Taraklıspor'da Olanlar Ne?
“Açtırma kutuyu,söyletme kötüyü” diye bir söz vardır hani;biz bu kutuya üç kilit vurmuşuz ahlakı zedelememe adına…Kişilik kilidi,fitne kilidi ve ahlak kilidi. İnsana olan saygımız, yanlış da yapsa ifşa etmeme, dedikodusunu yapmama ,toplumda fitneye sebep olacak söz ve davranışlarda bulunmamayı da toplumsal ahlak gereği saymışız.
Toplumun birlik,beraberlik ve kardeşliğini inancımızın tavizsiz gereği ve huzurlu toplum için sosyal zorunluluk görmüşüz.”Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır” Peygamber öğretisinin yanında, Sadii Şirazi’nin ”İyiliğe sebep olan yalan,fitneye sebep olan doğrudan iyidir” sözünün inceliğini,Bediuzzaman’ın “Söylediğin hak olsun,hakkı her zaman söyleme” ikazını da harmanlayarak , ne için,nerede,ne zaman ve nasıl konuşulacağını,tepki konulacağını anlamaya çalıştık.Ve Mevlana’nın “Kör cehalet çirkefleştirir insanları.Suskunluğum asaletimdendir,Her lafa verecek cevabım var ama , Bir lafa bakarım laf mı diye,Bir de söyleyene bakarım adam mı diye.” Düsturunca asaleti öğrenmeye ve öyle kalmaya çalıştık.Lakin bu suskunluğumuzdan cesaret bulanlar,sabır ve hoşgörümüzü suçluluk sayanlar ,güzel ve küçük beldemizde büyük fitneleri ateşlemeye çalışıyorsa burada susmanın bizi asalet sahibi değil, dilsiz şeytan yapacağı inancıyla bazı doğruları sorgulama zorunlu olmuştur.
Hayatında topa ayak vurmamış biri olarak ,bu yönetimden evvel iki yıl Taraklısporun asbaşkanlığını yaptım.Maksadımız ekip olarak ,Taraklı gencine futbolla başlayan ve sporun, sağlayabildiğimiz her çeşidiyle devam eden,birlik ve beraberliği sağlayacak bir zemin hazırlamaktı. Ne yazık ki bu birlikteliği siyasi güç olarak yorumlayanların sabote etmesiyle istenilen yere gelinemedi ama Taraklıspor imkan ve teçhizat olarak en iyi dönemini yaşadı.Maddi ,manevi desteğimizin her zaman var olacağı teminatıyla yönetimden ayrıldım.O günden bu güne Taraklı sporda bütün oluşumları,olayları takip etmekte ,hariçten gazel okuyan değil her olayın bilgi ve belgelerine sahip biri olarak ayrılırken verdiğim sözün arkasında oldum.Uygulamalardaki yanlışlıkları zamana bırakarak sadece seyrettik.Ama yönetimin içinde çıkan ihtilaf ve sorunlara sebep olanların medyayı da kullanarak, mağdur ve masum havalarıyla ve olayları, siyasi baskıyı da alet ederek kamuoyu oluşturma ve toplumun ayrışmasına zemin hazırlayacak fitne haline getirmesine de seyirci kalmak ,hak hukuk adına ,Taraklının huzuru adına korkaklıktır, zillettir...
Yukarıda da söylediğim gibi kırılan kol yen içinde kalsın diyerek, sürdürülen sessizlik,istifa edenleri cesaretlendirmiş,sözde haksızlığa uğramış ve mağdur rolü ile büyük bir haksızlık yaparak yönetimden istifa etmeyen çoğunluğu adeta hain,bozguncu gibi lanse ederek istifa senaryosu ile yönetim zafiyeti göstermişlerdir.
Takip edenler bilir,ligin başlamasından bir ay evvel,yönetimin yazarı köşe yazısında,” En başta söylediğim gibi şahsımında görev aldığı Taraklıspor’un mevcut yönetimi bu kulübün işçisidir. Yani hiçbir yönetim kurulu üyesinin elini cebine atma imkanı yoktur.Ya olağanüstü kongre ile yönetimi bırakacaktır, yada hastayı yatağında kaderi ile baş başa bırakacaktır” diyerek ekonomik zorluğu mazeret göstermiştir.
Soruyorum:
1-Yönetimin görevi kucağına verilen parayı harcamak mıdır,yoksa kaynak bularak sıkıntıları aşmak mıdır ? Sonra ekonomik kaynağı kimler bulmuştur? Elcevap:istifa etmeyen yönetimin yedek üyeleri…
2-Yönetim başkanı zaman zaman iç çekişmelerin olduğunu bu nedenle istifalar yaşanacağını söylemiş,ama iç çekişmelerin nedeni hiçbir zaman kamuoyuna açıklanmamıştır.Taraklısporda kaos gibi haberlerin içeriği açıklanmadan,yönetimin içinde olmasına rağmen dışındaymış gibi haber yapılmasının amacı nedir?Ancak yakından takip edenler ve olayın içindekiler bilgi sahibi olabilmiştir.Neden açıklanmamış ve üyelerle paylaşılarak ortak karar alınmamıştır?
