresel çekim alanı içinde yüzüyor. Kanunların Ruhu böyle diyor: "Gökyüzü yeryüzünden ne kadar uzaksa gerçek eşitlik ruhu da aşırı eşitlik ruhundan o kadar uzaktır."
***
Evet, filozof bizim ayaklarımızı bu veciz ifadesiyle yere bastırıyor. Öyleyse hatırlayalım: "Bütün hayvanlar eşittir; ama domuzlar daha eşittir." Geçen gün Sinoplu bir köylü, karlı bir arazide eliyle tutmuş domuzu. Sigarasını da düşürmemiş ağzından. Korkulur Türk köylüsünden. Domuzlar hep korksun.
***
Fidel Castro'dan da Che Guevara'dan da korkarmış domuzlar. 1961'de, Domuzlar Körfezi'nde ne kadar satılmış varsa hepsini toplamıştı onlara karşı Başkan Kennedy. Amerika'nın başarısızlığının sebebi Küba'daki devrimciler miydi, yoksa Başkan'ın kafası Marilyn Monroe'ya mı takılmıştı? Sonunu getirdiler adamcağızın. Kim? CIA mi?
***
Her yerden pedofili çıkarabilirsiniz. Yeter ki millet olma vasfını kaybedin. Divan edebiyatından, Karac'oğlan'ın şiirlerinden, Harput türkülerinden... Ama aklınıza gelmez Amerika'da her işin ticaretinin câri olduğu. Hesaplanıp yerlerinin saptanması çok güç olan güdümlü füzelerle yüklü nükleer denizaltıları Sovyetlere karşı caydırıcı güç olarak kullanmıyor artık Big Brother. Ama Siyonizm, tehditleriyle tüm dünyayı başka tür silahlarla korkutuyor. Hırçın Başkan Trump dahil.
***
Hep bir ağızdan: Diktatör bozuntusu, baskıcı, beceriksiz, halkını fakir bıraktı, muhalefete nefes aldırmadı, seçimde hile yaptı, uyuşturucu karteliydi, otobüs şoförüydü diyerek eşkiya gibi adam kaldırılmasını tebrik edenler, Saddam ve Kaddafi için de aynı tavrı takınmışlardı. Şaşmamak lazım. Millet olma vasfı git gide silikleşen bir toplumla beraber yaşıyoruz artık. Ve tabii dostumun düşmanı, dostumdur diyen bir siyaset yelpazesiyle...
***
Hâlimiz Âkif'in 1913 Balkan Harbi döneminde söylediği şu mısralara benzer:
Bir hakikattır bu, şaşmaz, bildiğin üsluba sok/
Hâlimiz merkeple kurdun aynı, asla farkı yok/
Burnumuzdan tuttu düşman, biz boğaz kaydındayız/
Bir bakın: hâlâ mı hâlâ ihtiras ardındayız.
