Makam-ı Hüzzam
Bize bir “nihavent mucize” gerekti, belki yarasırdı da, vurabilseydik sazlara üzerinde zamanın ... Yasanmıslıgına ya da zamansızlıgına degil de, yenilmisligine yanıyorum bir garip makam-ı hüzzamın...
Buldugum gün kaybetmisim seni...
Yasanmıslıgına ya da zamansızlıgına degil de,
yenilmisligine yanıyorum hüzzamın...
Son güftesiydik derdin oysa...
Her söyleyiste,
yeniden baslardık hani zamana...
Buldugum gün kaybetmisim seni,
kanılmaz artık böyle bir hüzzama....
Ilmik ilmik sevi ekledigimizi
sanırken bir besteye daha...
Sen kuyruklarına tenekeler baglayıp
kediler kosturmussun sa'ki notalarda....
Sardunyalarımıza bile acımamıs
yalan gözyasları dökmüssün yapraklarına...
Ben anılara dalarken ardınsıra...
Onlar halen yalancı gözyaslarının saldıgı
o garip hüzzam sarkıda...
Salınmalarını rüzgardan mı, sanıyorsun
heyet_i bahçenin
ve vurulmalarını makamın es noktasından...
Onca dayanılmıslık gaflete,
yanılmıslık iste,
sancısı yitirilmis bir zamanın...
Ve ardından isyan bu son güfte,
yalana gaflolmus eski bir lisanın...
Son güftesiydik derdin oysa...
Her deyis gebeydi aska,
yine, yeniden baslardık hani zamana...
Buldugum gün kaybetmisim seni,
kanılmaz artık böyle bir hüzzama....
Daha ilk bestede yitirmisim meger seni...
Yasanmıslıgına ya da zamansızlıgına degil de,
kanılmıslıgına ask'ı muazzamın
ve
yenilmisligine yanıyorum makam-ı hüzzamın...
Emel ÇETIN