3-Başından beri kavgalı bir ortam sergilenmiş,asil yönetim kurulu çoğunluğun ve oyuncuların arzu ve isteklerini hiçe sayarak devamlı ben bilirim edasıyla bildiğini okumuş gerginlik ve hoşnutsuzluğun sebebi olmuştur.Neden?
4-Amatör bir kulüp olan Taraklıspor,öncelikle kendi çocuklarımızın önünü açmak,onlara yardımcı olmak için varken, belki yeri doldurulamayan bir iki futbolcu transferi olabilecekken neden dışarıdan dokuz oyuncu transferi yapılmıştır ?
5-Tamamen kendi fedakarlıklarıyla birinci amatör kümeye çıkmış gençlerimizi,gücendirerek maçlarda sekiz kişiye kadar dışarıdan gelen futbolcuları oynatmak nasıl bir Taraklıspor sevgisi anlayışıdır?Bir-iki oyuncu takviyesiyle tamamen bizim gençlerimizin oynadığı müsabakada netice şimdikinden daha mı kötü olacaktı?
6-Transfer edilen oyunculara paralar ödenirken,işinden gücünden fedakarlık yaparak oynayan bizim bazı ihtiyaç sahibi de olan gençlerimize hiç para ödenmiş midir?
7-Bir-iki yöneticinin ve antrenörün bildiğini okuyan karar ve davranışlarıyla oyuncular ve diğer yönetim arkadaşları küstürülerek gerginlik ve huzursuzluk meydana getirilmiş,bu hali protesto etmek için maçlara çıkmak istemeyen oyuncular “vatan hainliği” gibi ağır bir hakaretle karşılık bulmuş,bu çocuklarımız yine de bozgunculuğu önlemek için” hain” olarak lanse edilen yönetimdeki diğer kişilerce ikna edilmiştir.
8-Baştan beri antrenörden hoşnut olmayan çoğunluğun arzusu sadece futbolcuların yönetimi ve idaresi üzerinde iken, olay neden siyasi zemine çekilerek bu kapılar zorlanmaya gidilmiştir?
9-Sondan bir evvelki toplantıda bütün asil ve yedek üyelerin ve Taraklısporun oyuncularının toplanarak ortak karara göre hareket edilmesi kararı alınmışken ,istifa eden yönetim neden toplantıya gelmemiş,ertesi gün istifalarını açıklamıştır?
10-İstifaları haber olarak düzenleyen kişi, gerçekten kişilerin hepsinin olurunu almış mıdır?Yoksa peş peşe istifa furyası görüntüsü vermeye çalışılarak olay daha sansasyonel hale mi getirilmek istenmiştir?İstifa haberinden çok sonra haberi olan bazı sözde istifa etmiş arkadaşların kendi resimli istifa haberinin yapılmasına tepkisi olmuş mudur?Bazı istifa haberi yapılan kardeşlerimiz yeni yönetimde de görev almıştır…Bu tür haberlerin üretilmesinin maksadı nedir?
11-İstifalar sadece haber olarak abartılmış fakat nedense istifalarının hiçbir gerekçesi söylenmemiştir.Oysa istifa haberi değil gerekçesi daha önemli değil midir?
12-Yönetimden istifa ettiğini söyleyenler neden Taraklıspor üyeliğinden de istifa etmiştir? Taraklı ve Taraklıspor hizmeti ve sevgisi bu mudur? Yoksa terk edilen ve kaçılan bu görevi süründüğü yerden kaldıranların davranışı mıdır?
Taraklıspor Taraklınındır.Hiç kimsenin Taraklısporu siyasallaştırma hakkı olamaz.Şayet böyle bir oluşumdan endişe duyan ve Taraklısporu siyasi bir güç gibi algılayan varsa ,bu kardeşlerimizi Taraklıspor üyeliğine ve yönetimine davet ediyoruz.Futbola ilgi duymasa da(ki ben de bunlardan biriyim) amatör olan bu kulüpte ,görüşü ne olursa olsun;(günü geldiğinde herkes siyasi iradesini kullanır) Taraklı gençliğinin birlik ve beraberliğidir önemli olan.
Şahısları hedef almadan özetle anlatmaya çalıştığım olaylara ait bütün detaylar,bilgi , belge ve kişilerle şahitlendirilebilecek olmasına rağmen maksadımız kişilerle uğraşmak,suçlamak veya dedikodu değil ,yukarıda ifade ettiğim gibi özellikle Taraklının birlik beraberlik ve huzurudur.
Herkesin kendi hatasını gönlünde kabul ederek susup oturması,kendini temize çıkarmak için ve şahsi ihtirasları adına başkalarını karalayarak ve gerçekleri çarpıtarak kavga ve husumeti körükleyip kendine kamuoyu oluşturmaya kalkması,geri dönülmesi zor kayıp ve zararları doğuracaktır; hem kişiler hem Taraklı adına…Gerekmedikçe daha ileriye gitmeden (ki bu yolun sonu hukuk sahnesine çıkar) birlik ve beraberliği bozmamaktır doğru olan.
Birlik ve beraberlik içinde ,huzurlu günler temennisiyle hoşça kalınız.
Yeni yılın bütün okuyucularımızın ,Taraklımızın ve ülkemizin hayrına vesile olmasını temenni eder,esenlikler dilerim.

