Mümkünlü’de Her şey Mümkün…
İzzettin KÖMÜRCÜ’nün kaleminden
Kalabalığın, gürültünün ve bitmek bilmeyen koşuşturmanın içinden çıkıp, insanın kendini yeniden duyabildiği bir yere gitme isteği… Kimi için sadece bir hayal, kimi için ise cesur bir tercih.
52 yaşındaki Erdinç Tonya için bu bir hayal olarak kalmadı. Hayatının büyük bir bölümünü Türkiye’nin farklı şehirlerinde, otellerde pastane şefi olarak geçiren Tonya, yıllar sonra rotasını sakinliğin ve huzurun adresi olan Taraklı’ya çevirdi.
Aslen Trabzon İli Tonya ilçesinden olan ve Sakarya’da büyüyen Tonya, aslında uzun süre Taraklı’yı hiç tanımıyordu. Ancak buraya ilk adım attığında karşılaştığı doğa, dinginlik ve samimiyet, onun hayatında yeni bir sayfa açtı. Çiftlik kurma hayaliyle çıktığı yolda, bugün “Mümkünlü Cafe”nin işletmecisi olarak misafirlerine sadece lezzet değil, aynı zamanda bir hikâye sunuyor.
Biz de bu hikâyenin izini sürmek için kendisiyle keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.
“Sizi Taraklı’ya getiren ne oldu? Sakin bir hayat seçmenizin sebebi nedir?”
“Beni Taraklı’ya getiren şey aslında şehir hayatının yoğunluğu ve karmaşasından uzaklaşma isteğiydi. Büyük şehirlerde sürekli bir koşuşturma, gürültü ve stres hâkim. Bir noktadan sonra daha sade, daha huzurlu bir yaşamın benim için daha değerli olduğunu fark ettim.
Sakin bir hayatı seçmemin temel sebebi ise doğayla daha iç içe olmak ve zamanı daha anlamlı yaşayabilmek. Taraklı’nın tarihi dokusu, yavaş akan günlük yaşamı ve insanlarının samimiyeti bana aradığım dinginliği sundu. Burada hayat daha az tüketim, daha çok farkındalık üzerine kurulu.
Kısacası bu bir kaçıştan ziyade bir tercih oldu: Daha az karmaşa, daha çok huzur.”
“Mümkünlü Cafe” fikri nasıl doğdu? İsmin anlamı nedir?
“Mümkünlü Cafe fikri, Taraklı’nın daha önce bir reklam filminde ‘Mümkünlü Kasabası’ olarak anılmasından ilham alınarak doğdu. Bu reklam filmini televizyonda izlediğimizde, ismi çok etkileyici ve anlamlı bulduk.
Buradan yola çıkarak kafemizde de bu fikri yaşatmak istedik. Müşterilerimizin siparişlerini tamamen kendi isteklerine göre hazırlıyor, ne tercih ederlerse o şekilde sunuyoruz. Yani bizde ‘mümkün’ olan her şey, misafirlerimizin taleplerine göre şekilleniyor.”
“Mümkünlü Cafe”yi diğer kafelerden ayıran özellik nedir?
“‘Mümkünlü Cafe’yi diğer kafelerden ayıran en önemli özelliklerin başında, ürünlerin müşterilere sunum şekli geliyor. Sunumda estetik ve özen ön planda tutuluyor. Bunun yanı sıra, dünya çapında farklı pasta çeşitlerinin bulunması da menüyü özel kılıyor.Ayrıca menüde öne çıkan Medrese Şerbeti, karadut özü ve farklı meyve içecekleri gibi özgün lezzetler bulunuyor. Nargile çeşitleri de sunularak geniş bir deneyim yelpazesi oluşturuluyor.Kafenin ambiyansı da misafirlerin kendini rahat ve özel hissetmesini sağlayacak şekilde tasarladık. Müşteri memnuniyeti oldukça yüksek ve bunu en güzel gösteren detaylardan biri de ‘Anı Kartı’ uygulaması.”
“ Evet İşletmenizde duvarlarda ‘Anı kartları’ görüyorum. Bu fikir nasıl ortaya çıktı? Müşterileriniz bu kartlara neler yazıyor? Bu kartlar sizin için ne ifade ediyor ve işletmenize nasıl bir katkı sağlıyor?”
“Müşterilerimiz anı kartlarında genellikle memnuniyetlerini ve deneyimlerini ifade ediyorlar. Ben de bu kartlarda yazılanları dikkate alarak işletmemde gerekli düzenlemeleri yapıyorum. Bu durum işletmemiz için oldukça faydalı oluyor. Daha önce de belirttiğim gibi, sayılı otellerde çalıştım ve bu uygulamayı buraya taşıdım. Müşterilerimiz de bu fikre ilgi gösteriyor. Şu ana kadar yüzlerce müşterimizin yazdığı anı kartı birikti.Türkiye’nin dört bir yanından ve yurt dışından gelen ziyaretçiler bu kartları doldurarak deneyimlerini bırakıyor; yüzlerce anı birikmiş durumda”
“Mümkünlü Cafe’de özellikle önerdiğiniz lezzet hangisidir?”
“Tek bir lezzeti öne çıkarmaktan ziyade, klasik ve sevilen tatlar ön planda. Keşkek, mantı,yaprak sarma ve gözleme gibi geleneksel lezzetler oldukça tercih ediliyor. Bunun yanında ‘Mümkünlü Tost’ ve ‘Mümkünlü Köfte’ de kafenin öne çıkan özel seçenekleri arasında yer alıyor.
Aslında buradaki anlayış çok net: Müşteri ne isterse mümkün. Yani misafirlerin damak zevkine göre şekillenen, esnek ve samimi bir mutfak deneyimi sunuluyor.”
“Yaşam tarzınız nasıl? Hobileriniz nedir?”
“Hayvanları çok seviyorum; onlarla vakit geçirmek bana huzur veriyor. Müziğe de büyük bir ilgim var, boş zamanlarımda amatör olarak piyano çalıyorum.”
“Burada gününüz nasıl geçiyor?”
“Sabah iş yerime gelerek güne başlıyorum ve öncelikle eksikleri tamamlıyorum. Öğleden sonra ise yoğunluk başlıyor ve bu hareketlilik gece geç saatlere kadar devam ediyor. Ayrıca müşterilerimizin doldurduğu ‘anı kartları’ var; her gün onları düzenlemekle de ilgileniyorum.”
Bugün Taraklı’nın sakin sokaklarında bir kahve molası veren her ziyaretçi, aslında sadece bir kafeye değil; bir tercihin, bir dönüşümün ve sade bir yaşam arayışının hikâyesine de tanıklık ediyor.
Erdinç Tonya’nın yolculuğu, şehir hayatının karmaşasından uzaklaşmanın bir kaçış değil, bilinçli bir yön değişikliği olabileceğini gösteriyor. Duvarları süsleyen yüzlerce anı kartı ise bu hikâyenin sessiz tanıkları… Her biri, burada kurulan bağların, paylaşılan anların ve hissedilen huzurun küçük ama anlamlı birer yansıması.
Belki de bu yüzden “Mümkünlü” sadece bir isim değil; aynı zamanda bir mesaj:
Diyebiliriz ki;
“Mümkünlüde Her şey Mümkün” ….
