Bir MHP klasiği..
Eğri oturalım, doğru konuşalım..
Eskiden MHP denince, kavga, gürültü, mafya, gayri meşru işler akla gelirdi.
Devlet Bahçeli, bu kötü imajı büyük oranda değiştirdi. MHP’yi ülke menfaatleri doğrultusunda gerçekçi politikalar üreten bir çizgiye oturttu.
Parti dışında kalan radikal kesimler bildiğini okusa da, MHP ılımlı politikalarından taviz vermeden yoluna devam etti.
Örneğin MHP, Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı seçilmesinde AK Parti’ye destek vererek halkın gözünde bir kat daha büyüdü.
MHP eski kavgacı üslubundan kurtuldu, güzel bir açılım sağladı derken, yine olanlar oldu.
TBMM’de hakaretler, küfürler, yumruklar havada uçuştu.
Kavganın galibi kim, kim kimi dövdü henüz belli değil.
Belli olan bir şey var ki; oda halkın bu tür olaylara prim vermediğidir.
Peki bu kavganın sebebi kim? Nedir paylaşılamayan?
Kavganın kahramanı sağlık eski bakanı MHP Milletvekili Osman Durmuş. Ne demiş bu zatı muhterem; Başbakanın eşinin GATA’ya başörtüsü ile girememesini eleştirmiş. Yanlış anlamayın, GATA'yı eleştirmemiş. Ya kimi? Mağdur olan Emine Erdoğan'ın şahsında Başbakan Tayyip Erdoğan'ı.
Durmuş, bununla da yetinmedi.. AK Partili bazı bayan milletvekillerinin başörtülerini Meclise girerken çıkarmalarını eleştirdi. Sayın Durmuş, MHP eski milletvekili Nesrin hanımın başını açarak meclise geldiğini unutmuş anlaşılan.
Gaf üstüne gaf..
Hızını alamayan Durmuş, Başbakan Erdoğan’a “ikinci Peygamber” yakıştırmasında bulundu. Aklı sıra Başbakanla dalga geçti. AK Partili eski il başkanının iki sene önce Tayyip Erdoğan’a “Peygamber gibi adam” demesini meclise taşıyan Osman Durmuş, bana göre büyük bir gafa imza atmıştır.
Eskiden söylenmiş, gündeme hiç gelmemiş bir sözü, iki sene sonra Meclise taşıması etik açıdan ne kadar doğrudur?
Milli ve manevi değerlere bağlı olduğunu bildiğimiz MHP’nin, GATA'da uygulanan bu çağ dışı yasağa karşı çıkmasını beklerken, tam tersini yapması muhafazakar kesimi derinden yaralamıştır.
İşte size çarpıcı bir örnek..
Tarih 1999.. Seçimler yapılmış, MHP Meclise girmiş.. Rahşan Ecevit'ten şok açıklama: "katiller mecliste".. Peki, Rahşan hanımın bu kavgada bile söylenmeyecek lafı karşısında MHP'liler ne yaptı? Özür bile dilenmediği halde, DSP ile koalisyon kurdu. Kurdu da ne oldu? Solcu bir Cumhurbaşkanı seçildi, memleket uçurumun kenarından döndü.
Şimdi.. Size katil diyenlerde aynı safta olacaksınız, meclise kurt gibi girip, sonradan kuzuya bürüneceksiniz, bugün AK Parti'ye gelince en ufak bir şeyde ortalığı ayağa kaldıracaksınız..
Kusura bakmayın ama bunu kimse yemez..
Bugün anket yapılsa, sırf bu olay nedeniyle MHP'nin oyu yüzde 3-4 iner.
MHP resmen bindiği ağacı kesiyor, hatta harakiri yapıyor.
Ya milletvekillerine ne demeli..
Televiyonlardan hepimiz izledik.. 5 yıl boyunca ortalıkta gözükmeyen vekillerimiz cengaver gibi ortaya atıldılar.
Maksatları, seçime az bir süre kala genel başkanlarının gözüne girerek, milletvekilliklerini garanti altına almak.
Böylesi davranışlar MHP'lilere bir şey kazandırmaz, aksine çok şey kaybettirir.
AK Partililerde tahriklere kapılmamalıdır. Sokak kabadayıları gibi yumruk yumruğa kavga etmeleri onlarada bir şey kazandırmaz.
Sözün özü: Millet her yaptığınızı görüyor ve ona göre puan veriyor. Ve bu millet sizden kavga değil, hizmet bekliyor.

